• 29 Haziran 2026, Pazartesi

Kırk İki Gün Sonra

Son yazımı 18 Mayıs'ta kaleme almıştım. Öğrencilik hayatım devam ettiği için dönem sonu ödevleri, sınavlar ve makale çalışmalarıyla yoğun bir süreç geçirdim. Bu arada neden yazmadığımı merak eden çok sayıda telefon ve mesaj aldım. İlgiyle takip eden kıymetli okurlarıma, yazamadığım bu süreçte gösterdikleri anlayış ve hoşgörü için teşekkür ediyorum.

Geçen haftanın büyük bir bölümünü Ankara'da geçirdim. Kulisleri dinledim, nabız yokladım. Başkent, NATO Zirvesi'ne hazırlık yaparken dünya liderlerini ağırlamaya hazırlanıyordu. Ancak ben, herkesin konuştuğu genel başlıklar yerine Ankara kulislerinde dillendirilen farklı bir konudan söz edeceğim.

Ankara'da konuşulan en dikkat çekici başlıklardan biri, yerel seçimlerin 2027 yılının Mart ayında, yani bugünden yaklaşık dokuz ay sonra yapılabileceği yönünde. Bu senaryoya göre, yerel seçimlerin erkene alınabilmesi için gerekli Anayasa değişikliğinin zemininin oluştuğu, Ekim ayında başlayacak yeni yasama döneminde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yeterli çoğunluğun sağlanarak bu düzenlemenin hayata geçirilebileceği ifade ediliyor. Böyle bir durumda, 2024 Mart ayında seçilen belediye başkanlarının görev süresi yaklaşık üç yıl ile sınırlı kalabilir.

Erken yerel seçimin gerekçeleri arasında, çok sayıda belediye başkanının yürütülen soruşturmalar ve hukuki süreçler nedeniyle görevlerinden uzaklaştırılması, bazı DEM Partili belediyelerde ise kayyum yönetiminin bulunması gösteriliyor. Ancak Ankara kulislerinde bunun yalnızca görünen gerekçeler olduğu, asıl hedefin genel seçim öncesinde siyasi zemini test etmek olduğu değerlendirmesi yapılıyor.

Konuşulanlara göre, yapılması planlanan Anayasa değişikliği yalnızca yerel seçim takvimini değil, Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve adaylık kriterleriyle ilgili bazı düzenlemeleri de kapsayabilir. İç ve dış gelişmeler nedeniyle ekonomiyi toparlamakta zorlanan hükümetin, halk nezdindeki karşılığını ölçmek istediği; erken yapılacak yerel seçimlerin aynı zamanda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bir dönem daha adaylığına ilişkin kamuoyu eğilimini gösteren önemli bir gösterge olacağı ifade ediliyor.

Bu gelişmelerin Aydın'a nasıl yansıyacağı konusunda da kulislerde dikkat çekici değerlendirmeler dinleme fırsatı buldum.

Cumhuriyet Halk Partisi'nde devam eden belirsizlik netleşmeden o cepheyi konuşmak için henüz erken görünüyor. Ancak iktidar cephesinde, Özlem Çerçioğlu'nun adaylığı üzerinden Aydın'da büyük bir oy artışı sağlanabileceğine yönelik planlar yapıldığı konuşuluyor.

Kulislerde, Özlem Çerçioğlu'nun asıl hedefinin yeniden Aydın Büyükşehir Belediye Başkanlığı olmadığı; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığını istediği dile getiriliyor. İstanbul seçeneği gerçekleşmezse İzmir adaylığına da sıcak bakabileceği ifade ediliyor.

Bu noktada bana en çok yöneltilen sorulardan biri de şu oldu:

"Çerçioğlu neden Aydın'ı istemiyor?"

Elbette bu tamamen kendi siyasi tercihidir. Ancak bana göre İstanbul ya da İzmir'i tercih eder, bunlar olmazsa Aydın'a razı olur. Çünkü Aydın'daki siyasi hikâyesinin sonuna yaklaştığını kendisi de görüyor. Daha büyük bir şehirden aday olması hâlinde seçimi kazanamasa bile siyasi kariyerini daha güçlü ve daha prestijli bir şekilde tamamlayabileceğini düşündüğünü tahmin ediyorum.

Benim kanaatim, bu nedenle Aydın'da yeniden aday olmak istemediği ve yerine Seda Sarıbaş'ın aday olabileceği yönünde bir algı oluşturulmaya çalışıldığıdır. Tıpkı geçmişte CHP içerisinde İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adaylığını istediği dönemde, Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel'in Aydın'ı kazanabilecek isim olduğunu genel merkeze ifade ettiği iddialarında olduğu gibi.

Ancak potansiyel adayların gönlünden geçenin tek başına bir anlamı yok. Son sözü yine seçmen söyleyecek.

Siyasi partileri, Aydınlı'nın gönlünü kazanmanın hiç de kolay olmayacağı zorlu bir seçim süreci bekliyor.

Şahsen, bugüne kadar adı çok fazla konuşulmayan üçüncü bir adayın ya da üçüncü bir siyasi seçeneğin de iddialı olabileceği bir yerel seçim atmosferi bekliyorum.

Ankara kararını verdiğinde, her ilde olduğu gibi Aydın'da da hareketli ve heyecanlı günler başlayacak.

Temennim ise her şeyden önce bu şehrin galip gelmesi, küme düşme seyrinden yükseliş trendine geçmesidir.

Bu kez Aydın kazansın. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.