Hayatta bir şey yapmaya karar verdiğiniz anda mutlaka konuşanlar çıkar. Kimi küçümser, kimi kusur arar, kimi de hiçbir şey üretmeden yalnızca eleştirir. Çünkü yürüyenin çıkardığı ses, yerinde sayanı rahatsız eder. “İt ürür, kervan yürür” sözü de tam olarak bunu anlatır: Gürültüye değil, yola bakmak gerekir.
Kervanın bir amacı vardır. Gideceği yeri bilir, yükünü taşır ve yoluna devam eder. Arkasından gelen sesler onun yönünü değiştirmez. Çünkü her sese dönüp bakarsa ilerleyemez. İnsan da böyledir. Başkalarının ne söylediğini fazla önemseyen kişi, bir süre sonra kendi kararlarından şüphe etmeye başlar. Oysa eleştirilerin hepsi doğru olmadığı gibi, her konuşanın da iyi niyetli olduğu söylenemez.
Bu söz, eleştiriyi tamamen yok saymak anlamına gelmez. Haklı eleştiriden ders alınır; ancak boş konuşmaların peşinden gidilmez. Aradaki farkı görmek önemlidir. Bazen insanlar yapılan işe değil, yapan kişiye karşı çıkar. Başarısız olmanızı ister, yanlış yapmanızı bekler, en küçük hatanızı büyütürler. Böyle zamanlarda cevap vermek yerine çalışmaya devam etmek en güçlü tavırdır.
Çünkü gerçek başarı, tartışmalarla değil sonuçlarla ortaya çıkar. Sürekli kendini anlatmaya çalışan kişi yorulur; işini yapan kişi ise yol alır. Zaman geçtikçe kimin haklı, kimin boş konuştuğu zaten anlaşılır. Bugün sizi eleştirenler, yarın başardığınız işi görmezden gelemez.
Bu yüzden insan, her sözün karşılığını vermeye çalışmamalıdır. Bazı sözlerin cevabı susmak, bazı insanların cevabı ise ilerlemektir. Kervan yürüdükçe sesler geride kalır. Sonunda önemli olan kimin ne söylediği değil, kimin yoluna devam edebildiğidir.


ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.