Son günlerde haber bültenlerinde sıkça duyduğumuz bir konu var: “MV Hondius” adlı kruvaziyer (turistik, gezi amaçlı) gemisinde görülen hantavirüs vakaları… Atlantik Okyanusu’ndaki yolculuğun ardından gemide bulunan Hollandalı bir yolcunun hayatını kaybettiği, temaslı kişilerin ise farklı ülkelerde takibe alındığı açıklandı. Gemide bulunan Türk YouTuber Ruhi Çenet’in ise yolculuk tamamlanmadan gemiden ayrıldığı bilgisi de gündeme geldi.
İtalya ve İspanya başta olmak üzere bazı ülkelerde önlem amaçlı sağlık gözetimi sürerken, uzmanlar şu an için paniğe neden olacak bir tablo olmadığını belirtiyor.
Ama tabi ki sosyal medya, tabloyu biraz farklı açıdan ele alıyor. “33” sayısı üzerinden kurulan bağlantılar, “gizli mesaj” iddiaları, “PsyOp” (Psikolojik algı operasyonu) söylemleri derken konu kısa sürede bambaşka bir yere taşındı. Özellikle Covid döneminden sonra insanların önemli bir kısmında ciddi bir güvensizlik oluştuğu da açık. Artık birçok kişi yalnızca hastalık haberlerini değil, haberlerin arkasındaki niyeti de sorguluyor.
Elbette insanlar soru soracak, şüphe duyacak, tartışacak. Bu çok doğal. Ancak her sağlık gelişmesini doğrudan “küresel plan” olarak yorumlamak da toplumdaki kaygıyı büyütüyor. Çünkü insan zihni, özellikle belirsizlik dönemlerinde, tesadüfleri bile anlamlı bir örüntü gibi görmeye yatkın olabiliyor.
Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta şu: Şüphe duymak başka şeydir, korku üzerinden sürekli manipüle edilmek başka bir şey. Üstelik bu tür içerikler zamanla insanları iki uç noktaya sürüklüyor: Ya her şeye sorgusuz inanılıyor ya da hiçbir şeye inanılmıyor. Oysa sağlıklı olan; paniğe kapılmadan, haber akışını küçümsemeden, doğruluğu ispatlanmış bilgiler üzerinden düşünebilmek.
İnsan psikolojisinin en hassas olduğu noktalardan biri olan “korku”yu tetikleyerek hızlı bir yayılma ve etkileşim peşinde olan, iyi niyeti sorgulanması gereken içerikler; insanları durup mantıklı düşünmek yerine adeta alarm halinde hemen paylaşmaya yöneltiyor. Gerçekle ilgisi olmayan varsayımlar üzerinden korkuyla büyüyen bir kaosun içinde kalmak, en son ihtiyacımız olan şey şu an.
Gördüklerimiz ve okuduklarımız karşısında telaşa kapılmadan sakin kalmak ve korkuya teslim olmadan süreci takip etmek hepimiz için en sağlıklısı. Virüsten bu kadar korkmaktansa bilgi kirliliğinden kendimizi korumak ise en mantıklısı.



ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.