Geçtiğimiz 16 şubat günü annemin ölümünün yıldönümüydü. Kafamda deli sorular anne nedir acısı yıllar sonra dahi niçin unutulmaz özlem ise hiç bitmez ama her geçen gün daha da artar.
ANNE OLMAK
Bir gözün gerçeklere bakarken bir gözünle hayallere dalmaktır.
ANNe olmak, yumuşacık tuttuğun kalbinle her sıkıntıya dağ gibi durmaktır.
ANNE olmak, her türlü gürültüde evladın tek nefesini bile duymaktır. ANNe olmak, günah dolu dünyada işlenen en güzel sevaptır.
ANNe olmak, bahşettiği lütuftan dolayı Yaradana yanaşmaktır..!!
Sahip olduğum ilk oda, Annemin karnıydı..
Yediğim ilk yemek, annemin sütüydü. Üzerinde uyuduğum ilk yatak, annemin ayaklarıydı.
Dinlediğim ilk şarkı, annemin ninnisiydi. Kokladığım ilk koku, annemin teninin kokusuydu. Okuduğum ilk kitap, annemin masallarıydı. İlk sığınağım annemin kucağıydı. İlk öğretmenim annemdi.
İlk doktorum annemdi.
İlk arkadaşım annemdi.
Elimi tutan ilk kişi, sorunlarımda yanımda olan Kişiydi.
Beni kendisinden dana çok seven ilk kişi oydu.
Derler ki;
İlkler asla unutulmaz.
Ve Anne;
Hepimizin hayatındaki ilk ve unutulmaz kişidir.
Duygular dağınık her biri bir yerde. Düşünceler allak bullak. Yetişmeniz gereken yerler var ve bu arada yapmayı planladığınız işler ardınızdan kovalıyor. Birden bir telefon geliyor her şeyi ardınıza atıyorsunuz.
Hayatınıza giren bu telefon bir hayatın sonlandığını haber veriyor. Telefondaki ses "Seni çok severdi" Cümlesi ile acı haberi alıyorsunuz. İkindi namazında Bey Camiinde bir hayat romanının son satırlarını karalamak düşüyor kaderinize. Bugün bazı romanlardan bahsedecektim. Bugün (16 Şubat) çok sevdiğim annemin ölüm yıldönümü.
Ölümler hayatın sonuna geldiğimizi bildiriyor. Bir başlanmışlığın sonunu ve son halini aktarıyor. Dünya İşleri yarıda kalmış olabilir ama hayatımız tamamlanmıştır. Tamama ermiş bir hayatın ardında kim bilir hangi başarılar, hangi yenilgiler, hangi kaybedişler vardır. Hakikat en güzel haliyle karşımızda; Hayat bitti. Binlercesini alıp verirken haberimiz olmayan nefesler artık yok. Hiçbir enerji santralı üreteceği enerji kuvvetiyle o nefesi aldıramaz. İçimizde bu kahpe dünyanın bir tutam kirli havası bile kalmamıştır. "Bir Annenin ölümü” ismini versek romanımıza diyorum. "Anne" kelimesi gönül dünyamızın en hassas kelimelerinden biridir. "Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar" sözünün gönüllerimizdeki hissiyatı kaplar tüm benliğimizi. Fedakâr, cefakâr anneler hep vardır her zaman da var olacaktır. Rabbimizin rahmine bıraktığı yavrusu için merhamet ve şefkat duygularını da fazlaca oraya yerleştiriyor. Anne rahmi ile Rahman ve Rahim olan Allah'ın isim yakınlığı dikkatlerden kaçmıyor.
Romanımıza bir kahraman belirleriz öncelikle.
Anne. Kimliğinin en belirgin vasfı budur. Ona ister karakaş, kara göz ekleyin, isterseniz bembeyaz bir başörtüsü, isterseniz sırma saçlı olsun hiç fark etmez o annedir. Benim annem, senin annen, ya da onun annesi hiç fark etmez. Şimdi ona bir takım işler yaptıralım ki romanımızın macera kısmı olsun. Aklınıza gelenler hep zahmet sıkıntı eziyet kokulu işlerdir. Ve annelerimiz bunların kahramanı yüce gönüllü insanlardır. Babamızla aramızdaki barış elçilerimizdir. Mutfakta karın tokluğuna zevkle hizmet eden maharetli ellerin sahibidir. Evin her tarafını temiz tuttuğu gibi camları bile tehlikeli olmasına rağmen siler.
Bayramlarda kendisinden vazgeçerek bizi giydirir. Bize yakışan onun da üzerine olmuştur. Başarılı
günlerde en çok o sevinir. Komşularla yapılan muhabbetin konusu hep evlatlarıdır. Anne en büyük ve en fonksiyonlu öznedir. Henüz mekânlardan bahsetmedik ama temiz evimizin her köşesinde onun izleri vardır. Ruhumun her metrekaresinde onun güzel sözlerinin ve örnek davranışlarının tesiri vardır. O gezdiği için evimiz kıymetlidir.
Doğduğumuz günlerin kıymetlisi o iken, delikanlılık çağlarımızda arkadaşlarımızı ve evlilik cağımızda sevgili eşlerimiz, ilk meyvemiz olan çocuğumuz doğunca anne nerede? Annemiz yanı başımızda. O hep vardı ve İşlerimiz kolaydı, rayında gidiyordu. Ya hayatımızdan cıkarsa yücelere ucarsa Ardında yağmur yüklü bulutlar çıkarsa, yücelere uçarsa... Ardında yağmur yüklü bulutlar gibi nemli gözler bırakırlarsa.
Her bayram, her mutlu gün onun yoksulluğuna çarparsa gönlümüz, nice olur halimiz.
Cenazeyi üç şey takip eder; biri kalır, ikisi geri döner ancak ameli onunla kalır buyuruyor Efendimiz (SAV) bir başka dayanarak diyebilirim ki bir annenin en kıymetli ameli, ardından onun adına iyilik yapacak ve dua edecek evlatlarıdır.
Aklımca bir anne romanı yazmaya çalıştım. Ne zaman ki anneniz bu hayata gözlerini yumar. İşte o zaman gerçekten büyümek zorunda kalır insan Öylece bir anda... Artık sizi ne olursa olsun karşılıksız sevecek tek insan yoksa hayatta o zaman gerçekten başlarsınız ayaklarınızın üzerinde durmaya. Çünkü bilirsiniz ki artık düserseniz sizi tutacak, poponuzdaki tozu temizleyip "Hadi yavrum" diyecek yegâne kişi yoktur etrafta. Nasıl küçücük bir bebek canı sıkılınca "Anne" diye ağlarsa yaşı kaç olursa olsun gerçekten canı yanan bir insan da "Anam" diye ağlar.
Ve eğer anası hayatta değilse o acısı ikiye katlanır. İşte bu acılar büyütür insani...
Ve kaybettiğimiz annem için, kaybedilen tüm anneler için mekânları cennet olsun diyorum. Rahmetler temenni ediyorum. Bugün benim için yaşıyorsa annenize gidin ya da görüntülü arayın.
Gözlerinin içine bakarak anne diyin. Sevdiğinizi söyleyin.
Çünkü demek istediğiniz ve özlediğinizde pek çok şey için geç olabiliyor.
Aramızdan ayrılanlar içinse dua okumaktan başka yapacak neyimiz var..
Annemi en çok sevdiği sanatçı ve şarkısıyla anıyorum bu yıl da...
Rahmetle... bir sabah anne bir sabah acını süpürmek için açtığında kapını umarım kurtuluş haberleriyle dönmüş olur çam ve kekik kokuları içinde acı yüzlü çocuklar o zaman nasıl indirilmişlerse şen şakrak öylece kalkar uykudan şalterler dişleyip tükürmeden sigaralarını türkü tadında giyinirken işçiler bir sabah anne bir sabah acını süpürmek için açtığında kapını adı başka sesi başka nice yaşıtım koynunda çiçekler çiçekler içinde bir ülke getirirler başlarını koymak için yorgun dizine sen hazır tut dizini anne o mükemmel güne.
NEVZAT ÇELİK
Hepinize iyi hafta sonları sevgili DENGE okurları.


ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.