AyFm 100.5

Uzun konuşanı kısa dinlemek lazım

Bu sözü şiar edinen adam, kalabalık içinde az bulunan cinstendir. Zira herkesin konuştuğu, herkesin nutuk attığı bir devirde susmanın ve seçerek dinlemenin ayrı bir irfanı vardır. Uzun söz, her vakit derin mana taşımaz; bilakis çoğu zaman lafın bollaştığı yerde hikmet daralır. Söz uzadıkça hakikat yorulur, dinleyen zihnin kapıları birer birer kapanır.

Bizim memlekette kelam, ekseriya maksadını aşar. Kahvede, mecliste, kürsüde; söze başlayan, bitireceğini unutur. Cümleler birbirine eklenir, mana çoğalmaz, gürültü artar. Oysa eskiler bilirlerdi: Söz, yerinde ve vaktinde söylenirse kıymetlidir. Az laf, çok tesir eder. Kısa söz, uzun düşünce doğurur.

Uzun konuşan, çoğu zaman kendini dinletmenin telaşındadır. Dinleyen ise, sabrını imtihana sokar. İşte bu noktada insanın kendini muhafaza etmesi icap eder. Uzun konuşanı kısa dinlemek, edepsizlik değil; aklın ve vaktin hürmetidir. Zira insanın ömrü, başkalarının lafını taşımaya yetecek kadar geniş değildir.

Kelam, su gibidir; fazla olursa taşar, az olursa hayat verir. Herkesin nutuk attığı yerde bir kişinin sükût etmesi, bazen en yüksek hitabedir. Dinlemek bir sanattır; fakat neyi, ne kadar dinleyeceğini bilmek daha büyük bir sanattır.

Velhasıl, sözün ölçüsü kaçtığında kulak geri çekilmeli, akıl kendi yoluna bakmalıdır. Uzun konuşanı kısa dinlemek lazım; çünkü hakikat, çoğu zaman uzun cümlelerin sonunda değil, kısa bir suskunluğun içinde saklıdır.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.