Aynı çatı altında yaşayıp, iki farklı yalnızlık taşımak...
Günün sonunda aynı eve dönüp, birbirine varamamak...
Modern evliliğin en derin krizi tam da burada başlıyor:
Sessizce uzaklaşan iki insanın, hala birlikte görünmesiyle.
Artık ilişkiler büyük fırtınalarla yıkılmıyor. Kapılar çarpılmıyor,valizler hazırlanmıyor. Her şey daha sakin, daha görünmez...
Ama bir o kadar da derin.
Konuşmalar azalıyor, paylaşımlar yüzeyselleşiyor,"nasılsın"? Sorusunu bile zamanla formaliteye dönüşüyor.
Ve bir gün fark ediyorsunuz:
Artık anlatmak istemiyorsunuz...Çünkü anlaşılmayacağını düşünüyorsunuz.
Dinlemek istemiyorsunuz...Çünkü zaten bağ kuramıyorsunuz.
İşte tam o noktada sevgi değil, bağ kopuyor.
Modern evlilikte sorun coğu zaman sevgisizlik değil; ilgiyi kaybetmek,merakı yitirmek ve birbirine yabancılaşmaktır. Aynı evde yaşayıp,birbirinin iç dünyasına dokunamamak...Gerçek yalnızlık tam da budur.
En tehlikelisi ise şu:
Bu durum zamanla normalleşir.Sessizlik alışkanlığa dönüşür,mesafe konfor alanı olur, ve iki insan, "idare eden" bir düzende yaşamaya devam eder.
Ama unutmayın...
Bir ilişkiyi ayakta tutan şey sadece birlikte kalmak değildir. Gerçek bağ,görülmek, anlaşılmak ve hissedilmektir.
Çünkü bazen en büyük kriz,kimsenin fark etmediği o sessizliğin içinde büyür.



ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.