Kötünün Kötüsü

Aydın; coğrafi işaretli ürünleriyle, kaliteli üretimiyle ve yetiştirdiği nitelikli insan kaynağıyla övünülecek bir şehirdir. Ancak her şey zıddıyla anlam kazanır.

Bu tablonun karşısında ise yıllardır şehrin kaynaklarını hoyratça tükettiği iddialarıyla gündeme gelen, hakkında çok sayıda soruşturma ve kovuşturma yürütülmesine rağmen siyasi hamlelerle ayakta kalmayı başaran Özlem Çerçioğlu gibi örnekler duruyor.

Bir yanda üretim, değer ve emek; diğer yanda tartışma, israf ve soruşturmalar… Aydın’ın gerçek hikâyesi, işte bu iki zıtlığın arasında yazılıyor.

Çerçioğlu’nun isteği doğrultusunda yıllardır bu şehirde gazeteciler hapse atılıyordu. Son dönemde ise siyasetçilerin de hedef haline geldiğine şahit oluyoruz.

Dün Aydın’da Özgür Özel’in mitingi vardı. Ancak Özlem Çerçioğlu, CHP’de siyaset yaparken bu şehrin gerçek durumunu anlatan, “tüyü bitmemiş yetimin hakkı”na vurgu yapan isyanlarımızı görmezden geldiği için, bugün Özgür Özel’e ve partinin üst yöneticilerine karşı derin bir kızgınlık ve kırgınlık taşıyoruz.

“Söz özüyle ağırdır, söyleyene bakılmaz” anlayışıyla hareket ettiğimizde, bugün Çerçioğlu hakkında eski genel başkanının ağzından çıkan her cümleye katılmamak mümkün değil.

Geçmişte, şehirdeki kontrollü muhalefet ortamına rağmen Çerçioğlu’nu az da olsa eleştirebilen bazı AK Partili siyasetçilerin bugün suskunluğa bürünmüş olması da ayrıca kırıcıdır.

Çünkü gerçek ortadadır: Özlem Çerçioğlu kötü bir belediye başkanı, kötü bir siyasetçi ve kötü bir insandır. Bunu Aydın bilir, Aydınlı bilir.

“Öyleyse neden seçiliyordu?” denebilir. Cevabı çok açık: Son iki seçimde Recep Tayyip Erdoğan karşıtlığı nedeniyle seçiliyordu. Bu durum, Erdoğan’a inananları da konsolide ediyor ve AK Parti bu şehirde Özlem karşıtlığı üzerinden oylarını güçlendirebiliyordu.

Özgür Özel’in Aydın’da yerel seçimleri yenileme teklifi, bir gerçeği ortaya koymak adına önemli bir adımdır. İnşallah karşılık bulur ve bizler de “kötü bir yanılgı içinde miyiz?” sorusunu test etme fırsatı buluruz.

Ömer Günel’in içeride olması meselesine de değinmek istiyorum. Aziz İhsan Aktaş’ın ortağı Baki Nogay’ın ifadeleri, Aydın’da yıllardır birebir tanık olduğumuz durumlar ve bugüne kadar bir şekilde üstü örtülen gelişmeler ortadayken; Özlem Çerçioğlu dışarıda olduğu her gün, içeriye atılan her belediye başkanının masum olduğuna inanmaya devam edeceğim.

Özlem Çerçioğlu, tüm medyası, trol ekibi ve siyasi yoldaşlarıyla dün bizi AK Partililer için çalışmak ve CHP düşmanı olmakla suçluyordu. Bugün ise aynı Çerçioğlu, kapı kapı dolaşıp bizi AK Parti düşmanı olarak anlatıyor.

Konuya açıklık getirmekte yarar var: Biz, her partinin içinde iyilerin de kötülerin de olduğunu; doğruların da yanlışların da bulunduğunu çok iyi biliyoruz. Bu yüzden tavrımız nettir: Kötünün karşısındayız.

Özlem Çerçioğlu kötüdür.

Bunu 2018 yılında yapayalnız dile getiriyorduk; bugün ise sayıca milyonlara ulaştık. Bu kötülük, Türkiye’de bir markaya dönüşmüş durumda; dünya markası olma yolunda da hızla ilerlemektedir.

Dün CHP’nin, bugün ise AK Parti’nin bu kötüye ve kötülüğe sahip çıkması ise ayrıca üzücüdür.

SAYIN BAKAN’A TAHİN VE PEKMEZİ TAVSİYE EDERİM

Türkiye’nin yeni Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek, yakında Aydın Kent Meydanı’ndaki fuara katılacak. Kurumun ürünlerini bizzat test etmiş biri olarak, Sayın Bakan’a bazı tavsiyelerde bulunmak istiyorum.

Gıdada tağşişin son derece yaygın olduğu günümüzde, cezaevi mahkumlarının emekleriyle üretilen ve devlet titizliğiyle işlenen ürünler gerçekten dikkat çekici bir kalite ve lezzete sahip. Bu ürünlerin başında tahin ve pekmez geliyor.

Sayın Bakan’a ve herkese gönül rahatlığıyla tahin ve pekmezini tavsiye ederim.

Zeytinyağını da özellikle anmak isterim; ancak fiyatı biraz yüksek. Kantinden litresini 470 TL’ye alıyorduk, yüzde 20 de zam olacaktı.

Bu vesileyle, İşyurtları konusunda eski Adalet Bakanı Sayın Cemil Çiçek’in yaklaşımının Adalet Bakanlığı ve personeli için çok kıymetli olduğunu da belirtmek istiyorum. Kurumu, işleyişini ve bu konuyu daha sonra detaylıca anlatmak isterim. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.