AyFm 100.5

DELİK TORBA

Delik torba ya da kova ile ne taşınabilir ki... Delik torba; yapılan her bir işin ve birikimin muhafaza edilemeyeceğini, kalıcı bir sonuç alınamayacağını ve boşa gideceğini dillendiren ifade... Mâlum, torbanın altı delik olduğunda, içine konan şeyler sürekli olarak akıp gider... İnsan da delik torba gibi olduğunda, yaptığı tüm doldurma (çabalama, kazanma) işlemleri suçsuz kalır; sahip olmaya çalıştığı her şey (para, zaman, çaba vb.) boşa çıkar, elden kayar gider... ‘Delik torba’ misâli o kadar çok şey var ki... Ekonomik kayıplar... Bir kişinin sürekli para kazanmasına rağmen bir türlü birikim yapamaması, paranın elinden akıp gitmesi... Maaşın yüksek olmasına rağmen, eldeki paranın durmaması... Boşa giden çabalar... Bir konuda sürekli çalışıp emek harcanıp, bir türlü ilerleme kaydedilmemesi, başarının sürdürülememesi... Bir proje için ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın, hep başa dönülmesi... Sürekli tüketim yapılması... Sürekli alım yapılmasına karşın, hiçbir şeyin kalıcı olmaması... Yapılan şeyin faydasız veya sürdürülemez olması, kazanımların kayba dönüşmesi, boşuna kürek çekilmesi...

Delik torbanın en kötüsü, siyasî figür... Böylesi bir figür, vaatler ve gerçeklik arasında gelgitler içinde bulunan dilli düdük... Delik torba siyaseti yapan; halkın beklentilerini sürekli olarak boşa çıkarır, ne kadar kaynak, çaba veya güven aktarılırsa aktarılsın, sonuçta elle tutulur bir başarı sergileyemez, vaatlerini yerine getiremez, millî değerleri aşındırmayı marifet zanneder... Delik torba siyaseti yapan, en görkemli, en iddialı vaatleri sıralama konusunda ustadır; ancak delik bir torbanın suyu tutamayacağı gibi, verdiği vaatleri seçim sonrası süreçte unutur... Söyledikleri ile yaptıkları örtüşmez; halkın güvenini hızla kaybeder... Halka hizmet etmesi, değerleri koruması ve refahı artırması beklenen delik torba siyasetçisi, halkın siyasete olan bakış algısını olumsuz yönde etkiler... Halk, hiçbir siyasîye güvenemez hâle gelir; oy veren her bir seçmen kendisini sürekli olarak ‘boşa kürek çeken’ pozisyonda hisseder... Delik torba misali olan siyasî, modern demokrasilerin karşılaştığı en yıkıcı tiplemedir... Böylesi bir siyasî figür, sadece kendi kariyerini çizmez; halkın siyasete, kurumlara ve demokrasiye olan inancını da zedeler... Bir siyasî figürün delik torba misali olması, birçok nedene bağlı... Karmaşık yönetimsel sorunlar... Kişisel eksiklikler vb. problemler... Böylesi bir siyasî, rüzgârgülü-fırıldak gibidir... Uzun vadeli, tutarlı bir plan yerine, kısa vadeli popülist hamlelere odaklanır, kalıcı çözümler yerine anlık tedbirlerle günü kurtarmaya çalışır, sürekli yeni başlangıçlar yapmaya çalışır, ancak hiçbirini sonlandıramaz... Liyakatsizdir, kukladır, yönetimi zaafa uğratır... Etrafını liyakate dayalı bir kadro ile değil, sadakate dayalı bir çevre ile donatır, kaynakları israf eder... Zira torbadaki delikler büyür de büyür; yolsuzluklar ve kayırmacılıklar artar... Halk adına denir, halt yapılır... Halktan kopuk söylemler çoğalır... Gerçek sorunlara kulak verilmez; her şey sahte başarı üzerine konuşlandırılır... ‘Temel atmama’ vb. garabetler, başarı illüzyonuna evrilir... Sorunlar derinleşir; yerli ve millî üretim boykot edilir...

Delik torba siyaseti, büyük umutların, iddialı vaatlerin ve güçlü liderlik arayışlarının arenasıdır... Delik torba siyaseti; verimsizlik, kayıp ve sürdürülemezlik üzerine konuşlandırılmıştır... Delik torba politikalarını besleyen pek çok neden mevcut... Sızıntı yapan kaynaklar... Yönetime giren maddî ve manevî kaynaklar (bütçe, zaman, halk desteği, uluslararası itibar)... Delik torba siyasetiyle, bu kaynaklar bir türlü beklenen kalıcı faydaya dönüşmez... Yapılan büyük harcamalar, başlatılan projeler, hepsi kısa sürede ya yarım kalır, ya yozlaşma ile erir ya da halkın yararına somut bir iyileşme olarak yansımaz... Halk, bir süre sonra ‘ne yaparsak yapalım, durum düzelmeyecek’ inancına kapılır... Bu güvensizlik hâli, politik apatiye, kutuplaşmaya ve popülist söylemlere daha kolay kapılmaya yol açar... Apati, yaşamaya karşı motivasyon eksikliği... Apati sendromuna yakalanan kişi, kendini hayattan ve dünyadan soyutlar... Yalnız yaşar, meşguliyet edinmez, etrafa boş boş bakınır, çevresindeki her şeyden uzaklaşır... Apati sendromu, özellikle huzurevleri gibi tekdüze bir hayat olan yerlerde yaşayanlarda ve alzheimer hastalarında sıkça görülür... Apati sendromunun son aşaması, algılama körlüğü sendromudur... Delik torba siyasetinin, insanı ve toplumu ne denli göremez-duyamaz-okuyamaz-konuşamaz duruma getirdiği facia, işte böyle bir şey...

Siyasîlerin, sadece vaatleri değil, aynı zamanda o vaatleri tutacak sağlam bir yönetim ve etik bir duruş sergileyebilmeleri önemli... Bir torbanın delik olup olmadığı, içine konulanları ne kadar süreyle ve ne kadar sağlam tutabildiğine bakarak anlaşılır... Siyasette bu süre, bir sonraki seçimden çok daha uzun, nesillerin geleceğini kapsayan bir zaman dilimi... Halk, artık sadece içi dolu bir torba değil, sağlam ve güvenilir bir torba talep etmekte... Hırsızlıkların, yolsuzlukların, iltimasın, rüşvetin olmadığı delik olmayan bir torba! Selam, sevgi ve saygılarımla.

[email protected] 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.