• 15 Nisan 2026, Çarşamba

İdamları Durdurun!

Gündem o kadar yoğun ki… Hürmüz boğazıydı, ateşkesiydi, brent petrol fiyatındaki dalgalanmaydı, engellenen tanker geçişleriydi… Tüm bunlar dünya siyasetini öylesine domine ediyor ki; bu kadar kargaşanın içinde, savaşın baş aktörlerinden biri olan İsrail’in kendi meclisinde, yıllardır suçsuz yere zindanlarda tutulan binlerce Filistinliyi ilgilendiren “idam kararı”, bakan Ben-Gvir’in imzasıyla sessizce kabul edildi. Dünya ise, elinden hiçbir şey gelmeyen bizler gibi, bu barbarlığı sadece izlemekle yetiniyor.

Açıklamalar yapılıyor, tepkiler, kınamalar geliyor, endişeler dile getiriliyor. Ancak bunların hiçbiri yaşanan acıyı hafifletmeye yetmiyor, her şey etkisiz kalıyor. Filistin halkı kendi yurtlarında ölüm korkusuyla karşı karşıya. Bombalarla yaşanan kayıpların ardından şimdi de hukuki süreçler üzerinden yeni acılar doğacağı endişesi var. Ateşkes söylemlerinin gölgesinde gelen bu haberler, bölgede yaşayan sivillerin zaten tükenmiş umutlarını biraz daha karartıyor.

Bazı gazeteciler, bunun bir çağrı değil çığlık olduğunu söyleyerek cezaevlerindeki Filistinliler için dünyaya sesleniyor. İdamı onaylanan 12 bin Filistinli mahkumun, 4 bini çocuk. Çocuk!

Çocukların, bir hukuk sisteminde verilebilecek en ağır ceza olan idamla karşı karşıya bırakılması, başlı başına sorgulanması gereken bir durumdur. Yıllardır suçsuz yere cezaevlerinde tutulduğu öne sürülen binlerce Filistinli sivilin bu sürece dahil edilmesi bile tartışmalı iken; çocukların bu tablo içinde yer alması akıl alır gibi değildir.

Masum insanların hayatı, hiçbir zaman siyasi hesapların konusu olmamalıdır. Dünyanın gözü önünde yaşanan her acı, yalnızca bir bölgenin değil, bütün insanlığın meselesidir. Bir an önce bu idam kararlarının kaldırıldığı ve adaletin yerini bulduğu günleri görmek dileğiyle. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.