Bildiğiniz üzere Türkçede "Zor ve çaresiz zamanda imdada yetişmek" anlamında kullanılan "Hızır gibi yetişmek” diye bir deyim var. Burada geçen Hızır, (Kuran'da açıkça bahsedilmese de) Türk ve İslam kültüründe önemli bir şahsiyet olarak kabul edilir ve peygamber olması muhtemel kişiler arasında sayılır. Öte yandan Hızır'ın hikmet sahibi ve ölümsüz olduğuna, çeşitli kılıklara girerek zorda kalan insanların yardımına koştuğuna da inanılır...
Hızır (ya da Hıdır) Arapça kökenli bir kelime olup, "yeşil, yeşillik" manasına gelir ve doğa, tazelik, canlılık bereket gibi kavramları çağrıştırır...
Hızır konusu hassas bir konu olup, eğer yardımın asıl sahibi unutulup kerametin Hızır'da olduğuna inanılmaya başlanırsa, maazallah insanı şirke götürür...
Şurası iyi bilinmelidir ki her türlü yardım sadece Allah'tandır. Görünmez bir varlık olan Yüce Allah kullarına yardım etmek istediğinde türlü türlü görünür vesileler halkeder ve zannımca her vesile bir hızırdır.
Örneğin;
Denizde boğulmak üzere olan birini kurtaran köpek bir hızırdır...
Uçurumdan yuvarlanmakta olan kişi uçurumun kenarındaki küçücük bir ağaç sayesinde ölümden dönüyorsa, o ağaç bir hızırdır...
Depremde yıkılan apartmanın tonlarca enkazı altında kalmaktan bir dolap sayesinde kurtulan insan için o dolap da bir hızırdır...
Peki bir insan için en büyük Hızır nedir biliyor musunuz?
İnsanın Hızırı bir diğer insandır; yani insan insanın Hızırıdır...
Oldukça derin manalar içeren bu söze göre, Allah bir insana iyilik yapmak istediğinde bir başka insanı ona vesile kılar. Yüce Allah en umulmadık anda birbirlerinin yardımına koşsunlar diye insanı gene insana emanet etmiştir. Varsın Sartre "Başkaları cehennemdir" desin; varsın Hobbes "İnsan insanın kurdudur" desin, bize göre "İnsan insanın Hızırıdır", vesselam...
Hiç şüphesiz ki kimin kime vesile olacağını da Allah karar verir...
Al-i İmran Suresinin 160'ıncı ayeti bu manaya işaret etmektedir;
“Allah dilediğine yardım eder”
Bazen farkında olmadan birinin duasına cevap oluruz, bazen de bizim imdadımıza biri yetişir. Aslında Hızır olmak da nimettir, Hızır’a rastlamak da. Yardım eden de imtihandadır, yardım edilen de. Bu nedenle hiçbir iyilik küçümsenmemeli, hiçbir karşılaşma tesadüf sayılmamalı ve ister vesile olalım ister vesile olunan, her halükarda bizi yaratan Allah'a şükretmek bir borç bilinmelidir...
"İnsan insanın hızırıdır" sözü aynı zamanda bir çağrıdır. Bu çağrıya göre, birinin sana Hızır’ olmasını beklemek yerine başkalarının Hızır’ı olmaya çalışmak gerekir. Bu hususta bize düşen şey, kimin geldiğini değil onu sana kimin gönderdiğini, kime vesile olduğuna değil seni ona vesile kılanı idrak etmektir...
Öte yandan, bazen de “İnsan insanın yarasıdır, acısıdır veya sancısıdır. Öyle ya iyilik beklediklerimizden kötülük, şefkat ve merhamet umduklarımızdan zulüm, aman dilediklerimizden ölüm geldiğine defalarca şahit olmadık mı? Yükümüzü almalarını umduklarımızın külfetlerine katlanmak zorunda kalmadık mı? O halde diyebiliriz ki aslında insan insanın nedenidir; gülümsemesine, ağlamasına, yorulmasına, dinlenmesine, sıkılmasına ve huzur bulmasına...
Son söz;
İyiliğin en güzel hali bir yaraya merhem, bir cana umut olmaktır. Hızırı beklemek yerine, Hızır olmaya hazır ol ki huzur bulasın...
Esen Kalın...


ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.