• 15 Mayıs 2026, Cuma

LATMOS VE LATMOS PLATFORMU HAKKINDA

Latmos, ülkemizin en önemli doğal ve kültürel zenginliklerini taşıyan bölgelerden birisi, Aydın ve Muğla sınırları içindeki bölge en az 500 - 600 milyon yıllık gnays kayaların oluşturduğu zemini kaplayan meşe, sarıçam ve fıstık çamı ormanlarıyla geçmişten günümüze kadar insan yaşamı için de yuva olmuş durumda.

Latmos'un doğası jeoloji bilimiyle uğraşanlar için bir mücevher adeta, Dünya'da canlı yaşamının olmadığı zamanlardan bugüne kesintisiz izler taşıyor bağrında.

Milyonlarca yıllık geçmişinde insan yaşamının ilk izleri günümüzden 7 - 8 bin yıl öncesine tarihlenen Malkayası Mağarası gibi yerleşim alanlarında ve bugüne kadar iki yüze yakın alanda saptanan kaya resimlerinde kendilerini gösteriyor.

Latmos'un kültürel geçmişi tarih öncesi yerleşim alanları ve kaya resimlerinden, Suratkaya Hitit Yazıtları, antik kentler ve yerleşimler, Bizans ve Osmanlı dönemi eserleriyle günümüzde de geçmişin izlerini taşıyarak devam eden yereldeki insan yaşamına uzanıyor.

Günümüzde yerelde yaşayanlar geçmişin bıraktıklarıyla birlikte çam fıstığı üretimi, arıcılık, zeytincilik ve hayvancılıkla varlıklarını sürdürüyorlar.

Ülkemizin jeolojik zenginlikleri, doğal güzellikleri, kültürel varlıkları, süregelen yaban hayatı ve insan yaşamıyla eşsiz bir bölgesi olan Latmos ne yazık ki madencilik çalışmalarının yarattığı yok olma tehtidi altında.

Latmos'ta ilk maden çalışmaları 1990'dan önce (1976-77, Polat Madencilik, Karakaya) yapılmış olsa da son 25-30 yıl içinde özellikle Karakaya, Köprüalan, Söğütözü ve İsliler bölgesiyle doğudaki Hatipkışla, İkiztaş, Ketendere ve Sarıkaya köyleri arasında kalan bölgede çok hızlı genişleme gösterdiler. Günümüzde de mevcut maden ocaklarının kapasite artış talepleri ve yeni ocakların açılma planlarıyla Latmos giderek artan madencilik tehdidi ile karşı karşıya. Kuvars, kuvarsit ve feldispat gibi madenlerin çıkartıldığı ocaklar kontrolsüzce açılıp büyüdükleri gibi geride bıraktıkları pasa yığınlarıyla Latmos'un doğal güzelliklerini, yaban hayatını, kültürel mirasları, tarımsal üretim alanlarını ve yereldeki insan yaşamını çok olumsuz olarak etkiliyorlar.

Günümüze kadar Latmos'taki madencilik çalışmaları plansız, izinsiz, kontrolsüz ve acımasızca yapılmış ve halen de aynı şekilde sürdürülmeye çalışılıyor. Latöos'taki bu acımasız madencilik çalışmalarını durdurabilmek ve Latmos'u doğası, geçmişten kalan kültürel zenginlikleri ve günümüzde devam eden yaşamıyla korumak isteyen birkaç kişi 2023 yılının ilk yarısında bir araya gelip Latmos Platformu adıyla bir birliktelik oluşturmuşlardı.

Latmos Platformu'nun amaçladığı hukuksal zemindeki ilk dava Temmuz 2023'te açıldı, aynı yıl içinde açılan bir başka dava için de oluşturulan bilirkişi heyetinin incelemeleri sonrasında her iki dava yerel mahkemelerde madencilik çalışmalarının aleyhine sonuçlandı. Temyiz edilen her iki dava da Danıştay tarafından yerel mahkemelerinin kararlarını onaylayacak şekilde sonuçlandı.

Bir başka dava da yerel mahkemede kazanıldı ve temyiz edilmesi nedeniyle Danıştay'daki süreci devam ediyor. Bunların dışında, Latmos ve çevresinde madencilik girişimlerine karşı açılan beş başka dava da Latmos Platformu'nun desteğiyle sürdürülüyor.

Hukukçumuz Sayın Mehmet Çilsal'ın üstlendiği ve takip ettiği davaların hepsinin lehimize sonuçlanmasını bekliyoruz.

Latmos Platformu yaklaşık 2 yıldır bölgede üstlendiği sorumlulukla doğanın, kültürel mirasın ve süregelan yaşamın korunarak devam ettirilmesi için büyük çaba harcıyor, yerelde yaşayanların katkısıyla açılan davaların kazanılmasının verdiği güçle bu çok değerli toprakların korunması mücadelesi devam edecek. Latmos Platformu bu bölgenin korunması İçin mücadele etmekten vazgeçmeyecek, bir taraftan hukuki platforma çaba harcarken diğer taraftan da yerelde yaşayanlarla birlikte olup yaşamlarını sürdürmeleri için uğraşacak.

Amacımız bu toprakları doğal ve kültürel zenginlikleriyle korumak, insanların ve diğer canlıların yaşam alanlarına zarar verecek girişimleri engellemek ve gelecek nesillere yaşanılabilir bir memleketi mirasbırakmak olacak.

Son 1.5-2 yılda Latmos'ta yaşadığımız bu süreçte hiç yalnız olmadık, madencilik faaliyetlerine karşı açılan her davada Latmos'u ve yaşadığımız toprakları seven dostlarımız hep destek oldular, Denizli'den, Aydın'dan, İzmir'den, Muğla'dan, Kuşadası'ndan, Didim'den, Milas'tan birçok kişi ve sivil toplum örgütü Latmos buluşmalarımızda, bilirkişi keşiflerinde ve dava açılışlarında gelip destek verdiler, hepsine çok teşekkür ediyoruz .

Bizimle aynı amacı paylaşan ve destek olan herkese çok teşekkür ederiz, iyi ki varsınız.

Hepinize iyi hafta sonları sevgili DENGE okurları.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.