AyFm 100.5

Yürü!

İnsan, yaratılışı icabı hareketle mükelleftir. Yerinde saymak, masum bir bekleyiş değildir. Zira durmak, zamanın dışında kalmak demek değildir; bilakis zamanın altında kalmak demektir.

“Yürümezsen, yol içinde birikir.”

Bu söz, süslü bir cümle değil; çıplak bir hakikattir.

Yürümek; yalnız adım atmak değildir. Yürümek, karar almaktır. Yürümek, yük almaktır. Yürümek, bedel ödemektir. İnsanın kendine karşı borcunu ödemesidir.

Bekleyen insan, bir şey kazandığını zanneder. Hâlbuki bekleyenin kazancı yoktur; yalnızca ertelemesi vardır. Erteleme ise zamanla çürümenin kibar adıdır.

Yol, yürüyene açılır. Yürümeyene kapanmaz. Daha kötüsü olur: İçine dolar.

Girmediğin yol, seni affetmez.
Geciktirdiğin adım, senden intikam almaz; fakat seni geride bırakır.

İnsan çoğu zaman “hazır değilim” der. Hâlbuki hakikat şudur: İnsan hiçbir vakit tam manasıyla hazır olmaz. Hazırlık, yürüyüş esnasında meydana gelir.

Tereddüt, aklın hastalığıdır. Cesaret ise aklın emir subayıdır.

Bir millet, yürüyen fertlerle ayakta durur.
Bir fikir, yürüyen zihinlerle canlı kalır.
Bir hayat, yürüyen iradeyle anlam kazanır.

Durmak; sükûnet değildir.
Durmak; çöküştür.

Bugün adım atmayan, yarın yol arar.
Bugün yol arayan, yarın iz bile bulamaz.

O hâlde mesele, yolun uzunluğu değildir.
Mesele, ayağın yerden kesilip kesilmediğidir.

Yürü.

Çünkü yürümezsen, yol içinde birikir.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.