• 30 Haziran 2026, Salı

NATO ZİRVESİ VE GÜVENLİK TEDBİRLERİ

Bazı şeyleri abartmayı seviyoruz.  Bakınız, 7-8 Temmuz tarihlerinde ülkemizde önemli bir buluşma yaşanacak. NATO zirvesi toplanacakmış. Bu toplantının bize ne gibi yararlar sağlayacağını bilemiyorum da, İstanbul halkının önemli bir bölümüne büyük sıkıntılar yaşattığı ve de yaşatacağı muhakkak.

Ben İstanbul’u çok iyi bilmem.Bundan 60 yıl kadar önce, yeni  yetmeliğimde 2-3 ay kadar kalmışlığım var, o kadar. Ama televizyon haberlerine baktığımızda alınan tedbirlerin ve de güvenlik uygulamalarının bu kadar abartılmasını anlamak mümkün değil. 

Bakınız, 7-8 Temmuz tarihinde gerçekleşecek zirve için 27 Haziren tarihinden itibaren bazı yasaklar uygulamaya konmuş.  Yani iki günlük toplantı için 1on gün sıkıntı çekilecek. Bu neden böyledir bilmiyorum da, mutlaka bir sebebi  vardır. Büyüklerimiz daha iyi bilirler. Adamlar belli sokakları kullanarak evlerine, ya da işyerlerine gidemiyorlar. Evine giden üç sokak varsa üçünü de kullanamıyorlar.

Bu arada, gösteri, grev, direniş gibi durumlar da yasak kardeşler. Yani öyle aklına esen emekliler maaşa zam diye sokaklara dökülemeyecek. Atanamayan öğretmenler eylemlerine NATO zirvesi bitene kadar ara verecekler. Hatta şu açlık grevinde olanlar da artık bir lokma bir şey yesinler. Onların grevleri de ertelendi. 

Devlet görevlileri idari izinli sayılmışlar. Yani işe gitmeyecekler. Onların işe gitmemesi o görevlilerden hizmet alacak olan vatandaşın da işlerini aksatacak. Bu  arada, yasaklı bölge bazı durumlarda hastaların hastanelere gitmelerini bile engelleyebilecekmiş de,  önemli  değil elbette. Önemli olan devletimizin böyle bir organizasyonu düzenleyebiliyor ve de güvenlik sorunu çıkmıyor olması. Elbette ki toplantıya katılan bazı devletlerin liderlerini de memnun edebilmek…

Vatandaş biraz sıkıntı çekecek elbette. Analar evlatları böyle günlerde sıkıntı çeksinler diye doğurup büyütmedi mi?..

Özel  sektör çalışanlarının böyle idari izin imkanları yok elbette. Onlarınki işverenin insaf ve anlayışına kalmış. Canı isterse izin verir, istemezse keser yevmiyeyi…

***

İşte bu büyük ve anlamlı buluşmanın sıkıntısına katlanacak olan İstanbulluların durumları böyle olacak. Acaba diyorum, atılan taş ürkütülen kuşa değecek mi? 

Yani bu toplantı İstanbul’da yapılınca başımız göğe erecek mi? Son yıllarda NATO’nun gerekliliği bile tartışılırken bunca insanı taciz edip işten güçten olmalarına sebep olacak bu ev sahipliği bize bir şeyler kazandıracak mı?

Bazıları sürekli bu soruları soruyor. Bunlar itibarın ne olduğunu bilmeyen sadece günlük çıkarlarla ilgilenen kesimler diye düşünüyorum.  Bu toplantıyla devletimizin itibarı artacak. Devlet büyüklerimizin diğer liderlere karşı göğüslerini kabartmış olacağız. Bunlar az şey midir?

Bakınız, Sayın Cumhurbaşkanımızın dostu olan ABD Başkanı Donald Trump daha gelmeden önce Sayın Erdoğan’a olan teveccüh ve takdirlerini ifade ederek elinin hediyeleriyle geleceğini söylemedi mi? Şimdi bu güvenlik tedbirlerini görünce daha da memnun olup dostluk nişanesi olarak belki de parasını vermemize rağmen bize vermedikleri F-35 savaş uçaklarımızı vermeyi düşünebilirler.Belki daha başka, bizim aklımıza gelmeyen sürpriz hediyeleri de vardır. Öyle ya, ağanın eli tutulur mu?

Son söz; İstanbul’da oturmak kolay mı? Dünyanın en güzel şehrinde oturanlar elbette ki zaman zaman bazı bedeller ödeyeceklerdir. Bunu da böyle düşünsünler.

“Hayırlısı Allah’tan” diyelim…

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.