AyFm 100.5
  • 17 Şubat 2026, Salı

ŞİMDİ DE EPSTEİN DOSYASI ÇIKTI

İnsanoğlu gerçekten de kudurmuş gibi. Yaptıklarını, ettiklerini anlamak mümkün değil. Son derece insani olduğunu düşündüğümüz vicdan, merhamet gibi duyguların akla bile gelmediğini, adeta yapanların yaptıkları her şeyin  bir kazanç olarak yanlarına kaldığını ve bundan bir vicdan azabı da duymadıklarını görüyoruz.
Kötülüklerin anavatanı durumundaki Amerika Birleşik Devletleri’nde ortaya çıkan bu ahlaksızlık olayları ne yazık ki her geçen gün daha da büyüyor. 
ABD için kötülüklerin anası diye boşuna söylemiyoruz. Bu devletin zaten daha devlet olma aşamasında kıtanın asıl sahibi olan  Kızılderililere uyguladıkları soykırım ortadadır. Daha sonraki yıllarda Afrika’dan getirdikleri zencileri köle olarak alıp sattıkları, onları adeta vahşi hayvanlar gibi zor koşullarda yaşatıp tarlalarında boğaz tokluğuna çalıştırdıkları dünyanın hafızasındadır. 
Şu anda dahi üstün silah gücüyle dünyanın her tarafındaki doğal zenginlikleri kendi mülkü olarak görüp sahiplenmeleri, bunun için milyonlarca canın telef olmasına neden olmaları bu katil devlet için bir anlam ifade etmiyor.  Çünkü yağma ve çapul genlerinde var.
Bakınız, kendilerinden söz ederken millet lafını telaffuz etmiyorum. Çünkü millet değiller. Değişik milletlerden, kendi ülkelerinde bile dışlanmış çapulcuların ne pahasına olursa olsun, ölmeyi ve öldürmeyi göze alarak yağma için geldikleri bir ülkeden söz ediyorum. Geçmişi böyle karanlık ve merhametsiz olan bu ülke ne yazık ki günümüzde de haydutluğunu dünya genelinde sürdürüyor.
*
Amerikan rüyası adı altında bir şekilde yolunu bulup zenginleşiveren insanların parayla birlikte itibar da kazandıkları bu ülkede  zaman zaman patlayan skandallar dünya gündemini de meşgul ediyor. 2008 yılında görülen ve çok ses getiren bir davada Jeffrey Epstein isimli kişi “reşit olmayanlara yönelik olarak sistematik istismar” suçlamalarıyla yargılanıp mahkum olmuştu. Dava bireysel bir suç dosyası olmanın ötesinde, güç, cezasızlık ve şeffaflık tartışmalarının sembolü haline geldiğinden Jeffrey Epstein’in 2019 yılındaki intiharı sonrasında dahi kamuoyu tarafından sürekli tartışılır hale gelmiştir.
Sevgili okuyucu, dava sonuçlanıp sanık hakkında hüküm verilmiş olmasına, hatta o hükümlünün intiharına rağmen dava konusu kamuoyunun gündeminden düşmemiş. Davayı sürekli güncel tutan durum ise belgelerde çok sayıda tanınmış ismin geçmesi olmuş. Hatta mahkeme bu isimlerin bir müşteri listesi olmadığı, o kişileri suçlama anlamı taşımadığı şeklinde açıklama yapma gereği duymuştu. 
*
Yazımın başında da ifade ettiğim gibi; bu dava reşit olmayan yaştaki kişilerin, yani çocukların istismar edilmesi davasıydı. İddialara göre dünyanın değişik ülkelerinden kaçırılan çocuklar Jeffrey Epstein tarafından tanımış kişilere cinsel fantezilerini tatmin için pazarlanıyordu. Hatta bu dava tartışmaları arasında ülkemizdeki kayıp çocuklar da gündeme gelmişti. 
ABD bu süreçte 11 binden fazla dosya yayınlamış ve daha bir milyondan fazla da dosya olduğunu ifade etmiş. İşte Türkiye yayımlanan bu dosyalar arasında yer alan “eski bir sivil dava dilekçesindeki ifadeler” üzerinden gündeme gelmiş. 2009 tarihli bu dilekçede mağdurun avukatları Epstein’ın cinsel istismar ağı kapsamında Türkiye dahil bazı ülkelerden reşit olmayan kız çocuklarının taşındığını ileri sürmüşler. Elbette ki bunlar bir mahkeme kararı değildi.  Belgelerin yeniden dolaşıma girmesinin ardından İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, 23 Aralık 2025’te söz konusu ifadeleri sosyal medyada gündeme taşıyarak Türkiye’de soruşturma açılması çağrısında bulununca doğal olarak konu medyada yer almaya başladı. Ne yazık ki ne ABD mahkemelerinden, ne de Türkiye Cumhuriyeti makamlarından konuyla ilgili başka açıklama gelmedi. 
Son söz; elbette ki bu davada Türkiye adı kanıta dayalı bir iddia olarak yer almıyor. Ama bu iddiaları tamamen yok saymamız da mümkün değil. Sonuçta, bu ülkede kayıp çocuklar olup olmadığı araştırılmalıdır. Özellikle deprem felaketleri sonrasında evlatlarını bulamayan anne ve babaların ifadeleri dikkate alınmalı ve dosyaya müdahil olmak için gereği yapılmalıdır. Bu ülkenin çocukları da en az Amerikalıların çocukları kadar değerlidir ve bizim için çok kıymetlidirler.
NOT: Jeffrey Apstein kimdir?
1953 yılında New York’ta dünyaya gelen Epstein hayata matematik ve fizik öğretmeni olarak başlamasına rağmen kısa sürede finans ve bankacılık sektörlerindeki becerisiyle milyarderler arasına girmiş.
Kendisinin CIA ve Mossad ajanı olduğu ve kurduğu sapkın tarikatta kaçırılan çocuklara işkence de edilip canlarına kıyıldığı, hatta etlerinin yendiği iddiaları vardır.
Bu dosyalarla ilgili başka yazılarım da olacak.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.