• 1 Ekim 2026, Perşembe

İFTİRA GİZLİ İTİRAFTIR...

Kendi suçlarını, hatalarını veya eksikliklerini örtmek için başkalarına iftira atanlar, en sevimsiz, en karaktersiz ve en nefret edilesi insan tiplerindendir...

Psikolojide "yansıtma" ya da "projeksiyon" olarak isimlendirilen bu manipülatif davranışın arkasında genellikle hedef şaşırtmak, kendini aklamaya çalışmak ya da suçluluk duygusu yatar. Manipülasyon ise bir kişinin başkalarının duygu, düşünce, algı veya davranışlarını kendi çıkarları doğrultusunda, dürüst olmayan veya gizli yöntemlerle yönlendirme çabasıdır...

Eminim ki yakın çevrenizde, işyerinizde, mahallenizde, arkadaş ve akrabalarınız arasında belirttiğim tipten insanlar var mı yok mu diye çok fazla kafa yormanıza gerek kalmayacak, zira sayıları oldukça fazla...

Mesela çevrenizde, kendileri FETÖ'cü gibi davrandıkları halde size FETÖ'cü diyenler; bizzat kendileri hırsızlara yardım ve yataklık ettikleri halde sizi hırsızlıkla suçlayanlar; kendilerini haklı çıkarmak için sizi en yakın akrabalarınız veya dostlarınız üzerinden karalamaya çalışanlar ve hatta tehdit edenler; hülasa, her türlü namussuzluğu yaptıkları ve çatır çatır kul hakkı yedikleri halde suçu size atıp sindirmeye çalışanlar mutlaka çıkacaktır.

Bırakınız desinler, bırakınız yapsınlar, bırakınız sessizliğe bürünsünler; ne gam. Suizanla isabet etmektense, hüsnüzan ile yanılmak düsturunuz olsun. Ar damarı bir kez çatladığında artık utanmaktan söz etmek nafiledir.

Ne demiş şair:

Sanma ki hakkın kalır ademde,
Kâğıt da şahittir yazan kalem de.
Bırak ertelensin tüm duruşmalar,
Şaşmaz adalet ilahî âlemde...

En acısı da ne biliyor musunuz? Size türlü türlü iftiraları atanların hiç utanmadan ve üst perdeden dinden, imandan ve ahlaktan dem vurmaları...

Dinimizde yedi büyük günahtan biri sayılan ve sözlükte "yalan söylemek, uydurmak, asılsız isnatta bulunmak" şeklinde tanımlanan iftira, ahlaki bir terim olarak da "bir kimseye işlemediği bir suçu isnat etmek" demektir...

Kur’an’da "Kim bir hata yapar veya kasıtlı günah işler de onu bir suçsuzun üzerine atarsa büyük bir bühtan ve apaçık bir günah işlemiş olur" (Nisâ, 4/112) denilerek, iftiranın ne denli büyük bir günah olduğuna dikkat çekilmiştir.

Hz. Peygamber de bizleri iftira konusunda uyararak, "Bir kimse, olmayan bir şeyi herhangi birine isnat ederse, yaptığı iftiranın cezasını çekmeden Allah Teâlâ onu Cehennemden çıkarmaz” demektedir...

Sevgili Okurlarım,

İftira ile suizan arasında yakın bir ilişki vardır. Suizan, bir kişi hakkında kesin bir bilgi veya delil olmadan kötü ve olumsuz niyet beslemek ve zanda bulunmaktır ki bu durum iftiraya kapı aralar. Suizan iftiranın düşünce boyutundaki hazırlayıcısı iken, iftira suizannın dile dökülmüş ve eyleme dönüşmüş halidir. Bir başka deyişle, suizan köktür, iftira ise onun meyvesidir...

Kişiyi suizanna ve iftiraya sevk eden başlıca sebepler, mizaç ve karakter bozukluğu, ruh dünyasındaki yalnızlık, kıskançlık, güven eksikliği yahut hayat düzeninin çarpıklığıdır.

Karşısındakileri sürekli aldatan ve sıkça yalan söyleyen bir insan, herkesin sözünü şüphe ile bakar ve her işin altında hile ve art niyet arar. İftira atanlar, gerçeklerle yüzleşecek cesareti olmayan, arkadan iş çeviren ve dedikodudan beslenen korkak yapılardır. Böyleleri bir insanı doğrudan eleştirmek yerine, onun arkasından asılsız iddialar yayarak toplum nezdinde küçük düşürmeyi hedeflerler. Gel gör ki müfteriyi bekleyen akıbet itibar kaybı, mahcubiyet ve yalnızlık, ahirette de çetin bir azaptır...

Öte yandan, sürekli olarak başkalarına suç isnat eden bir insanın aslında bizzat kendisinin o suç veya günahı işliyor olması kuvvetle muhtemeldir. Bu nedenle "İftira bir nevi gizli itiraftır" denilmiştir...

Suizannın yasak oluşu ayetlerle sabit iken, iftira en büyük günahlardan biri ve kul hakkının ihlali sayılır…

Nitekim Hücurat Suresi'nin 12'nci ayetinde, "Ey iman edenler, zandan çok sakının, çünkü zanların bir kısmı günahtır" buyurulmaktadır...

Hülasa, iftira büyük günahlardan biri olup, müfteri samimi bir şekilde tövbe edip mağdur ettiği kişi ile helalleşmediği sürece ahirette kendi sevaplarını mağdura devretmek zorunda kalır...

Allah hepimizi suizandan ve iftiradan muhafaza eylesin...

Esen Kalın...

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.