En büyük yorgunluk, yapılmayan işten gelir

İnsan bazen çalıştığı için değil, ertelediği için tükenir. Yapılmış bir işin ağırlığı bellidir; başlar, sürer, biter ve geride bir sonuç bırakır. Yapılmayan iş ise bitmediği için insanın içinde kalır. Zihnin bir köşesinde bekler, vaktini ister, dikkatini böler, sessizce yer kaplar.

Ertelemenin insana verdiği rahatlık kısa sürer. O an için yük uzaklaşmış gibi görünür, fakat aslında yalnızca ertesi saate, ertesi güne, ertesi haftaya devredilir. İnsan işi yapmadığında ondan kurtulmaz; sadece onunla yaşamanın süresini uzatır. Bu yüzden yapılmayan işler, tamamlanmış işlerden daha çok yorar. Çünkü bitmiş olanın hesabı kapanır, ertelenenin hesabı sürekli açık kalır.

Yorgunluk yalnızca bedenin meselesi değildir. Zihin de yorulur, vicdan da yorulur, irade de yorulur. İnsan neyi yapması gerektiğini biliyor ve yapmıyorsa, içinde sessiz bir huzursuzluk büyür. Bu huzursuzluk bağırmaz; ama insanın gününe, uykusuna, konuşmasına, kararlarına sızar. Yapılmayan her iş, insanın kendisine verdiği sözü biraz daha zedeler.

Burada mesele yalnızca disiplin değildir. İnsanın kendi sorumluluğuyla kurduğu bağdır. Bir işi sürekli ertelemek, çoğu zaman o işten kaçmak kadar, kendinden de uzaklaşmaktır. Çünkü insan, yapması gerekeni erteledikçe kendi iradesine olan güvenini kaybeder. Bir noktadan sonra işin kendisi değil, “ben bunu yine yapmadım” düşüncesi ağırlaşır.

Maneviyat da burada devreye girer. İnsana verilen zaman, gelişi güzel harcanacak bir boşluk değildir. Her gün, insana emanet edilen bir imkândır. Yapılması gerekeni bilip de sürekli ötelemek, yalnızca hayat düzenini bozmaz; insanın iç muhasebesini de yaralar. Çünkü sorumluluk, ertelenince ortadan kalkmaz. Vakti gelmiş bir iş, sahibini beklemeye devam eder.

En büyük yorgunluk, yapılmayan işten gelir; çünkü yapılmayan şey yalnızca dışarıda kalmaz, içeride de çoğalır. İnsan çalışarak yorulduğunda dinlenebilir. Fakat erteleyerek yorulduğunda dinlenmek de yetmez. Zihin hâlâ aynı yere döner, aynı eksiği hatırlar, aynı gecikmeyi taşır.

Bu yüzden bazen insanın kendine yapacağı en büyük iyilik, büyük kararlar almak değil, bekleyen küçük bir işi bitirmektir. Bir dosyayı kapatmak, bir cevabı vermek, bir adımı atmak, bir borcu ödemek, bir odayı toplamak, bir sözü yerine getirmek… Bunların her biri insanın içindeki dağınıklığı azaltır.

Tamamlanan iş, insanı yalnızca sonuca ulaştırmaz; onu kendi içinde de toparlar. Çünkü bitirmek, iradenin kendine dönmesidir. Yapılan işin ardından gelen yorgunluk temizdir. Asıl ağır olan, hiç başlamadan taşınan yüktür.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.