• 1 Ağustos 2026, Cumartesi

Küller Arasında Kalan Sadece Ağaçlar Değil

Çine’de üç gündür yüreğimizi yakan yangın, nihayet kontrol altına alındı ya da en azından gücünü büyük ölçüde kaybetti. Ancak geride bıraktığı acının, dumanı kadar kolay dağılmayacağını hepimiz biliyoruz.

Gördüğümüz görüntüler hafızalarımızdan uzun yıllar silinmeyecek. Alevlerin arasında can veren hayvanlar… Evini, bahçesini, yılların emeğini kaybeden insanların çaresiz bakışları… “Yandık!” diye feryat eden teyzelerimizin sesleri hâlâ kulaklarımızda çınlıyor. Bu yangın sadece ormanı değil, hepimizin yüreğini de yaktı.

Öncelikle memleketime, hemşehrilerime ve bu felaketten etkilenen herkese geçmiş olsun.

Elbette biz bu toprakları yeniden yeşertmesini biliriz. Fidan dikeriz, yaraları sararız, küllerin arasından yeniden hayat filizlenir. Fakat asıl mesele, aynı acıları bir daha yaşamamaktır.

Bu yıl baharın yağışlı geçmesi nedeniyle otlar normalden çok daha fazla büyüdü. Yaz sıcaklarıyla birlikte bu yoğun bitki örtüsü, yangının çok hızlı yayılmasına neden olan en önemli etkenlerden biri oldu. İklim değişikliğinin etkisiyle sıcak hava dalgalarının ve kuvvetli rüzgârların arttığı da artık bilimsel bir gerçek. Bu nedenle orman yangınlarına karşı eski yöntemlerle mücadele etmek yeterli olmayacaktır. (Reddit)

Artık daha güçlü tedbirler almak zorundayız.

Orman köylerini güçlendirmeliyiz. Köylünün toprağında, ormanında yaşamaya devam etmesini sağlamalıyız. Çünkü ormanın gerçek sahibi, ona her gün göz kulak olan insandır.

Gönüllü orman bekçiliği sistemleri yaygınlaştırılmalı, erken uyarı teknolojileri daha etkin kullanılmalı, yangın emniyet yolları ve koruma şeritleri artırılmalı, kuru otların oluşturduğu risk belirli dönemlerde kontrollü şekilde azaltılmalıdır.

Ama bütün bunlardan daha önemli bir ihtiyaç var:

Ormanı yakmayacak insanlar.

Orman içinden geçen yollarda sigarasını camdan atmayacak insanlar…

Piknik alanını terk ederken ateşini tamamen söndürecek insanlar…

Bir kıvılcımın binlerce cana mal olacağını bilecek insanlar…

Çünkü bazen bir kibrit sadece bir ağacı değil, bir ömrü, bir yuvayı, bir hatırayı yakıyor.

Bu yangının çıkış nedeni elbette yürütülen soruşturmalar sonucunda ortaya çıkacaktır. Sebebi ne olursa olsun, ihmal de kasıt da aynı acıyı yaşatıyor. Bu nedenle olayın tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesi büyük önem taşıyor.

Bugün devletimize de milletimize de hepimize görev düşüyor.

Devlet; teknolojisini, personelini ve önleyici tedbirlerini güçlendirmeli…

Yerel yönetimler; riskli alanların bakımını ve koordinasyonunu artırmalı…

Vatandaş ise ormanı kendi evi gibi korumalı.

Çünkü orman sadece ağaç değildir.

Nefestir.

Sudur.

Topraktır.

Yarındır.

Ve unutmayalım…

Bir orman, yıllarca büyüyor; ama birkaç saatte kül olabiliyor. Bizim görevimiz sadece yanan ormanları yeniden yeşertmek değil, bir daha yanmalarına izin vermeyecek bir bilinç oluşturmaktır. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.