Selam sabah, selamlaşıp hâl hatır sormak... Hâl hatır sormak, dijital âlemde sembollere havale edilmiş... İki kelâm etmek, tarih olmuş... Hâl hatır olmayınca her bir şeyin tadı kaçmış... Sabahın büyüsü bozulmuş... Sabah, insan hayatında yalnızca yeni bir günün başlangıcı değil; aynı zamanda umutların, tazelenmenin ve yeniden doğuşun remzi... Güneşin ufuktan yükselişiyle birlikte doğanın sessiz uyanışıdır sabah... İnsana derin bir huzur ve enerji veren zaman dilimidir sabah... Kuşların cıvıltısının işitildiği, serin sabah rüzgârının ve gökyüzünün yavaş yavaş aydınlanmasıdır sabah... ‘Sabah’ı sabah yapan ise selam sabah...
Sabah saatleri, zihnimizin en berrak olduğu an... Yeni bir başlangıç yapma hissi, motivasyonumuzu artıran şey... Bu yüzden sabahları yapılan dua, kısa bir yürüyüş vb. etkinlik, günün geri kalanını olumlu etkiler... Sabahın sessizliği, kendimizle baş başa kalmamıza, kendimizle yüzleşmemize ve içsel dengemizi bulmamıza sebep... Sabahın erken saatlerinde her şey, en saf hâlinde olur... Çiçeklerin üzerindeki çiy damlaları, toprağın serin kokusu ve güneşin ilk ışıkları, bizi doğayla bütünleştirir... Güneş doğmadan aldığımız nefes, gerçekten enfes... Hayatın karmaşasından uzaklaşıp dinginliği hissetmek için eşsiz... Sabah, bir vakit; aynı zamanda bir hayat felsefesi... Bu; erken kalkmak, günü verimli geçirmek için bir fırsat... Sabahı değerlendirebilmek, hayatımızı daha anlamlı ve üretken kılabilmek demek... Sabah, güne başlamanın ötesinde; ruhumuzu, bedenimizi ve zihnimizi harekete geçirmek... Sabahı doğru yaşamak, günün geri kalanının doğru şekillenmesi için gerekli...
Selamsız sabah; sabahsız selam olmaz... Sabahın taze enerjisini ve barındırdığı derin anlamları selam ile idrak etmek mümkün... Keyifli sabah, selam ile başlar... Sabahın hayrı, selam ile devam eder... Her bir sabah, hayat kitabımızın bir sayfası... Her günün başlangıcı olan sabah, yalnızca güneşin doğuşuyla gerçekleşen astronomik bir olay değil... Karanlığın yerini ışığa bıraktığı o eşsiz geçiş anı... Bize hayata dair sessiz lâkin derinden bir ders verir... Elbette her gecenin de bir sabahı var, her sabahın da bir gecesi... Her son, yeni bir başlangıcın habercisi... Arınmadır, beyaz sayfadır sabah... Gece, günün yorgunluğunu, hatalarını ve karmaşasını örten bir yorgan gibi... Sabah, yorganın kalktığı, dünyanın yeniden yıkanmış gibi göründüğü an... Sabah, geçmişin yüklerinden kurtulma fırsatı... Dünde her ne yaşanmışsa geride kalır... Sabah şafak vaktinde her insana temiz bir defter uzatılır... Bu, Hakk’ın bize verdiği yeni bir armağan... Sabahın ilk ışıkları, bizim için belirsizliğin ortasında beliren bir rehber olur yeniden... Gece boyunca büyüyen korkularımız, sabahın berraklığında küçülür de küçülür... Sabahı yaşayamayan çok şey kaçırdığının asla farkında olamaz... Sabah; bize dayanıklılığı öğretir, en uzun gecenin bile bitmek zorunda olduğunu belletir... İyimser olmamızı sağlar... Işığın her zaman karanlığı yeneceğini gösterir... İhtimalleri hatırlatır... Henüz yaşanmamış olanın heyecanını tattırır... Sabah, sessizliğin gizemli sesidir... Sabahın erken saatlerindeki o kendine has sessizlik, aslında büyük bir gürültünün öncesindeki hazırlık evresidir... Bu sessizlik, bizim kendi iç sesimizle buluştuğumuz en verimli alandır... Sabah, tohumun toprak altında çatlama an’ıdır... Henüz hiçbir şey gerçekleşmemiştir ancak her şey gerçekleşmeye hazırdır... Her sabah, yeniden varoluştur, uyanıştır... Sabah, bize hayatın döngüsel olduğunu hatırlatır... Hayat yolculuğunda sabah, her gün yeniden kalibre edilen pusula misâlidir... Gözlerimizi her sabah açtığımızda aslında sadece uyanmayız; yenileniriz... Sabah, yeniden doğuşumuzdur; ışığın karanlığa karşı kazandığı her günkü zaferimizdir... Bu zaferi taçlandıran ise, birbirimizle olan selam sabahımız... Hatır sormamız, hatır almamız... Gönül kırmayı espri zannedenlerin bunu anlaması zor...
Mâlum, sabahın hayrını göz ardı edenler, sabahın köründe olmakla kendilerini çıkmaza sokarlar... ‘Sabahın körü’, ortalığın henüz ağarmadığı, güneşin doğmadığı, çok erken vakit... İnsanların çoğunun uykuda olduğu, günün en erken ve karanlık zaman dilimi... İnsanın sabahın erken saatlerinde iş yapmayı zül sayması, akla ziyan bir durum... Sabahın körü, eylemin vaktinden çok önce yapıldığını söylemek için uydurulmuş avunma biçimi... Sabahın körü, sabahın hayrı olmadıkça ne desek boş... Bütün mesele ‘selam sabah’ın ne olduğunu bilebilmek aslında... Selam sabah: Sabah-ı şerifleriniz hayır olsun! (Sabahınız aydın, hayırlı, uğurlu ve bereketli olsun.)... ‘Sabah-ı şerifleriniz hayır olsun’ sözünün ne demek olduğunu anlayabilmek, sabahı idrak edip yaşamakla olur... “Sabah namazını kılan kimse, Allah’ın koruması altındadır... - Sabah saatlerinde bereket vardır... - Sabahleyin erkenden işlerinize başlayın, çünkü sabah vakti bereketlidir.” (Hadis-i Şerif)... “Sabah, ruhun yeniden diriliş vaktidir. Güneş doğarken gönlünü de aydınlat... - Sabah, karanlıkların ardından gelen bir müjdedir. Her sabah, yeni bir başlangıçtır.” (Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî)... “Sabah vakti, kalbin Allah’a en yakın olduğu vakittir. O vakitte yapılan dua, en makbul olanıdır... - Sabahın bereketi, sadece erkenden işe başlamakla değil, Allah’ı anmakla da gelir.” (İmam Gazali)... “Sabahın nuru, gönülleri temizler. Gönlünü sabah gibi saf tut ki ışık saçasın... - Sabah, Allah’ın bizlere sunduğu bir rahmettir. Her sabah, yeni bir umut taşır.” (Yunus Emre)... “Sabahın ilk ışıkları, insanın kalbini tazeler. Her gün yeni bir başlangıçtır, eskiyi bırak ve yeniyi kucakla.” (Sadi Şirazi)... “Sabahın bereketi, uyanan ruhlara şifa olur. Erken kalkan yol alır.” (Hacı Bektaş Veli)...
Gün, selam sabahla anlamlı... Söz ve yazı, selam sabahla kıymetli... Hâl hatır, selam sabahla iyi... Her hayırlı iş, selam sabahla bereketli... ‘Selâmsız sabahsız’ olmak, bir yere aniden ve habersizce gelmeyi veya bir kişiyle aradaki tüm iletişimi ve bağı koparmak demek... Bir kimsenin, sosyal nezaketten ve bağlardan uzak durmasıdır bu... Selâm vermeyen veya almayan, kaba, soğuk veya topluma aykırı olan biridir... Selâmsızlık; güven, barış ve sosyal bağdan yoksun olmaktır... Selâmsız olan; sosyal bağları koparır, iletişimi felç eder... Böyle biri, kayıtsızdır, duyarsızdır, kendine ve topluma kapalıdır... Selâm; sevgi ve saygıyı artırır... Selâmsızlık; soğukluğa ve dışlanmaya neden... Selam, sevgi ve saygılarımla.
AKIL-KALP PUSULASI
Muzaffer ÇEVEN



ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.