• 19 Ağustos 2026, Çarşamba

Deprem ve Sonrası

İki gün önce, 17 Ağustos’tu. Hafızalarımızda acı dolu izler bırakan, çok sayıda insanımızı kaybettiğimiz, binlerce ailenin dağıldığı, hayatların bir gecede değiştiği o büyük felaketin yıldönümüydü. Yazımın yayın gününe denk gelmediği için rötarlı oluyor ancak anmadan geçmek istemedim.

17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi’nin üzerinden tam 27 yıl geçti. Resmi rakamlara göre yaklaşık 20 bin insanımızı kaybettik. Gayriresmi rakamlarda çok daha fazla olduğu biliniyor. Geçen onca zamana rağmen 17 Ağustos’un Türkiye için anlamı hala çok büyük.

Çünkü büyük bir deprem olmasının yanı sıra bu olay, yarattığı can kaybının ve yıkımın yanında, Türkiye’nin ekonomisini, toplumsal hayatını ve siyasetini de etkileyen bir kırılma noktası oldu. Depremin ardından yaşanan ekonomik sıkıntılar, 2001 krizine giden sürecin önemli unsurlarından biriydi. 2001 krizi ise Türkiye’nin siyasal hayatında büyük bir değişimin yaşanmasına kadar uzanan bir dönemin kapısını açtı.

Bu yönüyle 17 Ağustos, etkileri günler ya da aylarla sınırlı kalmayan; yıllar boyunca Türkiye’nin kaderini etkileyen bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Dünyada bir depremin doğrudan yarattığı yıkımın ötesine geçerek bir ülkenin ekonomisini, toplumsal yapısını ve siyasetini bu kadar derinden etkilediği çok fazla örnek olduğunu sanmıyorum.

27 yıl sonra, geriye dönüp baktığımızda aklımızda önce kaybettiklerimiz var. Geride kalanların acısı, yarım kalan hayatlar ve bir gecede değişen binlerce insanın hikayesi…

17 Ağustos’ta ve depremlerde hayatını kaybeden tüm insanlarımızı saygı ve rahmetle anıyorum.

Dilerim bir daha böyle büyük bir acıyı yaşamayız. Ülkemizi ve insanımızı yeni depremlerin yıkımından koruyacak hazırlıkları da hiçbir zaman ertelemeyiz. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.