Son dönemde LGS sürecindeki ebeveyn tutumları ve anaokulu çağındaki çocuklar için düzenlenen kına, mezuniyet gibi törenler, çocukların bu süreçlerde nasıl konumlandığını yeniden düşünmeyi gerekli kılıyor. Bu iki durum ilk bakışta birbirinden ayrı görünse de çocuk ruh sağlığı açısından ortak bir noktaya temas ediyor: Çocuğun yaşadığı deneyimin, bazen farkında olmadan yetişkinlerin kaygıları, beklentileri ve sosyal görünürlük ihtiyacıyla şekillenmesi.
Oysa ister sınav süreci olsun ister bir kutlama, merkezde çocuğun duygusal ihtiyacı, gelişimsel düzeyi ve kendini nasıl hissettiği olmalıdır.
Sınav dönemlerinde anne babaların heyecanlanması, kaygılanması ve çocuğuna destek olmak istemesi çok anlaşılır. Ancak “biz hazırlandık”, “biz kazandık”, “bu sınav bizim için çok önemli” gibi ifadeler, çocuk tarafından bazen destekten çok baskı olarak algılanabilir. Çocuk bu durumda yalnızca kendi başarısı için değil, ailesinin emeğini boşa çıkarmamak için de sınava giriyormuş gibi hissedebilir.
Bu konuda yapılan araştırmalar, iyi niyetle verilen desteğin çocuğu güçlendirdiğini; ancak destek beklentiye ve baskıya dönüştüğünde bunun çocuk için yorucu bir yüke dönüşebildiğini gösteriyor. Ebeveynlerin başarıya yönelik baskısı arttığında çocuklarda akademik stres, okuldan yorulma, motivasyon kaybı ve tükenmişlik riskinin de artabildiği görülüyor.
Buna karşılık çocuğun çabasının görülmesi, hatalarının kabul edilmesi ve sonuçtan bağımsız biçimde değerli hissettirilmesi akademik motivasyonu daha sağlıklı biçimde destekliyor. Yani çocuğu güçlendiren şey “başarmak zorundasın” mesajı değil; “elinden geleni yapman kıymetli, sonuç ne olursa olsun yanındayız” algısıdır.
Anaokulu kınaları ve gösterişli mezuniyet törenleri de benzer biçimde gelişimsel açıdan düşünülmelidir. Okul öncesi dönemde çocuğun temel ihtiyacı oyun, güven, keşif ve yaşına uygun deneyimlerdir. Kına, dramatik vedalar ya da sosyal medyada paylaşılmak üzere hazırlanan sahne gösterileri, çoğu zaman çocuğun ihtiyacından çok yetişkinlerin beklentilerine hitap edebilir. Burada mesele yapılan etkinliğin çocuğun yaşına, duygusal dünyasına ve gelişimsel ihtiyacına uygun olup olmadığını sorgulamaktır.
Çocukların ihtiyacı daha fazla gösteri değil; daha fazla oyun, güven, koşulsuz kabul ve sakin bir yetişkin desteğidir. Bir çocuğun psikolojik sağlamlığı; başarı anlarından çok, zorlandığı anlarda gördüğü kabul ve destekle şekillenir.


ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.