Toplum Yatırımı

Spor okulları çocukların gelişimi için vardır; bazı yetişkinlerin kasasını doldurması için değil. Bunu en başta söylemek gerekir. Çünkü bugün spor okulu tabelası taşıyan her yer eğitim yuvası değildir. Bazıları çocukların hayalini, ailelerin umudunu, formaya duyulan hevesi ticarete çeviren dükkânlara dönmüştür.

Reddiyem şudur: Her çocuk potansiyel şampiyon değildir ve her veliye “senin çocukta büyük yetenek var” demek iyi niyet değil, pazarlama cümlesidir. Çocuğun gözündeki ışığı gören değil, velinin cebindeki parayı gören anlayış sporun ruhuna ihanettir. Aidat için umut dağıtan, lisans için baskı yapan, forma için ayrı para isteyen, turnuva adı altında çocukları müşteri gibi dizen düzenin adı eğitim olamaz.

Antrenör dediğin kişi, çocuğun omzuna yük bindirmez; yükünü hafifletir. Ama bazıları daha sekiz yaşındaki çocuğa profesyonel futbolcu muamelesi yapıyor. Bağırıyor, azarlıyor, kıyaslıyor, yedek bırakarak cezalandırıyor. Sonra da buna disiplin diyor. Hayır, bu disiplin değil. Bu güçsüz bir yetişkinin, gücünü çocuktan çıkarmasıdır.

Yönetici dediğin kişi spor okulunu vitrin gibi değil, emanet gibi görmelidir. Çünkü oraya gelen çocuk sadece spor öğrenmeye gelmez; güven duymaya gelir, arkadaş edinmeye gelir, kendini denemeye gelir. Sen o çocuğa yalnızca ödeme yapan veli gözüyle bakıyorsan, sahada ne kadar başarı kazanırsan kazan, işin özü çökmüştür.

Ailelere de açık konuşmak gerekir: Her “hocam” denilen kişi eğitici değildir. Her madalya gelişim değildir. Her turnuva tecrübe değildir. Çocuğunuzu sürekli yarışa sokan, sürekli para isteyen, sürekli umut satan ama çocuğun karakterine hiçbir şey katmayan yerleri iyi sorgulamak gerekir. Çünkü çocukların hevesi sınırsız değildir; kötü ellerde çok çabuk kırılır.

Spor okulları çocuklardan şampiyon çıkarmak zorunda değildir. Ama düzgün insan çıkarmak zorundadır. Emeği öğretecek, kaybetmeyi öğretecek, saygıyı öğretecek, takım olmayı öğretecek. Bunu yapamayan; çocukların hayalini ticarete, ailelerin sevgisini gelire, sahayı pazara çeviren kim varsa sporun değil, düzenin tüccarıdır. Ve en acısı şudur: Onların kazandığı yerde çoğu zaman çocuklar kaybeder.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.