• 17 Ağustos 2026, Pazartesi

Aydın Ankara’da daha güçlü

İYİ Parti Aydın Milletvekili Ömer Karakaş, AK Parti’ye geçti. Partinin 25. kuruluş yılı etkinliğinde rozetini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bizzat taktı.

Karakaş’ın bu kararını siyasi açıdan eleştirenler oldu. Eleştirinin sınırlarını aşıp hakarete vardıranlar da…

Ben meseleye başka bir yerden bakıyorum.

Aydın açısından.

Ve Aydın’dan baktığımda gördüğüm tablo gayet açık:

Aydın, Ankara’da artık daha güçlü.

Çünkü Ankara’yı çok iyi bilen, siyasetin ve bürokrasinin işleyişine hâkim bir milletvekili artık iktidar partisinin saflarında.

Ömer Karakaş sıradan bir siyasi tecrübeye sahip değil. Alparslan Türkeş’in yaklaşık üç yıl, Devlet Bahçeli’nin ise yaklaşık 13 yıl özel kalem müdürlüğünü yaptı.

Ankara’yı bilenler bunun ne anlama geldiğini bilir.

Özel kalem müdürlüğü yalnızca bir makamın kapısını açıp kapatmak değildir. Siyasetin, bürokrasinin, devlet kurumlarının, karar mekanizmalarının nasıl çalıştığını; kiminle, nerede, ne zaman ve nasıl temas kurulacağını bilmektir.

Karakaş’ın geçmişi, Ankara siyasetinin ve bürokrasisinin çok önemli bir bölümüne hâkimiyet ve güçlü bir ilişki ağı demek.

Muhalefet milletvekili olmanın doğal sınırlılıklarına rağmen Aydın’ın ve Aydınlıların meseleleri için Ankara’da önemli girişimlerde bulunduğunu biliyoruz.

Şimdi imkânları daha fazla.

Bu transfer AK Parti açısından ne kadar verimli olur, parti içi dengelere nasıl yansır, bunları zaman gösterecek.

Ama Aydın açısından baktığımda olumlu görüyorum.

Çünkü artık Aydın’ın Ankara’da bir eli daha var.

Üstelik mevcut güç de azımsanacak gibi değil.

Aydın Milletvekili Mustafa Savaş, Halkbank’ta yaklaşık 15 yıl genel müdürlük yapmış, Ankara bürokrasisini ve Türkiye’nin ekonomik çevrelerini yakından tanıyan, çok geniş bir ilişki ağına sahip bir isim.

Uzun zamandır takip ettiği Dalama Çayı’ndan Kemer Barajı’na su aktarılması projesi gibi Aydın’ın geleceği açısından son derece önemli işlerde artık yanında Ömer Karakaş gibi Ankara'yı bilen, dinamik, kararlı ve gerektiğinde sözünü esirgemeyen bir yol arkadaşı daha var.

Bu yalnızca Mustafa Savaş’ın değil, Aydın’ın diğer milletvekillerinin de elini güçlendirebilir.

Yeter ki bu güç Aydın için ortaklaştırılabilsin.

Çünkü şehirlerin Ankara’daki gücü, milletvekillerinin sayısından çok o milletvekillerinin şehir adına ne kadar birlikte hareket edebildiğiyle ölçülür.

Bugün Aydın’ın önünde böyle bir fırsat var.

AYDIN’IN ENERJİSİ DÜŞÜK

Ankara’da Aydın güçlüydü.

Şimdi daha güçlü.

Dolayısıyla hükümet nezdinde Aydın’ın büyük projelerini takip etme, yatırımlarını hızlandırma ve yıllardır çözülemeyen meselelerini sonuçlandırma ihtimali de yükseldi.

Fakat burada başka bir problemimiz var:

Aydın’ın enerjisi düşük.

Ankara’daki gücünüz ne kadar yüksek olursa olsun, şehir kendi içinde enerjisini küçük hesaplarla tüketiyorsa o güçten yeterince yararlanamazsınız.

Aydın’ın artık yerel imkânları ve yetkileri elinde bulunduranların küçük işleri dünyanın en büyük başarısıymış gibi sunmasından daha fazlasına ihtiyacı var.

Eski husumetlerin devletin gücüyle görülmeye çalışılmadığı, kişisel öfke ve hesapların kamu kurumlarının önüne taşınmadığı bir yönetim anlayışına ihtiyacı var.

Ankara’da Sayın Cumhurbaşkanı ile fotoğraf çektirmek, makam makam dolaşmak elbette siyasetin bir parçasıdır.

Ama asıl mesele o fotoğraftan sonra Aydın’a ne getirdiğinizdir.

Devlet makamlarını kişisel meseleler için yormak, kişisel taleplere güç kazandırmak için “Sayın Cumhurbaşkanımızın emri” gibi ifadelerin arkasına sığınmak ya da “Özel Kalem’den aradılar, Beyefendi o işin akıbetini soruyormuş” türünden yöntemlerle bürokratlar üzerinde baskı oluşturmaya çalışmak Aydın’ın enerjisini yükseltmez.

Tam tersine tüketir.

Aydın’ın ihtiyacı başka.

Ulaşım.

Trafik.

Su.

Tarım.

Sanayi.

Turizm.

Makro şehir planlaması.

Ve şehrin önümüzdeki 20-30 yılını belirleyecek büyük projeler…

Ankara’daki siyasi ve bürokratik güç bunlar için kullanılmalı.

Çünkü öfke, inat, intikam ve kişisel ikbal uğruna şehrin imkânlarının üzerinde tepinildiği sürece Aydın’ın enerjisi düşük kalır. Enerjisi düşük bir şehir de Ankara’daki gücünden gerektiği kadar yararlanamaz.

Daha kötüsü olur:

Aydın’ın Ankara’da oluşturduğu güçten başka şehirler ve başka şehirliler, Aydın’dan ve Aydınlılardan daha fazla yararlanır.

Bugüne kadar bunun örneklerini çok gördük.

Bundan sonra görmemeliyiz.

Ömer Karakaş’ın AK Parti’ye katılmasıyla Aydın’ın Ankara’daki siyasi ağı biraz daha genişledi, eli biraz daha güçlendi.

Şimdi mesele bu gücün ne için kullanılacağıdır.

Kişisel hesaplar için mi?

Siyasi rövanşlar için mi?

Yoksa Aydın’ın yıllardır bekleyen büyük meselelerini çözmek için mi?

Ben ikincisini bekliyorum.

Çünkü bugün Aydın’ın Ankara’da güç eksiği yok.

Aydın’ın asıl ihtiyacı, Ankara’daki bu gücü Aydın için aynı hedefe yöneltecek yüksek bir şehir enerjisidir.

O enerji oluşursa Aydın kazanır.

Oluşmazsa Ankara’da ne kadar güçlü olduğumuzun pek bir anlamı kalmaz. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.