Bu sual, insanın bekleyiş hâline dair eski ama yerinde bir ihtarı içinde taşır. Zira beklemek, ne ayakta olmakla kısalır ne de gözünü yoldan ayırmamakla sürat kazanır. Zaman, kimsenin aceleciliğine kulak asmaz; kendi seyrinde akar.
Bugün insan, beklemeyi bir vazife telakki eder olmuştur. Sanki yerinden ayrılmasa, bulunduğu mevkii muhafaza etse, muradı kendiliğinden zuhur edecekmiş gibi bir kanaat hâkimdir. Hâlbuki bekleyiş, çoğu kez iradenin askıya alındığı bir hâlden ibarettir. Ayakta durmak, bu askıya alışın üzerini örten bir şekilden başka bir şey değildir.
Beklenenin mutlaka geleceği fikri, bekleyeni merkeze alan bir vehim doğurur. Oysa hayatta pek çok şey, kişinin arzusundan ve tertibinden müstağnidir. Zaman, ne bekleyenin niyetini sorar ne de onun hazır bulunup bulunmadığıyla meşgul olur.
Bekleyiş uzadıkça insanın zihni ağırlaşır. Saatler geçmez sanılır, günler yerinde sayar gibi gelir. Bu hâl, zamanın yavaşlamasından değil, beklenenin gereğinden fazla büyütülmesindendir. Beklenen şey, mevcut anın önüne geçer; insan, içinde bulunduğu vakti değersiz addeder.
Ayakta beklemek, bir nevi iddia hâlidir. “Buradayım, vazgeçmedim” demektir. Lakin bu iddia, çoğu zaman beklenenle değil, çevreye karşıdır. Kişi, beklerken dahi dimdik görünmek ister; zayıf düşmediğini göstermek arzusu taşır. Böylece bekleyiş, sükûnetini kaybeder.
Hâlbuki oturmakla ayakta durmak arasında zaman bakımından bir fark yoktur. Fark, insanın beklediği şeye yüklediği manadadır. Beklemek, hayatı durdurmak mecburiyetinde değildir. Fakat beklenen şey her şeyin önüne geçtiğinde, diğer ihtimaller sessizce kenara itilir.
Bu sual, nihayetinde şunu hatırlatır: Beklenen, sen ayakta durduğun için daha erken gelmez. Gelen, vakti geldiği için gelir; gelmeyen ise bekleyişle ikna olmaz. Beklemek, bir duruş meselesi değil, bir kabullenme hâlidir.
Neticede beklenen olur yahut olmaz. Bu hâl, bekleyenin doğruluğunu yahut yanlışlığını ispat etmez. Asıl mühim olan, insanın beklerken vakti nasıl geçirdiğidir. Ayakta durmak, bu hakikati değiştirmez.


ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.