• 4 Temmuz 2026, Cumartesi

İç Hesaplaşma

Günlerdir Cumhuriyet Halk Partisi etrafında yaşanan tartışmaları izlerken aynı şeyi düşünüyorum: Gerçekten tüm bu yaşananları sadece iktidarın hamleleriyle açıklamak mümkün mü? İktidara bu kadar geniş bir alan bırakan CHP’nin, kendi içinde yaşanan süreçlerle birlikte bu noktaya nasıl geldiğine de bakmak gerekmiyor mu?

Dışarıdan bakınca sorumluluğun tamamını iktidara yüklemek kolay görünebilir; sonuçta kurultay süreci siyasete taşınarak yargı yoluyla CHP üzerinde siyasi bir baskı aracına dönüştü. Fakat davanın açılması, parti içi adaylık tartışmaları, adaylar arasındaki anlaşmazlıklar, Kemal Kılıçdaroğlu’nun tutumu ve CHP içindeki bölünmeler doğrudan partinin kendi iç dinamikleriyle ilgili. Bu nedenle, iktidarın hamleleri etkili olsa da CHP içindeki gelişmelerin krizi beslediği aşikâr.

Bu yüzden “bu CHP’nin kendi meselesi” şeklindeki değerlendirmelerin siyasette karşılık bulduğunu düşünüyorum. Çünkü dışarıdan yürüyen bir mücadelenin yanında, içeride çözülemeyen bir hesaplaşma da var.

Sonuçta iktidarın bu gelişmeleri kendi lehine çevirmeye çalışması siyasetin doğasında var. Ancak buna imkan veren şartların nasıl oluştuğunu konuşmadan, dönüp de içeriye bakmadan yapılacak her değerlendirme eksik kalacaktır.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.