AyFm 100.5
  • 11 Mart 2026, Çarşamba

Dar Boğaz

Dünyanın en kritik enerji damarlarından biri bugünlerde bütün dünyanın dikkatini üzerine çekmiş durumda: Hürmüz Boğazı.

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılarının ardından bölgede tansiyon hızla yükseldi. İran da buna karşılık olarak Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilere yönelik uyarılar yaptı ve bölgede tanker trafiği neredeyse durma noktasına geldi. Birçok uluslararası nakliye şirketi güvenlik gerekçesiyle seferlerini askıya aldı.

Günlük ortalama yaklaşık 20 milyon varil petrol, yani küresel petrol tüketiminin yaklaşık %20’si, bu dar geçitten taşınıyor. Aynı şekilde küresel LNG (sıvılaştırılmış doğal gazın uluslararası alım satımı) ticaretinin de önemli bir kısmı yine buradan geçiyor.

Bu yüzden Hürmüz’de yaşanan bir gerilim yalnızca Körfez ülkelerini ilgilendirmekle kalmayıp küresel enerji akışını da doğrudan etkiliyor. Petrol fiyatlarının yükselmesi, nakliye maliyetlerinin artması ve bunun kısa sürede enflasyon olarak dünya ekonomisine yayılması anlamına geliyor.

Nitekim savaşın başlamasından bu yana petrol piyasalarına bu durum hemen yansıdı. Brent petrol fiyatı kısa sürede 100 doların üzerine çıktı, bazı senaryolarda fiyatın 120 doların üzerine tırmanabileceği konuşuluyor.

Sorunun büyüklüğünü daha iyi anlamak için Hürmüz Boğazı’nın haritadaki yerine bakmak bile yeterli aslında.

En dar noktası yaklaşık 33 kilometre olan bu boğazın bir tarafında İran, diğer tarafında ise Umman yer alıyor. Haritaya ilk bakıldığında Birleşik Arap Emirlikleri de boğazın kıyısındaymış gibi görünebiliyor; ancak geçidin iki ana kıyısı fiilen İran ve Umman’a ait.

Hukuken burası uluslararası bir deniz yolu; yani tek bir ülkenin kontrolünde değil. Ancak işin askeri tarafına bakıldığında durum biraz farklı. İran’ın kıyıları boğaza oldukça hakim ve bölgede önemli bir füze ile deniz gücü kapasitesi bulunuyor. Bu yüzden İran, kriz zamanlarında boğaz üzerinde ciddi baskı kurabilen aktörlerden biri ki bizler de buna bizzat şahit oluyoruz.

Son günlerde tanker trafiğinin gözle görülür biçimde azaldığı biliniyor. Normalde günde yüzü aşkın ticari geminin geçtiği bu dar su yolunda bazı günler tanker hareketinin neredeyse durma noktasına geldiği konuşuluyor.

Buradan anlıyoruz ki Hürmüz Boğazı; yalnızca bir deniz geçidi değil, küresel ekonominin en hassas noktalarından biri. Bu yüzden bölgede yaşanan gerilimler yalnızca askeri bir krizden ibaret olmuyor; yaşanaların arkasında daha geniş stratejik hesaplar da yer alıyor.

Tam burada, birkaç ay önce dünyanın bir diğer köşesinde yaşanan başka bir gelişmeye dönüp bakmak gerekiyor.

O konuya da gelecek yazıda değineceğim.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.