Aydın KIROBALI

BİRAZCIK OLSUN EMPATİ...

28 Temmuz 2022, Perşembe

     

Bilindiği üzere, 24 Şubat'ta Rusya'nın Ukrayna'ya girişi ile başlayan savaşın en önemli sonuçlarından biri, küresel gıda krizinin ortaya çıkması idi. Bu kriz yüzünden, tıpkı enerji alanında olduğu gibi, tahıl fiyatları hayli yükselmiş ve dünyadaki az gelişmiş ülkelerin çoğu açlık riski ile karşı karşıya kalmıştı.

İşte söz konusu krizin aşılması yolunda, geçen hafta İstanbul'da tarihi bir adım atıldı.

Karadeniz üzerinden dünya pazarlarına tahıl ve diğer gıda ürünlerinin taşınmasına ilişkin anlaşma, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Sekreteri António Guterres ve Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu'nun katılımıyla İstanbul'da imzalandı.

Tüm dünyanın heyecanla beklediği ve barışa yönelik umutları canlandırma açısından son derece önemli olan bu anlaşmanın, dünyayı saran tahıl krizi ve beraberinde gelen fiyat artışlarına çare olması beklenmekte.

Tahıl ürünlerinin Ukrayna limanlarından sevkiyatına ilişkin imzalanan anlaşmanın etkileri, imzaların atılmasının hemen sonrasında görülmeye başlandı ve dünya buğday fiyatlarında büyük düşüşler yaşandı. Bu suretle de Afrika'dan Ortadoğu'ya, Amerika'dan Asya'ya tüm dünyada milyarlarca insanı bekleyen açlık tehlikesi de şimdilik bertaraf edilmiş oldu.

Dünyaya rahat bir nefes aldıran İstanbul'daki tarihi "Tahıl Koridoru" anlaşması dış basında büyük yankı uyandırdı ve tarihi anlaşmaya ilişkin yapılan habelerde Türkiye'nin ve Tayyip Erdoğan'ın büyük diplomasi başarısına dikkat çekildi.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in, söz konusu anlaşmanın imzalanmasından sonra yaptığı konuşmadaki sözleri ise son derece dikkat çekiciydi;

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres;

"Dünyanın kıyısında olduğu önemli bir kriz Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sayesinde çözüme ulaştı. Türkiye'ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür ediyoruz" dedi.

Şimdi gelelim esas konumuza;

Buraya kadar hakkında bigi verdiğim "Tahıl Koridoru" hadisesi, son yıllarda Türkiye'nin dış politikada göstermiş olduğu başarılı diplomasi örneklerinden sadece birisidir.

Hiç şüphesiz ki ülkemiz adına gurur verici hadiselerin pek çoğundaki aslan payı Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a aittir. Her ne kadar bazıları görmek istemese de, Devletimizin ve Erdoğan'ın başarılı dış politikası dünya basınınca ve uluslararası makamlarca da kabul ve taktir edilmektedir.

Tabi ki Sayın Erdoğan'ın seveni de var sevmeyeni de. Onun ve hükümetinin politikalarını ve yönetim biçimini şiddetle eleştirenler, despot ve zalim olduğunu iddia edenler ve hatta hainlikle suçlayanlar bile var. İnsan unsurunun olduğu her yerde her türlü görüşe rastlamak mümkün ve haddi aşmayan her görüşe de saygı duymak gerekir.

Özellikle, Tayyip Erdoğan yönetiminin despot veya baskıcı olduğunu söyleyenlere birkaç soru sormak istiyorum;

Siz hiç empati yapıp, Onun yerine kendinizi koydunuz mu?

Ülkenin geçtiği ekonomik, siyasi ve tarihi şartları hiç düşündünüz mü?

Diktatör diyorsunuz ya, siz hiç gerçek bir diktatör gördünüz mü?

Gerçi siz Abdülhamit''e de diktatör diyordunuz değil mi?

Sayın Erdoğan gerçekten diktatör olsaydı, kaçınız Ona karşı en acımasız ve ağır söylemlerde bulunup hakaret edebilirdiniz?

Bütün bunların ötesinde, Erdoğan'ın çözdüğü problemleri saymaya kaçınızın aklı, havsalası ve kabiliyeti yeter?

Beyler, bence birazcık vicdan...

Sınanmadığınız konularla ilgili ahkam kesmek belki size kolay geliyordur amma, unutmayın ki, hiçbirimiz sınanmadığımız bir günahın masumu değiliz...

Atatürk olsaydı şöyle yapardı böyle yapardı filan diyorsunuz ya, buyrun bakalım sizin ağza alınmadık hakaretlerde bulunduğunuz kişi ve olaylar hakkında Atatürk ne yapmış ve nasıl davranmış bir görün:

Atatürk Cumhurbaşkanı iken gazeteci Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu gazetesindeki köşesinde Abdülhamit aleyhine bir yazı yazdı. Atatürk yazıyı okuyunca Nizamettin Nazif’i yanına çağırdı;

- Yazını okudum. Hürriyet ilân edildiği zaman sanırım sen küçük bir çocuktun. Fakat kutlarım, o günleri iyi canlandırıyorsun. Abdülhamit’i hiç sevmediğin de belli.

Bunları söyledikten sonra Atatürk durdu, elindeki kalemi önündeki kitaba vurarak düşündü, genç gazeteciyi de kırmak istemediğinden sözlerine şöyle devam etti:

- Abdülhamit’i sevmeyebilirsin. Fakat sakın anısına hakaret edeyim deme. Senin kuşağın biraz daha ölçülü kararlar vermeye alışmalı.

Sonra da, "Bak çocuk, kişisel düşüncemi kısaca söyleyeyim sana" diyerek şu cümlelerle sözünü tamamladı;

- Tecrübe göstermiştir ki, insanların çoğunun kuşkulu olduğu ve sınırlarının düşmanlarla çevrildiği bir devlette, Abdülhamit'in yönetimi büyük bir hoşgörüdür. Hele bu yönetim 19. yüzyılın son yıllarında uygulanmış olursa...

Bazılarının Kızıl Sultan diyerek küçümseyip karalamak istediği Cennet mekan Abdülhamit Han hakkında hakaretvari bir yazı kaleme alan biri için Atatürk bunları söylerken, acaba biz nasıl davranıyoruz bir düşünün bakalım...

Unutmayın ki, olayları ve kararları bulunduğu döneme ve şartlara göre değerlendirebilmek erdemdir...

Geçmişin yargılarıyla bugünü değerlendirmek bizi yanlış yönlere sevk edebileceği gibi, önyargı, öfke ve kinle yapılan her değerlendirme de yanlış sonuç ve haksızlıklar doğurur...

Esen Kalın... 



Yazarın Tüm Yazıları
İMAMLIK MEMURLUKTAN FAZLASIDIR...
YA UMUTLAR BİTERSE...
MAÇA MI GELDİNİZ, YOKSA SAVAŞA MI...
BİRAZCIK OLSUN EMPATİ...
ZERAFET KÖLEYİ SULTAN YAPAR...
YANLIŞA YANLIŞLA GİTME YANLIŞLIĞI...
BAŞKALARININ IŞIĞINDAN RAHATSIZ OLANLAR...
KOÇLARIN YÜNLERİNİ KIRPIN...
KADER DİYEMEZSİN, SEN KENDİN ETTİN...
KIR ZİNCİRLERİNİ...
TRENE YENİLEN DEVELER...
"AH ZAMANE GENÇLERİ" DİYECEĞİNİZE...
UHUD'UN ANLATTIKLARI VE BİZİM ANLAMADIKLARIMIZ..
İKİNCİ EL GİYİM KÜLTÜRÜ...
İLAHİ DAVET, EZAN...
KÖRLER ÜLKESİNDE YA KRALSIN YA SEFİL...
SÜNNET ŞEKİL DEĞİL YORUMDUR...
UMUTLA OYUN OLMAZ...
AKILLI DELİLER...
HER İNSAN GİZLİ BİR HAZİNEDİR...
NE YAPARSAN YAP, AŞK İLE YAP...
BENİ İLGİLENDİRMEZ DEME...
SAVAŞIN GETİRDİĞİ FIRSATLAR...
SAVAŞI ASIL KİM BAŞLATTI?...
SU GİBİ AZİZ OL...
BABALAR VE KIZLARI...
ÜZGÜNÜZ, BİZ SİZİ DOYURAMADIK......
BU AYAKLAR KOKTU...
BALLAR BALINI BULDUM, KOVANIM YAĞMA OLSUN...
TÜRK GİBİ HİSSETMEK...
KAZAKİSTAN OLAYLARININ İÇYÜZÜ...
BUZDAĞININ GÖRÜNMEYEN YÜZÜ...
KIZIL SULTAN MI, ULU HAKAN MI?
İNSAN DOĞMAK KOLAY, İNSAN KALABİLMEK ZOR...
SADECE BAŞARIYA ODAKLANMA HATASI...
GASTRONOMİNİN BAŞKENTİ...
PAVLOV'UN KÖPEKLERİ...
BİR ŞAİRDEN ÖTESİ...
DÜNYA'NIN EFES'İ...
KÜFÜRBAZ...
CİNSİNE TÜKÜRDÜKLERİM...
URLA KARANTİNA ADASI...
GEZEN ÇOCUK YEĞ OLUR...
GÜZEL ATLAR DİYARI; KAPADOKYA...
CAMİLER SADECE NAMAZ KILINAN YERLER MİDİR...
DİL DÜŞÜNCENİN AYNASIDIR...
HEPİMİZ BİRAZ ŞAMANIZ...
İYİLİK YAPMAK YETMEZ...
TÜRKİYENİN MAYASI; YÖRÜKLER...
SEN BENİM KİM OLDUĞUMU BİLİYOR MUSUN...
ÇAY DEYİP GEÇMEYİN...
"NEREDE BU DEVLET" TEMALI PROVAKASYON...
BAŞARMAK İÇİN, KIR KABUĞUNU...
ŞEYTANIN ÇOCUKLARI...
SAHİPSİZ MEMLEKETİM...
BAZEN KANUN SUSAR İNSANLIK KONUŞUR...
ÖTEKİLEŞTİR(ME)...
KATAR SİZE NE YAPTI...
SEL GİDER KUMU KALIR ...
SENİ TUZ KADAR ÇOK SEVİYORUM...
KÖR DEĞİLLER, NİYETLERİ BOZUK...
FAZLA NORMALLEŞMEYİN, ÖLÜRSÜNÜZ...
DİKKAT! HER YAHUDİ SİYONİST DEĞİLDİR...
FİTNE, FÜCUR, DEDİKODU; YOK YOK ...
PLASEBO ETKİSİ...
PATATESTEN DOĞAN DOSTLUK...
MÖNTRÖYLE KANAL İSTANBUL'A VURMAK...
YAVRU VATAN KIBRIS...
BİD'ATLA ÂDETİ KARIŞTIRMAK...
ZAVALLI TETİKÇİLER...
CELLADINA AŞIK MİLLET...
NE ZAMAN İYİ BİR TOPLUM OLURUZ...
BAZI ŞEYLERDEN TASARRUF OLMAZ...
CEMRE DÜŞSÜN GÖNLÜMÜZE...
KAVANOZU KİM SALLADI...
BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ GERÇEĞİ...
AYDIN'A KAR YAĞARSA...
CORONADAN DA BETER...
FUTBOLUN ADALETİ "VAR" MI?
BİR BOĞAZİÇİ HATIRASI...
SİYASET VE MEDYA ELİYLE KUTUPLAŞMA...
PANDEMİDE İNSANLIK TESTİ...
YEMİN OLSUN ZEYTİNE...
BOYAYI MI BEĞENMEDİN BOYACIYI MI...
YALVARIRIM BİRAZ NEFES...
SİZ BİZİ ASLA SEVEMEZSİNİZ...
ZAMANLA İMTİHAN...
PARA-TESTAN MÜSLÜMANLIK...
İT KOVAR GİBİ...
AHLAKSIZLIK VE CEHALET ÖLDÜRÜR...
HU DÖNÜŞÜ...
VERDİKÇE VERİYOR RABBİM...
MESELE AĞAÇ DEĞİL, VATAN...
HEM KEL, HEM FODUL BİR MİLLET...
HER SAKALLIYI HOCA SANMA...
DÜŞÜN ARTIK ATATÜRK'ÜN VE DİNDARLARIN YAKASINDAN...
BİZ BÜYÜDÜK VE KİRLENDİ DÜNYA...
KABAĞIN DA BİR SAHİBİ VAR...
RUHUNUZU DA FİTNESE SOKUN...
BÜYÜK RESMİ ISKALAMAYIN...
EGENİN YAZLIK SOKAK KAHVEHANELERİ...
ÇÖP KAMYONU İNSANLAR...
KENDİSİ HİMMETE MUHTAÇ DEDE...
AYASOFYA; BİR CAMİDEN FAZLASI...
PABUCU DAMA ATILASICALAR...
KADER MAHKUMLARI...
DİKKAT! FİLM İÇİNDE FİLM VAR...
UNVANIN SANA KALSIN, BANA İNSANLIĞIN LAZIM...
BİR MEYVEDEN ÖTESİ...
KIRIK CANLAR TEORİSİ...
MABEDİME NAMAHREM ELİ DEĞDİ...
EDEPSİZ YAPILAN İYİLİK, KÖTÜLÜKTÜR...
BİR KEREDEN ÇOK ŞEY OLUR...
BAZI ŞEYLERİN FİYATI OLMAZ...
OLANA DA OLMAYANA DA ŞÜKÜR...
KOBRA ETKİSİ...
VURUN ABALIYA...
KORONADAN KORUNALIM...
İNADINA GÜLÜMSE...
HEPİMİZ KORONAYAK OLDUK..
BU DA GEÇER YA HUU!...
VATAN BU KADAR UCUZ MU?
SURİYE'DE NE İŞİMİZ Mİ VAR?
VAKIF MALI ALLAH'IN MALIDIR...
İMDAAAT! BATIYORUZ...
HER MÜZİK GIDA DEĞİLDİR...
YOK, DEVE...
AKBABALAR...
SİLAHSIZ TERÖRİSTLER...
HIRSIZLIKTAN DA ÖTE...
ŞEYTANIN OYUNU..
ŞİDDETİN HER TÜRLÜSÜNE HAYIR...
NE GÜNLERE KALDIK EY GAZİ HÜNKAR...
ZAMAN TÜNELİ...
BAZEN DİKİZ AYNASINA BAKMAK GEREKİR..
BİR KÜLTÜR EKONOMİSİ ÖRNEĞİ OLARAK EGE İLLERİ TANITIM GÜNLERİ...
HAD BİLDİRME HADSİZLİĞİ...
ÇAKIRBEYLİ ORGANİK KÖY PAZARI...
HERŞEY ZIDDIYLA KAİMDİR...
BİR BOZKIR KASABASINDAN BAŞKENTE...
ASLA PES ETME...
EVDEKİ ÖTEKİ ODA...
KAHPE İÇERDEN OLUNCA...
MUTLULUĞUN ANAHTARI; KANAAT..
BİLMEK YETMEZ, SÖYLEMEK LAZIM...
BAŞKASI OLMA KENDİN OL...
KİRPİ OKU MESAFESİNDE SEVGİ...
EYLÜL'DE GEL...
ÖN YARGI YA DA YARGISIZ İNFAZ...
Yaz sıcağında kar keyfi...
Duyarsızlık mı, hoşgörü mü...
KURBANLA ALLAH'A YAKLAŞMAK...
PİZZACI MUSTİ...
MAKAMLAR MİHENK TAŞIDIR...
YERYÜZÜNDEKİ MELEKLER...
"KEŞKE"LERE TAKILMADAN "İYİ Kİ"LERLE YAŞAMAK...
Küllerinden doğan ülke; Polonya
SABIR OLGUNLAŞTIRIR, ŞÜKÜR TATLANDIRIR...
KELEBEK ETKİSİ; GÜL Kİ DÜNYA GÜLSÜN...
GENCER; YOK OLMAYA YÜZ TUTMUŞ BİR GELENEK...
HER GECEYİ KADİR BİL...
ORUCA FARKLI BİR BAKIŞ; OTOFAJİ...
HIRSIZ VAR !!!
YENİ BİR KURTLA KUZU HİKAYESİ: VENEZUELA...
ÖNCE KADINLAR VE ÇOCUKLAR...
BAZI ÖLÜMLER İTİBARLIDIR...
DİNİME KÜFREDEN BARİ MÜSLÜMAN OLSA...
SENİN OY KAÇA GİTTİ...
BİR BELEDİYEYE BAŞKAN OLMAK...
GÖNLÜM EGE'DE KALDI...
BİZE ÇOK AYIP ETTİLER(!)
SEÇİM AHLAKI, AHLAKIN SEÇİMİ...
MODERN YÖNETİMİN DEĞİŞEN KODLARI...
İNGİLİZCEYE NEDEN FRANSIZIZ...
EĞİTİME MUHTAÇ EĞİTİMCİLER...
ZEHİRLİ EKMEK...
HER YASAL HAK, HELAL DEĞİLDİR...
KUTSALLARI SÖMÜRMEK...
DEVLET BABADIR...
SEÇMEN NELERDEN ETKİLENİR...
TOPLUMUN SİNİR UÇLARINA DOKUNMAK...
ŞİMDİ YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM ...
HAD BİLMEK VE HAD BİLDİRMEK...
ÖNYARGI VE YARGISIZ İNFAZ...
SAATLER MİDİR ZAMANI BELİRLEYEN, YOKSA BİZ Mİ?
SARMAŞIK OLMA, KAVAK OL...
Merhamet edin ki merhamet bulasınız...
İnsanlara liderlik etmek istiyorsanız onlarla birlikte yürüyün...
ŞEYTAN İŞ BULAMAYINCA KÜLÜ KARIŞTIRIRMIŞ...
AHLAK CAN ÇEKİŞİYOR...
ANDIMIZ ÜZERİNE BİRKAÇ TAHLİL...
FARKEDİLMEK İÇİN DEĞİL, FARK YARATMAK İÇİN ÇALIŞIN...
PATLAMAYA HAZIR BOMBA: BALKANLAR...
GÖNÜL COĞRAFYAMIZIN İNSANLARI...
BOYLARI KÜÇÜK, KALPLERİ BÜYÜK İNSANLAR ÜLKESİ: VİETNAM... (Aydın Kırobalı - Perşembe)
FARKLI İNSANLAR VE FARKLI BİR KÜLTÜR: TAYLAND
ÖNCE ŞÜKÜR BİTTİ...
ÇİNE'NİN YOLLARI TAŞTAN...
BARDAĞI ARADA BİR YERE BIRAKIN...
AYAKLAR GİDER, YÜREK KALIR...
İÇİMİZDEKİ İRLANDALILAR...
HERKES BİRGÜN HESAP VERECEK...
EŞİTLİK Mİ, ADALET Mİ...
YENİ YÖNETİM SİSTEMİMİZİN BİRKAÇ TEMEL UNSURU...
SİYASETTE ÖNCELİK MESELESİ...
BAZEN SUSMAK DA VEBALDİR...
ŞİMDİ HESAP KİTAP ZAMANI...
GERÇEK KANDIRILANLAR...
ÖNCE DUYGULAR BİTTİ, SONRA BAYRAMLAR GİTTİ...
BEN PARTİ TUTMAM, PARTİ BENİ TUTAR...
(Bir Kısım Ülkücüler) DÜŞMANA YAKIN, DOSTA IRAK...
ORUÇ: KARNI AÇ, KALBİ TOK TUTMAK...
SİYASETTE KATAKULLİ..
SPORDAN ÖTE BİR ŞEY; FUTBOL...
BALKANLARDAKİ TÜRK İZLERİ...
ACİLEN ERKEN SEÇİM...
TUTARSIZLIKTA İSTİKRAR...
ARTIK, İPİN UCU BİZDE...
NE SÖMÜRDÜK, NE DE SÖMÜRÜLDÜK...
DÜŞMANIMIN DÜŞMANI DOSTUMDUR...
ÇANAKKALE GEÇİLMEZ...
SAVAŞIN DA BİR AHLAKI VAR...
GELECEĞİMİZE BETON DÖKTÜK...
HİÇBİRİMİZ MASUM DEĞİLİZ...
SERVET VE ŞÖHRET DÜŞKÜNLÜĞÜ...
HELVA YAPACAK USTA YOK...
FETÖ TEHLİKESİ GEÇTİ Mİ?
ZEYTİN DALI GEVREK OLUR...
Ege'de ve Egeli olmak...
İRAN OLAYLARI ÜZERİNE BİR TAHLİL...
TÜRKİYE NERE, SEVAKİN NERE...
PİDE KUYRUĞUNDA BEKLEYEN HRİSTİYAN...
BİR KRİPTO HİKAYESİ...
REAKSİYON MU, AKSİYON MU? (KUDÜS)
EMPATİ, SEMPATİ VE HOŞGÖRÜ...
Başkalarının gözünden Aydın...
O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler...