Ak Parti yöneticileri günlük hayatımızda onlardan önce hiç kullanmadığımız, ya da bir kesimin çok seyrek olarak kullandığı sözcükleri yaygın hale getirdiler.
Önce “kayyum” sözcüğü moda oldu. El konulan şirketlere, ya da görevden alınan belediye başkanlarının yerlerine kayyumlar atandı. Şirketleri anlayabildim de, belediye başkanları yerine atanan kayyumları anlayamadım. Şirkettekini bir el koyma, bir istismarı önleme olarak değerlendirebiliriz de belediyelere ne diyeceğiz?
Kanun koyucu oraları için zaten bazı düzenlemeler yapmış. Bir kentin belediye başkanı ölüm, görevden alınma, ya da başka bir nedenle görevini yapamaz hale gelirse belediye meclis üyeleri toplanıp aralarında yeni bir başkan seçerler ve hizmette süreklilik sağlanır.
Bizde pek öyle olmadı ve halen de olmuyor. Görevden alınan başkanın yerine vali ya da kaymakamlar kayyum olarak atanıp hem mülki amir, hem de seçilmiş amir yerine yönetim sergiliyor. Bana göre bu halkın iradesini yok saymaktır.
Biz bunlara alışığız elbette. Bizde herkesin demokrasi yorumu kendine özel…
***
Şimdi bir de “butlan” diye bir şey çıktı karşımıza. Bu kelime nereden gelmiş, nasıl türemiştir bilmiyorum. Hangi dilden dilimize girdiği konusunda da fikrim yok. Hatta gazete ve televizyonlarda gerçek anlamında kullanıldığı konusunda da kuşkularım var.
İnternette baktım; orada verilen tarif aynen şöyle:
“Hukuk dilinde bir hukuki işlemin (sözleşme, evlilik, vb) kurucu unsurları tam olsa bile, kanuna, ahlaka veya kamu düzenine aykırılığı nedeniyle baştan itibaren geçersiz ve hükümsüz sayılması anlamına gelir.”
Ben bu tanımdan çok fazla bir şey anlamadım ama anlayan zeki arkadaşlar elbette bulunur. Sonuçta ben hukukçu değilim.
Altında bir de açıklama eklenmiş. Buna göre hukukta butlanlar ikiye ayrılıyormuş. Birincisi Mutlak Butlan. Bir işlemin kamu düzenine veya kanunun emredici kurallarına aykırı olması sebebiyle hiç yapılmamış sayılmasıymış.Yani tarafların onayıyla falan düzeltilemezmiş.
Bir de Nispi Butlan varmış. İşlemin yapıldığı sırada tarafların iradesini sakatlayan bir durumun var olması böyle ifade ediliyor.
Bu tariflerin ve açıklamaların oldukça sıkıcı olduğunu kabul ediyorum. Buna rağmen huzurlarınıza getirme amacım bu tanımlarla hukuki bir olgu, bir durum anlatılmasına rağmen basın yayın organlarındaki kullanım şekline bakarsak sanki bir görev tanımı gibi anlaşılıyor. Yani Kemal Kılıçdaroğlu “CHP’ye Mutlak Butlan olarak atandı ya da görevlendirildi ne demek? Yukarıdaki tarifte Mutlak Butlanı bir hukuki işlemin aykırılığı nedeniyle hiç yapılmaması olarak açıklıyorlar. Yani bu bir yorumdur. Kişilere verilecek bir unvan ya da görev değil.
Belki de Butlan atamak yerine kayyum ataması yapılsaydı bu kadar laf etmeyecektik. Ne de olsa kayyumlara alıştık.
13 yıllık başkanlığı döneminde Kılıçdaroğlu’na hiç oy vermedim. Hatta ona sempatiyle bakanlardan bile uzak durdum. Son olarak da 2019 yerel seçimleri öncesinde Söke belediye başka adaylığı için başarılı bir başkanın yerine başka bir tercihte bulunduğunu görünce kendisini eleştiren bir yazı yazıp gündemimden çıkarmıştım. Bana göre Kemal Bey için liyakat değil de sadakat önemliydi.
Son söz; parti önüne konarak teşhir edilen satılık iki adet araç aslında herkesin asıl niyetini, kalplerindeki kin ve nefreti açıklıyor. Kemal Bey kendi zamanında satın alınıp da birisini uzun bir süre kendisinin kullandığı bu zırhlı araçların üzerine “haram parayla alındığı için satılık” diye yazdırmış.
Biz bilmeyiz. Eğer haram parayla alındıysa, alınması talimatını veren ve içine kurulup gezen genel başkan bilir. Ne giyelim; belki de Allah söyletiyor.


ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.