Yıl 2013…
Özlem Çerçioğlu Aydın Belediye Başkanı ve CHP’nin 2014 yerel seçimlerinde Aydın Büyükşehir Belediye Başkanlığı için en güçlü, hatta neredeyse kesin adayı.
O günlerde Özlem Hanım’ın, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun güvenini kazanmaya çok ihtiyacı var. Çünkü yalnızca kendi adaylığını değil, ilçelerde kimlerin belediye başkan adayı olacağını da mümkün olduğunca belirlemek istiyor.
Kılıçdaroğlu’nun Aydın’da en güvendiği siyasetçilerden biri ise Mesut Özakcan. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda birlikte çalışmışlar. Kılıçdaroğlu’nun Özakcan’ın dürüstlüğüne duyduğu güven oldukça yüksek.
Özlem Çerçioğlu, Kılıçdaroğlu’na gidiyor ve Efeler Belediye Başkan adayının Mesut Özakcan olması gerektiğini söylüyor.
Siyasette bazen kralın kulağına fısıldayan, kraldan daha etkili olabilir.
Bu prensibi iyi bilen Çerçioğlu, bir başka dengeyi de kuruyor. Akif Hamzaçebi ile Deniz Atabay’ın Didim adaylığında mutabık kalıyor.
Efeler’de Kılıçdaroğlu’nun güvendiği isim, Didim’de Hamzaçebi’nin desteklediği isim aday olunca Kuşadası konusunda eli rahatlıyor. Orada da Özlem Çerçioğlu’nun tercihi Özer Kayalı oluyor.
Konuyu fazla dağıtmayacağım.
Bu isimlerin tamamı belediye başkanı seçiliyor.
Sonrasında ise işler değişmeye başlıyor.
Benim gözlemime ve o dönemde edindiğim bilgilere göre Özlem Hanım, Mesut Özakcan ve Özer Kayalı’dan beklediği performansı alamıyor. Özellikle belediyelerin ekonomik ve siyasi gücünün paylaşımı konusunda ciddi anlaşmazlıklar yaşanıyor. Benim ifademle, “rantın paylaşımı” meselesi büyük sorunlara ve kavgalara dönüşüyor.
Kuşadası işi daha kolay çözülüyor.
Özer Kayalı’nın üzeri çiziliyor ve 2019 yılında yerine Ömer Günel aday gösteriliyor.
Efeler ise daha zor.
Çünkü karşısında Kemal Kılıçdaroğlu’nun güvendiği Mesut Özakcan var.
İşte tam bu süreçte Özlem Çerçioğlu benden yardım istedi.
Bana söylediği sözleri bugün bile hatırlıyorum:
“Çineli birini, Fatih Atay’ı aday yapacağız. Genel Başkan’ın Mesut Özakcan’a duyduğu güvenin kırılması için bir şeyler bulmamız lazım.”
Sonuç?
Aday Fatih Atay oldu.
Ama çok geçmeden Özlem Hanım, Fatih Atay ile de anlaşamadı.
Yıllar geçti, 2024 yerel seçimleri geldi.
Bu kez denklemde Ömer Günel vardı.
Özlem Çerçioğlu’nun Özgür Özel’e giderek, “Ben İzmir adayı olayım, Ömer Aydın’ı kazanır” dediğini biliyoruz. Ancak İzmir adaylığı gerçekleşmeyip kendisi yeniden Aydın Büyükşehir Belediye Başkan adayı olunca, bu kez karşısında gelecekte kendisine rakip olabilecek güçlü bir siyasi figür bulunduğunu fark etti.
Benim değerlendirmeme göre, bundan sonra Ömer Günel’in güçlenmemesi için ciddi bir mücadele başladı.
Orada yaşananları zaten biliyorsunuz.
Ben size Nazilli’yi anlatacağım.
CHP Genel Merkezi, Nazilli Belediye Başkanlığı için Gamze Metin Yolcu’yu aday gösteriyor.
Özlem Hanım’ın bu tercihe itirazı var.
Çünkü benim yıllardır gözlemlediğim kadarıyla Özlem Çerçioğlu, Aydın siyasetinde kendisinden bağımsız biçimde güçlenebilecek kadın siyasi figürlerden özellikle rahatsız oluyor.
Ferda Erkut Çağlar’ın adını Aydın siyasetinin hafızasından silmenin ne kadar zor olduğunu en iyi bilenlerden biri de kendisi.
Üstelik mesele yalnızca kadın siyasetçiler değil.
Kendi koltuğuna oturma potansiyeli taşıyan güçlü erkek siyasetçiler de aynı kategoride.
Önce yakınlaşılıyor, destekleniyor, önü açılıyor…
Sonra güçlenmeye başladığında ilişkiler bozuluyor.
Gamze Metin Yolcu’nun kısa adaylık sürecinde de kendisini ve yakın çevresini yakından tanımaya yönelik kampanyalar yürütüldüğünü, çeşitli baskılar ve tehditler oluşturulduğunu o günlerde duymuştuk.
Sonunda Gamze Metin Yolcu adaylıktan çekildi.
Yerine Özlem Çerçioğlu’nun istediği isim geldi:
Ertuğrul Tetik.
Ve bugün…
Ertuğrul Tetik’in CHP’den istifa edip bağımsız kaldığı haberlerini izliyoruz.
Başkan çok üzgün.
Kameraların karşısında gözyaşlarına hâkim olamıyor.
Kulislerde AK Parti’ye geçmek için başvurduğu, dosyasının kabul edilmesi halinde AK Parti’ye katılabileceği; bunun gerçekleşmemesi durumunda ise Yeni Parti seçeneğinin gündeme gelebileceği konuşuluyor.
Şimdi bütün bu hikâyeyi başından itibaren yeniden okuyun.
2013’ten bugüne…
Mesut Özakcan…
Özer Kayalı…
Fatih Atay…
Ömer Günel…
Gamze Metin Yolcu…
Ve şimdi Ertuğrul Tetik…
Sizce bütün bunları kim, hangi motivasyonla kurguluyor?
Kimler gerçekten kendi siyasi iradesiyle hareket ediyor, kimler başkalarının kurduğu oyunda rol alıyor?
Asıl soruyu da sormadan geçmeyelim:
Aydın’da en büyük rantı kim elde ediyor?
Onun istediğini yapmayanların, onun siyasi ve ekonomik düzenine hizmet etmeyenlerin başına zaman içerisinde neler geliyor?
Biraz hafızanızı kurcalayın.
Geçmişte kimler yanındaydı, sonra kimler karşısında buldu kendisini?
Kimler aday yapıldı?
Kimlerin üzeri çizildi?
Kimler yükseltildi, sonra kimler tasfiye edilmek istendi?
Bu soruların cevaplarını verdikten sonra Ertuğrul Tetik’in gözyaşlarına bir kez daha bakın.
Belki o gözyaşlarının anlamı da değişecektir.
Başlar kuma gömülebilir ama insan bütünüyle saklanamaz.
Dışarıda kalan kısım, bazen içeride saklanmaya çalışılanın ne olduğunu anlatmaya yeter.
Aydın siyasetinde yıllardır yaşananlara baktığımda gördüğüm tablo da tam olarak budur.
İsimler değişiyor.
Adaylar değişiyor.
Dostluklar, ittifaklar, düşmanlıklar değişiyor.
Ama oyunun mantığı pek değişmiyor.
Ertuğrul Tetik için de şarkımız Nesrin Sipahi’den gelsin:
“Ağlama değmez hayat bu gözyaşlarına…”

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.