AyFm 100.5
  • 25 Şubat 2026, Çarşamba

Reddedilişten Şefkate

Sevimli Punch’ı bilmeyen var mı? Bir hayvanat bahçesinde başlayıp insanın kalbine dokunan hikâyesine gelin, birlikte bakalım.

Punch, Japonya’da dünyaya gelen altı aylık bir Japon makakı (bir maymun türü). Doğar doğmaz annesi tarafından reddediliyor. Hayatının ilk anlarında olması gereken o en temel temas, sıcaklık, koku ve sarılmayı hiç tadamıyor; Punch’ ın hikayesi eksik kalan bir kucakla başlıyor.

Dünyaya gözlerini yeni açtığı, hayatının en savunmasız döneminde terk edilen Punch, yaşamını onlara borçlu olduğu özverili hayvan bakıcıları tarafından elle beslenerek büyütüldü. Onu teselli etmek için bakıcıları Punch’a peluş bir orangutan verdiler.

Punch için bu oyuncak, kısa sürede bir eşyadan fazlasına dönüştü; o peluş orangutanı annesi yerine koydu. Uyurken ona sarılıyor, korktuğunda sıkı sıkı tutuyor, diğer maymunların yanına giderken bile elinden bırakmıyordu. Sanki Punch için “yalnız değilim” demenin bir yoluydu bu. Cesaretini, güvenini, eksik kalan bağını o sessiz peluş ile sağlıyordu. Punch'ın oyuncak annesine sarılması, aslında beynin ve kalbin bir "güven figürü" arayışıdır; gelişen beyin için temas, sıcaklık ve duygusal yanıt önemli bir ihtiyaçtır.

Çünkü hayatta kalmak yalnızca beslenmekle ilgili değildir. Tutulmakla, güvende hissetmekle ve koşulsuz kabul edildiğini bilmekle ilgilidir. İnsan dahil tüm canlılar için ebeveyn sevgisi; duygusal dengeyi, güven duygusunu ve sağlıklı bağlar kurabilme yetisini şekillendiren en temel unsurdur.

Punch’ın hikayesi aslında bilim dünyasının yıllardır bildiği çok önemli bir gerçeği de bizlere hatırlatıyor. 1950'lerde psikolog Harry Harlow, yavru maymunlarla yaptığı deneylerde çarpıcı bir sonuç buldu: Yavru maymunlar, kendilerini besleyen metal "anne" yerine; yumuşak ve sıcak kumaştan “anne"yi tercih ediyordu. Çünkü bağlanma sadece beslenmek değildir. Bağlanma; güven, temas ve duygusal düzenlenmedir.

Bağlanma kuramının öncüsü John Bowlby'ye göre, bebekler hayatta kalmak için bakım verene bağlanmaya biyolojik olarak programlıdır. Ainsworth ise bağlanma ile ilgili çalışmalarında şunlara değinmiştir: Güvenli bağlanma yaşayan çocuklar stresi daha iyi yönetir, sosyal ilişkilerde daha güçlü olur ve duygularını daha sağlıklı düzenleyebilir.

Punch’ın hikayesine tekrardan dönecek olursak; artık bu hikaye çok tatlı bir sürpriz ile devam ediyor. Günler süren reddedilişin ve oyuncakla avunmanın ardından, “Onsing” adlı yetişkin bir maymun nihayet içten bir şefkatle devreye giriyor. Viral olan bu anda Onsing, minik Punch’ı rahatlatan şekilde sımsıkı kucaklıyor; sıcaklık ve özen dolu, gerçek bir sarılma… İzleyen herkesin içini eriten türden.

Punch’ın yaşadığı bu sürpriz, hiç beklemediği bir anda gelen içten bir kabul ve şefkatle yerini buldu. Punch artık yavaş yavaş hayvanat bahçesindeki ortamına uyum sağlıyor, gerçek arkadaşlıklar kuruyor ve sadece peluş dostuna tutunmanın ötesine geçiyor. Türümüz ne olursa olsun, şefkatle, yakınlıkla ve kabul edilmenin verdiği o sıcak duyguyla karşılaştığımızda hayata daha sıkı tutunuruz; tıpkı Punch gibi. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.