Sol yanımız, kalbimiz...Sağ yanımız, aklımız...Kalbimiz, vücudumuzda göğüs kafesimizin içinde, iki akciğerimizin arasında... Kalbimiz, sol tarafımızda, ancak tamamen sola yapışık değil... Kalbimizin büyük kısmı göğsümüzün orta hattının biraz solunda... Yaklaşık üçte ikisi sol tarafımızda, üçte biri sağ tarafımızda... Kalbimizin ucu (apeks) sola ve aşağıya doğru... Bu yüzden kalp atışını sol göğsümüzde (mediasten -göğüs boşluğumuzun orta bölgesi) daha belirgin hissederiz...Psikolojik açıdan, sol yanımız, içsel düşüncelerimiz, duygularımız ve hayâl gücümüz... İç dünyamız, algılama biçimimiz, karar mekanizmalarımız ve hissediş tarzımız...
Sol yanımızın acıması; geçmişten kopuşumuz, köklerimizi yitirişimiz... Kaybettiğimiz değerler, unuttuğumuz ritüeller, yabancılaştığımız mahallemiz, konuşmaktan çekindiğimiz dilimiz… Bütün bunlar sol yanımızı acıtan şeyler... Toplumsal hafızamızın tahrif edilmesi, aidiyetlerimizinyitirilmesi; sol yanımızı sürekli acıtan gerçekler... Bu nedenle, sol yanımız, dayanışmanın, eşitlik arayışının ve adâlet mücadelesinin sembolü... Kalbimizin sol tarafta atması; vicdanın ve insanlığın sesi... Sol yanımızın acıması, dayanışmanın remzi... Sol yanımız, herkesin eşit haklara sahip olduğu düzenin sembolü... Sol yanımızın acıması, güçlü olanın değil, haklı olanın yanında durmanın gereği... Bireysel çıkarların ötesinde, ortak iyilik için mücadele etmenin ifadesi... Ekonomik krizler, çevresel sorunlar ve sosyal adâletsizlikler karşısında sol yanımız, akıl-kalp pusulamız... Sol yanımız, yalnızca bir politik duruş değil, aynı zamanda bir hayat felsefesi... Komşusunu gözetmek, iş arkadaşına destek olmak, doğayı korumak; sol yanımızın günlük hayattaki yansımaları...
Sağduyumuz; aklın, mantığın, planlamanın ve toplumsal kabullerin güvenli limanı... Sağduyumuz (common sense); hayatta kalmak için geliştirdiğimiz pratik akıl, uyum sağlama kılavuzumuz... Sağduyumuzun sızlamaya başlaması, ‘hayır’ demenin imkânsızlaştığı, her şeyin metalaştığı, hislerin veriye dönüştüğü bir dünyada bizi ayakta tutan tek şey... Elbette sadece mantıkla yaşanmaz; duygularımızla varız... Sol yanımızla ve sağduyumuzla birlikte hareket ederek sağlıklı kararlar alabiliriz... Sol yanımızın acıması bizi geçmişe; sağduyumuzun devreye girmesi bizi geleceğe yöneltir... Dengeli olabilmek sağduyulu harekete ve sol yanımızın acımasına bağlı... Bir ayağımız nostaljide, diğer ayağımız realitede olmak durumunda... İyileşmek için, sol yanımızın acısını dindirmeye çalışmak ve sağduyumuzla ileriye adım atmak gerek... Kimliğimiz sağduyumuzla; kişiliğimiz sol yanımızla oluşur... Duyusal deneyimlerimiz, dünyayı nasıl algıladığımızı gösterir... İhtiyacımız olan şey; duygusal ve mantıksal yönlerimizi dengeleyebilmek... Hem sol hem de sağ yanımızı beslemek, daha sağlıklı ve tatmin edici bir hayat sürmemize neden... Duyularımız, kendimizi ifade edebilmemizi ve çevremizle olan ilişkilerimizi etkiler...
Anatomik olarak kalbimiz, vücudumuzun merkezine yakın ve sola meyilli... Sol yanımız, sadece kalbimizin yeri değil, aklımızın ve mantığımızın (sağduyu/beyin) ötesindeki duygusal alanı... Kalbimiz; sevginin, acının, merhametin ve cesaretin kaynağı... Sol yanımızın acıması, sadece tıbbî mesele değil, ruhsal bir mesele... Sol yanımız, ikili ilişkilerde en derin aidiyet ifadesi... Sol yanımız, içtenlik bölgemiz... Sol yanımız (kalbimiz) durduğunda varlığımız sona erer... Edebiyatta ‘sol yanımız’, sığınağımız... Şiirde ‘sol yanım üşüyor’, bir yalnızlık veya terk edilmişlik feryadı... ‘Sol yanım acıyor’ sözü, edebiyatımızda ve popüler kültürde kalp ağrısı, hayâl kırıklığı, derin bir özlemin dışa vurumu... Sol yanımız, mekanikleşen her bir şeye karşı direniş merkezi... Sol yanımız, bizi bir akıl yürütücü olmanın ötesine taşır... Bizi, hisseden, kırılan ve yeniden onarılan bir varlığa dönüştürür... Sol yanımız, kan pompalayan bir kas... Sol yanımız; anılarımızın biriktiği, sevgilerin kök saldığı ve kendimizle yüzleştiğimiz ayna... Birine ‘sol yanım’ demek, ona ‘seni sadece zihnimle onaylamıyorum, varlığımın merkezinde saklıyorum’ demenin en kısa ve en şairane yolu...
Sol yanımızı dile getiren sözler: “Sol yanım acıyor anne. Söyle ona, sol yanım çok acıyor. Hani geçerdi bütün acılar? Hani zaman her şeyin ilacıydı?” (Bedirhan Gökçe)... “Özlemek, ölmekten sadece iki harf fazla be çocuk...” (Cemal Süreya)... “Herkesin bir sol yanı vardır, her zaman sızlayan.” (Turgut Uyar)... “Sol yanım acıyor diyorsan; ya bir sevda yüklenmişsindir, ya da bir memleket sancısı... - Sen yanmasan, ben yanmasam, biz yanmasak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa? - Benim de ağır ağır çarpar kalbim... Ben de her nefes alışta, binlerce hayâl kurarım... - Kalbimin yarısı buradaysa, yarısı Çin’e giden bir ordunun içindedir. - Ve kavga bittiği zaman ne afişlerimizde resmimiz, ne nutuklarımızda ismimiz kalacak... Ama kalbimiz, o en büyük kavgayı vermiş olanların kalbi, hep çarpacak.” (Nazım Hikmet Ran)... “Tam otuz yıl saatim işlemiş, ben durmuşum... Gökyüzünden habersiz, uçurtma uçurmuşum... - Kalp, Allah’ın evidir; onu temiz tut ki misafir gelince utanmayasın... - Göz kaptırdığım renkler, kulak verdiğim sesler... Sonunda hepsi bitti, akar gibi bir nehir... Ve bir gün anladım ki, ölmek bile bir şehir... Sol yanımda bir sızı, kalbimde bir boşluk var... - Diz çök ey zorlu nefis, önümde diz çök! Kapaklan sürüne sürüne, kalbime dökül!” (Necip Fazıl Kısakürek)...
Sol yanımıza sakladıklarımız, gün gelir sol yanımızı yakar... Vücudumuzun her yeri iyileşir, lâkin sol tarafımızın sızısı bâki kalır... Sol yanımız öylesine eksik ki; sanki dünya bir yana çekilir, biz diğer yana... Sevdiklerimizin gidişleriyle içimizde sadece bir boşluk değil, hiç dinmeyen bir ‘sol yan’sızısı bırakırlar... Gerçekten, sol yanımız, en çok canımızı yakan yerimiz... İçimdeki sızının adresi belli,sol yanımız, kalbimiz... Sol yanımızın acıması, sevgimizin ne kadar büyük olduğunun da kanıtı... Selam, sevgi ve saygılarımla.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.