• 11 Temmuz 2026, Cumartesi

Söz Var, Ya İcraat?

Yaz mevsiminin başından beri gündemin en önemli başlıklarından biri Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi’ydi. “Yaklaşıyor, kimler gelecek, hangi mesajlar verilecek?” derken zirve hafta başında gerçekleşti, liderler Ankara’dan ayrıldı. Geride ise önümüzdeki dönemde Türkiye’nin dış politikasını yakından ilgilendirebilecek önemli mesajlar kaldı.

Bu mesajların başında da Trump’ın Türkiye’ye ilişkin açıklamaları vardı. Özellikle de CAATSA yaptırımlarını kaldırabileceğini söylemesi… Bu, gerçekten de önemli bir gelişme. Sonuçta CAATSA, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi almasının ardından ABD’nin uygulamaya başladığı ve savunma sanayisini hedef alan yaptırımların adı. Dolayısıyla bu yaptırımların kalkması, iki ülke ilişkilerinde yeni bir sayfa açılabileceği anlamına gelebilir.

Tabi yine de iyimserliğin dozunu fazla kaçırmamak gerekiyor sanki… Çünkü uluslararası ilişkilerde liderlerin verdiği siyasi mesajlarla, devletlerin işleyen mekanizmaları her zaman örtüşmüyor. Trump bugün bunu istiyor olabilir. Hatta şaşırabiliriz ama gerçekten samimi de olabilir. Fakat bütün bunlar, sürecin kolay ilerleyeceği anlamına gelmiyor.

Bunun en önemli nedeni de S-400 meselesi. Washington’da mevcut yaklaşım değişmiş değil. Türkiye bu sistemi elinde tuttuğu sürece F-35 programına dönüşün önündeki en büyük engel de yerinde duruyor demektir. Son günlerde S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceği konuşuluyor. Doğru mudur, değil midir, bunu zaman gösterecek. Ama böyle bir adım atılmadan işlerin kendiliğinden çözüleceğini düşünmek fazla iyimserlik olur.

Öte yandan tabloya sadece şüpheyle bakmak da haksızlık olur. Diplomasi zaten dün kavga edenlerin bugün aynı masaya oturabilme sanatı değil mi? Önemli olan, verilen mesajların zamanla somut adımlara dönüşüp dönüşmeyeceği.

Görünen o ki ortada bir fırsat var. Ama bize laf değil icraat lazım. O yüzden şimdi gözümüz açıklamalarda değil, atılacak adımlarda olacak. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.