Söz İsrafı

Uzun konuşanı kısa dinlemek lazım.

Çünkü söz uzadıkça çoğu zaman anlam büyümez, sadece dağılır. İnsan bazen söyleyecek sözü olduğu için değil, susacak yeri bilmediği için konuşur. Cümle cümleyi çağırır, mesele genişler, dinleyen yorulur; sonunda geriye ne anlatıldığı değil, ne kadar anlatıldığı kalır.

Oysa iyi söz kendini uzatmaz. Yerini bilir. Fazlasına ihtiyaç duymaz. Bir insan gerçekten derdini biliyorsa, onu sade anlatır. Lafı dolandıran çoğu zaman fikrini değil, boşluğunu saklar. Bu yüzden uzun konuşanı kısa dinlemek gerekir; çünkü her uzun cümle derinlik taşımaz, bazen sadece vakit alır.

Hayatta da böyledir. Çok açıklayan, çok vaat eden, çok kendini anlatan insanın sözünden çok susamadığı yere bakmak gerekir. Çünkü ölçü bazen ne söylediği değil, nerede durduğudur. Sözün de bir edebi vardır. Az ama yerinde olanı makbuldür.

Uzun konuşanı kısa dinlemek, saygısızlık değil; sözü israftan korumaktır. Çünkü insanın kulağı da kalbi de yorulur. Her şeyin fazlası gibi lafın fazlası da ağırlık yapar. En doğrusu şudur: Sözü olan söylesin, lafı olan uzatmasın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.