Aydın Valiliğine atanan Dr. Osman Varol, Cuma günü görevine başladı. Aynı gün sahaya inerek vatandaşlarla sohbet etti, esnaf ziyaretlerinde bulundu ve Şehitler Abidesi’ne çiçek bıraktı. Ertesi gün ise eşi Funda Hanım ile birlikte Cumartesi pazarında alışveriş yaptı.
Aydın’da uzun süredir devlet makamlarını adeta meşgul eden, valiliğin imkânlarını kişisel çıkarlarına dönüştürmeye çalışan bazı bürokratik, siyasi ve ticari çevrelerin etkisine kapılmadan doğrudan halkın arasına karışması ve vatandaşla güçlü bir bağ kurması, özlenen bir tabloyu yeniden ortaya koydu.
Sayın Vali iyi bir başlangıç yaptı. Bu anlayışını sürdürmesi halinde, Aydın’da valiliğin imkânlarının (YİKOB) ve devlet kaynaklarının toplumun ortak yararına hizmet edeceğine dair hiçbir şüphem yok.
Hoş geldiniz Vali Bey.
ÖZGÜR ÖZEL İZLENİMLERİM
Özgür Özel ile İstanbul’da karşılaştık, aynı uçakla İzmir’e döndük. Bu anı bir fotoğrafla sosyal medya hesaplarımda da paylaştım. Denge yazarı Tuncer Altıntaş, gözlemlerimi yazmamı istemiş.
Halkla iletişimi oldukça iyiydi. Uçakta yolcuların ilgisi yoğundu. Sıradan, sade bir vatandaş gibi seyahat etti. Telefonunda bir süre bulmaca oyunu oynadı.
Bir ara yolcular arasında, Özgür Özel nedeniyle kısa süreli bir tartışma yaşandı. İsveç’te yaşadığını söyleyen bir yolcu, uçak havalandıktan ve kabin sessizliğe büründükten sonra yüksek sesle, “Uyuyacaktım ama Özgür Özel burada, uyuyamam…” şeklinde konuştu. Ön sırada oturan başka bir gurbetçi yolcu, sessiz olması gerektiğini söyleyince aralarında İngilizce devam eden bir tartışma başladı. Öndeki yolcu, “Ailelere ve çocuklara saygılı olun” derken, arkadaki kişi “Ailelere ve çocuklara saygım var, sana yok” şeklinde karşılık verdi.
Tartışmanın büyümemesi için Özgür Özel’in korumasının bir bakışı yeterli oldu.
Uçağa binerken de inerken de yolcularla iletişimi güçlü, ilgi gören bir profil çizdi. Nereye gittiğini soranlara ise, Anneler Günü dolayısıyla memleketi Manisa’ya gittiğini ifade etti.
Siyasi rakiplerinin ve bazı iletişim profesyoneli yorumcuların çoğu zaman tarif ettiğinin aksine, halkta karşılığı olan, samimi bir Özgür Özel izlenimi edindim.
ÇAY KAVGASI
Aydın’da devam eden çay tartışmalarını yorumlamam isteniyor.
Olay açık: Özlem Çerçioğlu CHP’den AK Parti’ye geçtikten sonra ekibi CHP’de kaldı. Örgütte ve CHP’li belediyelerde Çerçioğlu’nun insan kaynağı üzerindeki etkinliği devam etti.
Kuşadası’nda Ömer Günel’in varlığı, Çerçioğlu açısından bir miktar denge unsuru oluşturuyordu. Onun da cezaevine girmesinin ardından, Aydın’da CHP’nin Çerçioğlu’na yönelik politika üretemediği ve gündem oluşturamadığı bir tablo ortaya çıktı.
Galiba Çerçioğlu’ndan CHP’deki ekibine, “Bana öyle bakmayın, anlayacaklar…” türünden bir eleştiri gitti. Ardından Anıl Yetişkin ortaya sürüldü. Hatta sürülmedi; Çerçioğlu’nun trollerince yazılan ve çizilenlerle oyuna çekildi. Sanki siyasi bir rekabet varmış gibi bir tiyatro sahnelenmek istendi.
Çay üzerinden bir tartışma başlatıldı ve süreç hâlâ devam ediyor.
Aydın’da, Anıl Yetişkin’in yönettiği Efeler Belediyesi dahil olmak üzere CHP’li belediyelerin tamamına yakınında, Çerçioğlu’na rağmen bırakın siyaset yapmayı, basit bir işlem dahi yapılamıyor.
Çay kavgası, CHP içinde Çerçioğlu’nun istemediği kişilerin egemen olmaması için kitlenin gazını almaktan öteye geçmez.
Bana göre tablo net:
Aydın’da Özlem Çerçioğlu, eski partisi CHP üzerinde, yeni partisi AK Parti’den daha belirleyici bir etkiye sahip. CHP’li belediyelerin büyük bölümünde ise, onun bilgisi ve onayı dışında neredeyse hiçbir adım atılamıyor.
Çerçioğlu isterse yarın Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nde çoğunluğu da elde edebilir. Ancak siyasi ekibinin tamamını yeni partisine taşımayı tercih etmiyor; çünkü güçlü kalabilmek için güçsüz görünme politikasına ihtiyaç duyuyor.
Demedi, demeyin…



ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.