• 21 Temmuz 2026, Salı

GÜNDEMDE NELER OLMALI?

Doğrusu, hepimizin de kafası karıştı ve karışmaya devam ediyor. Aslında Türkiye’nin gündeminde bazı çok önemli konuların konuşulup tartışılması gerekir. Tartışmaktan geçtim, çünkü öyle bir alışkanlığımız zaten yok da, hiç olmazsa konuşabilseydik.

Bakınız, bir NATO toplantısı yapıldı, Ankaralılar bir hafta adeta eziyet çektiler. Gelen misafirler yediler, içtiler, sonra Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından kendilerine birer tabanca hediye edildi ve çekip gittiler. Bu etkinlik için yapılan masrafın ne kadar olduğunu bilmiyoruz. Ankaralıların çektiği sıkıntılar zaten ortada. Bu arada yaşları 65-80 aralığındaki bir gurup TEMA gönüllüsü de tutuklanıp terör örgütü üyesi olma suçlamasıyla içeri atılmış. Hak arayan özel okul öğretmenleri de dayak yiyip ters kelepçeyle tutuklanmış.

Bunlar ve de buna benzeyen daha pek çok olay yaşandı da öyle pek ses çıkaran olmadı. Biz sadece konukların memnuniyetini ve rahatını düşünüp onu konuştuk. Kazancımız ne oldu diye düşündüğümde Sayın Cumhurbaşkanımız ABD Başkanı Trump ile kol kola yürüdü. Yani itibar meselesi ve de itibardan tasarruf olmayacağını zaten daha önce öğrenmiştik.

***

Sevgili okuyucu, bütün bu olaylar gündemde yeteri kadar yer almadı çünkü ülkenin gündemi hem yöneticilerimiz ve hem de bir kısım basın tarafından  bu yılın icadı olarak önümüze konan “BUTLAN” meselesiydi.

Kemal Kılıçdaroğlu’nu sevmezdim.  Bir ara “hak, hukuk, adalet” diyerek Ankara-İstanbul arasını yürüyünce bir sempati oluşmuştu ama sonra seçimlerde aday belirlemelerine bakınca o adalet lafının sadece laf olduğunu anlamıştım. 

Aslında başkan seçildiği gün Özgür Özel’i de pek gözüm tutmamıştı ama çabası, enerjisi ve de kitleler üzerindeki etkisiyle beni şaşırttığını söylemek isterim.

***

Yine lafın başına dönecek olursak; memleketin gündeminde çok önemli konular var ve bunlar konuşulup tartışılmalıydı. Ama biz sürekli olarak “Butlan şunu yaptı, Özgür bunu dedi” muhabbetinden öteye geçemiyoruz. Bize dayatılan gündem bu ve bunu konuşmaya mahkum ediliyoruz. 

 Asgari ücretliler ve emekliler aldıkları parayla kiralarını ödeyemiyorlarmış, ne önemi var ki? Önemli olan butlan ne yapmış…

Uluslararası bir mahkeme Türkiye’yi yaklaşık birbuçuk milyar dolar tazminat ödemeye mahkum etmiş. Bir petrol kaçakçılığı işi miymiş, neymiş? Kim yapmış, nasıl yapmış, parayı kim ödeyecek, hiç birini bilmiyoruz. Hatta sırada beş milyar dolarlık iki dava daha olduğu söyleniyor. 

Önemli değil elbette. Önemli olan; Butlan CHP’den kimi ihraç ediyor, hangi il başkanını değiştirdi, bütün ilgi  ve sohbetimiz bu konuda.

Bu arada ne olduğunu  ve de nereye gittiğini bilmediğimiz bir de “terörsüz Türkiye” çalışmaları var. Aynen yıllar önce “açılım” diye başlattığımız sürece benzer bir çalışma. Bu sefer sadece “akil adamlarımız” eksikler. Birkaç akıllı adam bulup sürece dahil ettik mi iş tamam olacak.

Son söz; ben bu tartışmalardan bıktım artık. Seçimler gelse de, üretimde yaşanan sıkıntıları, gelir dağılımındaki eşitsizlikleri, hayat pahalılığını falan konuşabilsek.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.