Bayramın ardından güzide ülkemizin gündemi hakkında konuşmaya kaldığımız yerden devam edelim istiyorum. Koskoca ülkede günlerdir konuşulan mevzu ne ABD İran savaşı, ne İsrail’in ateşkese rağmen Lübnan’ı ve Gazze’yi bombalamaya devam etmesi, ne de ülkemizdeki ekonomik ve toplumsal sorunlar…
Tek gündemimiz, ülkenin ana muhalefet partisinde yaşanan gelişmeler...
Aslında bu da bir iktidar başarısıdır, orası ayrı. Ama bugün geldiğimiz noktada, günlerdir haber bültenlerinde ve siyaset programlarında saatlerce konuşulan konu; Kemal Kılıçdaroğlu’nun geldiği pozisyon ve Özgür Özel’in aldığı aksiyon.
Siyasetçi değilim; o yüzden önümüzdeki beş hafta boyunca, kendi alanım olan Psikolojinin ışığında, politik psikolojinin penceresinden birlikte bakacağız. Çünkü bazen, siyasette yaşanan birtakım krizleri yalnızca seçim sonuçlarıyla, parti içi dengelerle ya da kişisel hırslarla açıklamak yeterli olmuyor. Yaşananları anlamak için insan psikolojisine ve bunun karar alma süreçlerine etkilerine de bakmamız gerekiyor.
Bu dizinin ilk yazısında, insanların neden bazen açık sonuçlara rağmen geri adım atmakta zorlandığını ve haklılık ısrarının nasıl bir siyasi krize dönüşebildiğini konuşacağız. Haftaya başlıyoruz!



ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.