AyFm 100.5

Sorun Çerçioğlu’nun sorunu, AK Parti’nin değil

Anket rakamları Aydın’da bir partinin değil, bir yönetim anlayışının iflas ettiğini gösteriyor.

Geçtiğimiz günlerde açıklanan anket sonuçları, Aydın siyasetinde uzun süredir dillendirilen bir gerçeği artık rakamlarla da görünür kıldı: Özlem Çerçioğlu siyaseten ciddi bir düşüş sürecine girmiş durumda. Üstelik bu tablo, muhalif bir kaynaktan değil; yaklaşık 20 yıldır Çerçioğlu’nun en güvendiği, neredeyse her seçim döneminde yol yürüdüğü BUPAR Araştırma’nın, Erdal Akaltun imzasını taşıyan çalışmasından çıktıysa, üzerinde özellikle durmak gerekir.

Yani mesele bir “karşı cephe algısı” değil, bizzat kendi aynasından yansıyan bir görüntüdür. Ve o aynada görünen şudur: Aydın seçmeni artık eski hikâyelere eskisi kadar ikna olmuyor, eski ezberler tutmuyor. Siyaset sahnesinde dengeler sessiz ama derin biçimde değişiyor, şekerim.

Anket sonuçları benim için sürpriz değil; Aydınlılar için de sürpriz olduğunu sanmıyorum. Bir dönem yüzde 56’ları bulan oy bandından yüzde 16,4 seviyesine gerilemek, siyasette sıradan bir düşüş değil, adeta serbest düşüştür. Ve bu tablo, ne şişirilmiş rakamlarla ne de algı operasyonlarıyla oluşturulmuş bir kurgu… Aydın halkındaki Özlem Çerçioğlu karşılığı, manipülasyona gerek kalmadan, makyajsız ve yalın hâliyle ortaya çıkmıştır.

Bugün karşımızda duran manzara; yıllardır biriken memnuniyetsizliğin, görmezden gelinen sorunların ve “nasıl olsa gideri var” rehavetinin doğal sonucudur. Siyaset bazen çok gürültülü kopuşlar yaşar, bazen de sessizce çöker. Aydın’da yaşanan tam olarak budur, cancağızım.

Çerçioğlu, ankete yansıyan tabloyu manipüle edebilmek adına sonuçlar açıklanmadan iki üç gün önce harekete geçti; yazılar servis edildi, paylaşımlar organize edildi, zemin hazırlanmaya çalışıldı. Ancak nafile… Çünkü gerçek, ne kadar örtülmeye çalışılırsa çalışılsın, bir noktada kendini dayatıyor.

Bu anketi sadece basın ve Aydın halkı değil, AK Parti Genel Merkezi’nin de yakından gördüğünü ve not ettiğini düşünüyorum. Sonuçlar açıklandıktan sonra ise bu kez başka bir manipülasyon devreye sokuldu; rakamların kamuoyunda sağlıklı biçimde tartışılmasının önüne geçilmek istendi. Ama o da tutmadı. Çünkü algıyla inşa edilen duvarlar, hakikatin karşısında uzun süre ayakta kalamıyor.

Artık şu nettir: Ortaya çıkan tablo, Aydın’da AK Parti’nin sonucu değil, doğrudan doğruya Özlem Çerçioğlu’nun kendi sonucudur. Çerçioğlu’nun verdiği mücadele; yıllardır AK Parti’ye gönül vermiş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve davasına sadakatle bağlı partililerin mücadelesi değildir.

Bu tablo; milletvekillerinin, ilçe teşkilatlarının, il yönetiminin ya da genel merkezin eseri hiç değildir. Çerçioğlu’nun bugün düştüğü noktada AK Parti’nin bir kabahati, bir suçu yoktur. Bu, 20 yıldır Aydın’ı algıyla, şovla, vitrin siyasetiyle, hizmetsizlikle yönetmenin doğal sonucudur.

Bir çivi çakmadan, sorunları öteleyerek, kenti makyajlayarak gelinen nokta budur. Aslında bu sonuç, 20 yıldır AK Partili siyasetçilerin dikkat çektiği Çerçioğlu profilinin nihayet rakamlara yansımasından başka bir şey değildir, şekerim.

Yirmi yıl boyunca kurulan bu kara düzenin içinde AK Parti’nin hiçbir dahli yoktur. Ortada siyasi bir manevradan çok, kişisel çıkarları önceleyen bir hamle vardır. Çerçioğlu, kendi siyasi geçmişini AK Parti eliyle “aklamaya”, kendi çöküşünün faturasını başkalarına kesmeye çalışmaktadır. Ancak gerçekler inatçıdır.

Nitekim anketlerde ortaya çıkan oy oranı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Aydın’da aldığı oyların neredeyse üçte biri seviyesindedir. Bu da şunu göstermektedir: Partinin Aydın’daki oyu büyük ölçüde kendini korumaktadır. Halkın Özlem Çerçioğlu’na karşı derin bir güvensizliği oluşmuştur; fakat AK Parti’ye yönelik güven hâlâ güçlü biçimde devam etmektedir, bir tanem.

Ne var ki Çerçioğlu’nun içine düştüğü bu tablo, yalnızca kendisini tüketmekle kalmamakta, aynı zamanda AK Parti Aydın teşkilatına da haksız ve ağır bir zarar vermektedir. Ve Aydın siyasetinde asıl görülmesi gereken gerçek tam olarak budur.

Unutulmamalıdır ki Aydın’da bugün tartışılan şey bir partinin geleceği değil, bir dönemin kapanışıdır. Algıyla ayakta duranlar, gerçekle yüzleştiğinde ayakta kalamaz. Sandık da, anket de, sokak da aynı şeyi söylüyor: Sorun AK Parti’nin değil, sorun Özlem Çerçioğlu’nun sorunudur. Ve bu hikâyenin sonu çoktan yazılmaya başlanmıştır. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.