• 24 Mart 2026, Salı

DÜNYA BU TRÖRİSTTEN BIKTI

Halk arasında bir söz vardır; “el yumruğu yemeyen, kendi yumruğunu balyoz sanırmış.” Galiba Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump bu sözü deneyerek öğrendi. İsrail’in gazıyla kendini dev aynasında görürken İran’ın direnişi ve karşılığı gerçekten de balyoz etkisi yapmış gibi görünüyor.

Daha savaşın birinci haftasında İran’da vurulacak bir hedef kalmadığını ve bu savaşın artık bittiğini söyleyen bu insanlık düşmanı katil sonrasında ağız değiştirdi. İran ile anlaşma masasına oturmak için şartların oluşmadığından söz etmeye başladı. Galiba da o şartlar hiçbir zaman Trump’ın istediği gibi oluşmayacak. Görülüyor ki, düşman belledikleri devleti iyi analiz etmemişler. Şimdiye kadar avanta gördükleri her yere kaba kuvvet ya da tehditle çöken bu korsan devlet terörist İsrail’in teşvik ve övgüleriyle kendinden geçip bu saldırıyı gerçekleştirmiştir.

Nasıl olsa ABD buraya çok uzak. İran’ın elinde buradan orayı vurabilecek kıtalar arası balistik füzeler de mevcut değil… Yani her yerde denedikleri gibi, üstün silah teknolojileriyle İran’ı döverek pes etmesini sağlayacaklardı. Bu arada ölen kadın, erkek ve çocukların da elbette hiç önemi yoktu. Çünkü bu teröristler kendi devletlerini de öldürdükleri mazlumların kanları üzerine kurmuşlardı.

*

Bu yazıyı bayram öncesinde yazıyorum. Bayram süresince ne olur bilmiyorum. Ancak; çok da bir şey değişeceğini sanmıyorum. İran barış istiyor. Çeşitli düzeylerde yetkililer bunu ifade ettiler. Ancak ABD ve İsrail’in istediği gibi, yenilmiş bir ülke olarak masaya oturmak istemiyor. Trump ise her zamanki kasıntısıyla barış zamanını kendisinin belirleyeceğini söylüyor. Demek ki insanlar ölmeye devam edecekler. Beni barış için umutlandıran en önemli gelişme bölgeye gönderilecek beş bin ABD deniz piyadesi oldu. Bunlar sıcak savaşa girdiklerinde illa ki kayıp vereceklerdir. İşte o zaman Amerikan kamuoyunun tepkileri kendini hissettirecektir. Başkalarının çocukları hunharca katledilirken sesini çıkarmayan merhamet yoksunları kendi evlatlarının cenazeleri gelmeye başlayınca isyan edeceklerdir.

*

Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek Beyefendi ne güzel açıklamalarda bulundu. Kendisini hayranlıkla dinledim. Bakınız yukarıda sözünü ettiğimiz vahşi savaş nedeniyle petrol fiyatları tırmanınca devletimiz büyük bir fedakarlık yapıp fiyat artışlarını tutabilmek için farkı ÖTV vergilerinin bir bölümünden karşılama kararı almışlar. Böylece mazotta seksen kusur lira olması gereken pompa fiyatı atmış kusur lirada kalmış. Fedakarlığın büyüklüğünü düşünebiliyor musunuz? Litrede yirmi lira avantajımız var.

Bu açıklamalar başka bir şeyi de gösteriyor. Demek ki ödediğimiz akaryakıt fiyatlarının büyük bir bölümü vergiye gidiyormuş. Bakınız, sadece Özel Tüketim Vergisinin %75’i bile mazotun litresinde yirmi lira fark ettiriyorsa bu verginin tamamı ile birlikte KDV ve eğer bilmediğimiz başka vergiler de eklenince bir litre mazot alırken ne kadar vergi ödüyoruz…

Mazota Özel Tüketim Vergisi var da, çiftçi bu mazotu tarlasını işlemek için kullandığında özel bir tüketim mi yapıyor? O traktörle tatile falan mı gidiyor, yoksa çoluk çocuğunu geçindirmek ve ülke ekonomisine katkı yapmak için tarlasında ter mi döküyor?

Son söz; bayram sonrası mazot fiyatı 70 lirayı da geçti. Galiba alabilecekleri başka bir tedbirleri de yok. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.