Tuncer ALTINTAŞ

Otel odaları

28 Kasım 2014, Cuma

     

Rodos Adası'nda üçüncü günümüzde eşim arkadaşlarıyla alışverişe çıktı. Ben de Euopa otelinin 3'üncü katındaki 313 nolu odamıza çıktım. Otelin balkonundan Rodos’u seyrederken önümdeki deniz sahilindeki turistleri izliyorum. Daha sonra yatağıma sırtüstü uzandım düşünüyorum.

Bir otel, yalnızlığın tadına doyasıya vardığı yerdir insanın. Mahremine tanıklık etmemiş ve hiçbir hatıra kırıntısı taşımayan duvarlar, suretine yabancı aynalar…

Meçhul bir oda ve meçhul bir adam; öncesi ve sonrası olmayan bir konukluk… Enis Batur’un dediği gibi “oteli seçenler, yerleşiklik tarihinin öncesine, sonsuz göçebelik çağına ait bir fantezinin takipçileri gibidir.” Bir otel, hotel odasının çağrıştırdığı anlam, modern zamanlarda kaçış ve yalnızlıktır. Daha çok, özgürlüğe kaçış gibi…

Otel, bütün curcunasına, tekrarlanan ritüellerine rağmen mahrem bir özgürlük alanı sunar konuğuna. İçinde geçiciliği, mekansızlığı ve hatta tekinsizliği hissettiren bir özgürlüktür bu. Sanırım bütün bu tekinsiz özgürlük alanı içinde kendi ruhumuza dokunma alanı buluruz.Sahipsizlik ve hatırasızlıklarından ötürü hiçbir değer ifade etmeyen otel odası nesneleri silinmeye, yok sayılmaya mahkumdur. Nesnesizliğin boşluğunda, odayı kendi bedeni ve ruhuyla doldurur insan. O beden ve ruh bir sorgulama haline dönüşür artık. Kendisiyle baş başa oluşun sunduğu uçsuz, bucaksız hesaplaşma anları… İşte bu yüzden her kaçışta, konup göçtüğü otel odasında kendi gerçeğinin bir yanını daha bulur insan.

Bir otel yazısı, bir otel odasında yazıldığında daha mı sahici olur? Beni üç gündür konuk eden bu 313 nolu oda ile aramda nasıl bir ilişki var. Bunu sorguluyorum. "Sınırlandırılmış” bir özgürlük alanı, yüzümü tanımayan ve şu kapıdan çıkıp gittiğimde bir daha beni hatırlamayacak olan ayna. Kokumu hemen unutuverecek olan yatak. Ve hiçbir yaşanmışlık izi taşımayan duvarlar….

Yaşanmışlık izi dedim de lüks otelleri bu yüzden sıcak ve insani bulmam ben. Oysa bütün salaşlığına, pejmürdeliğine, döküntü haline karşın Anadolu’nun küçük ilçe ve kasaba otelleri bir sıcaklık ve insanilik taşır. Trajedisi olan otellerdir onlar.

Buralardaki gibi bütün tavrı ve düşüncesiyle tek tip insan görüntüsü veren tatilciler yerine her biri farklı bir hikayeyi sürükleyen konukları vardır onların. İşsizler, doktor bekleyen hastalar, mahkemeye gelen davalılar, meçhul yabancılar, bekar memurlar, kötüdür hatta pistirler ve fakat sürekli insan kokarlar gelenlere türlü insan hikayeleri, öyküleri anlatırlar.

Belki de Faruk Nafiz Çamlıbel’in han duvarları şiirini okuduktan sonra ilk otel konukluğundan bu yana girdiğim her otel odasında benden öncesine ait yaşanmışlık izi aramışımdır ben. Duvarda, uzak bir yalnızlık akşamında ve meçhul bir adamın kaleminden kalmış bir beyit:

“On yıl var ayrıyım Kınadağından. Baba ocağından, yar kucağından.”

Hiç unutmam Tokat’ın Zile kazasındaki bir otel odasının duvarında görmüştüm: "Maraşlı şeyh oğlu satılmışım ben. Oradan oraya atılmışım ben.” Günümüzün heybetli, gösterişli turistik otelleri iz bırakma bahsinde vefasızdır ne yazık ki. Belki de o tür izler Anadolu’nun küçük salaş kasaba otellerinde saklı duruyordur, hala .

Rodos’ta 313 nolu otel odasındayım ve aşağıdaki beyin tırmalayıcı müziğin gürültüsü içinde insanın otel ile olan ilişkisini düşünüyorum. Okuduğum ve hatırladığım otel yazıları, şiirleri geçiyor aklımdan. Yusuf Atılgan’ın Anayurt oteli (Nazillidedir) salonu, sofaları, merdivenleri, kalın muşamba ile kaplanmış, konaktan bozma Anayurt oteli. Tomris Uyar’ın, Bilge Karasu’nun, Enis Batur’un metinleri ve Necip Fazıl’ın otel odaları şiiri “Gelip geçen her yüzden gizli bir akis kalmış. küflü aynalarında , küflü aynalarında.”

Sonra

benim otellerim… Niğde’de bir hafta konakladığım Gündoğdu Oteli'nin daracık loş odası, Basmane’de bir sabah intihar etmiş bir öğretmenin çıkarıldığını gördüğüm ve ürperdiğim isimsiz otel…

Aslını sorarsanız bana göre değil oteller. Ben daha çok bir aile sıcaklığının estiği pansiyonları seviyorum. İnsan konup göçtüğü bir otel odasını özlemez ve tekrar oraya dönmek istemez. Ama bir pansiyona her zaman dönülebilir. Lakin otel odalarının insanı savunmasız bir biçimde kendisiyle baş başa bırakışı da yabana atılacak tecrübelerden değildir. Ve insan, yılda bir kez de olsa bir otel odasında kendini dinlemelidir. Ruhunu yabancı bir aynada seyretmek için…

Yazımıza Üstad Necip Fazıl Kısakürek ustanın Otel Odaları şiiriyle son verelim:

 

Bir merhamettir yanan, daracık odaların,

İsli lambalarında, isli lambalarında.

 

Gelip geçen her yüzden gizli bir akis kalmış,

Küflü aynalarında, küflü aynalarında.

 

Atılan elbiseler, boğazlanmış bir adam,

Kırık masalarında, kırık masalarında.

 

Bir sırrı sürüklüyor, terlikler tıpır tıpır,

İzbe sofalarında, izbe sofalarında.

 

Atıyor sızıların, çıplak duvarda nabzı,

Çivi yaralarında, çivi yaralarında.

 

Kulak verin ki, zaman, tahtayı kemiriyor,

Tavan aralarında, tavan aralarında.

 

Ağlayın, aşinasız, sessiz, can verenlere,

Otel odalarında, otel odalarında!...

 

Hepinize iyi hafta sonları sevgili Denge okurları. 



Yazarın Tüm Yazıları
DAVUTLAR İLÇE OLMALI!
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ...
ADA YOLLARI TAŞLI…
HAZİRAN’DA ÖLMEK ZOR…
Z KUŞAĞINDAN YANIT VAR
19 MAYIS
GÖZDAĞI!
ANNELER GÜNÜ
KAYALARIN OĞLU (Bir Komplo Öyküsü)
RAMAZAN
ATLARI DA VURURLAR!
O DELİKANLI BENDİM!..
BALIKÇI KOMŞULAR
KURT KIŞI GEÇİRİR AMA…
PANDEMİYLE GEÇEN İKİ YIL
TÜKÜRÜN!
KOMEDYEN
YKS’DE BARAJ KALKTI!
İLAÇ SIKINTISI!
BEBEK’TEKİ BEBEKLİ KIZ!..
KURTULUŞ TARIMDA…
KAR YILI-VAR YILI
GECEKONDUDAKİ GENÇ…
2022
HESAPLAR BENDEN USTA!
Yeni Yıl
BİR TALİH KUŞU VARDI!
YASAKLAR VE GERÇEKLER
BAFA'NIN KIYISINDAN DÜNYACA ÜNLÜ BİR CAMBAZ GEÇTİ
BİNMİŞİZ BİR ALAMETE, GİDİYORUZ KIYAMETE…
DENİZ ÖLÜR MÜ?
SARIK ve ŞALVARIN HAPSİ!
YAZ BİTTİ, GELDİ SONBAHAR
GENÇLİK İNANIYOR MU?
CUMHURİYET
YEREL BASIN ÇALIŞTAYI
KAĞIT TOPLAYICILARI
SERPME KÖY KAHVALTISI
İNŞAAT ŞANTİYELERİ, PROJE ALANLARI…
PARKTA YATIYORUM!
SEVİNÇ VE HÜZÜN…
EYLÜL’E İSYAN GİBİ
KUŞ HATIRALARI
YAZAMADIM
NELER OLUYOR BİZLERE?
TÜM CANLILAR AĞLIYORDU…
AĞAÇLAR ISLIK ÇALIYORDU…
BAYRAMIN ARDINDAN
BAYRAM
ÖZLENEN MEYHANE
KAÇ TÜR GAZETECİ VAR?
ÇÖKEN FUTBOLUMUZ
BABAM HERŞEYİ BİLİYOR!
M. FATİH ATAY
BİZ ONLARI İLK DİDİM’DE GÖRMÜŞTÜK
AZALMAK ÜZERİNE…
BU DA GEÇER!
BU NASIL TAM KAPANMA!
KENDİ ELLERİNDEKİ KANI GÖRMÜYORLAR...
KAMİL AMCA…
ONBİR AYIN SULTANI
ÖLMÜŞ EVLER!
YAŞAMA VE YAŞLANMAYA DAİR
AYDIN OVASI YOK MU OLUYOR?
GAZETECİLERE SALDIRILAR
KAYIP NESİLLER…
BENZİNCİ KÖR HAFIZ
BİR SOĞUK YEL ESER ÜŞÜR ÖLÜM, ÖLÜM BİLE…
ANNEM
İLK GÖREV YERLERİ AYDIN OLAN İKİ VALİ…
RENGARENK BİR FUTBOLCU…
DİJİTAL DİKTATÖRLÜĞE DOĞRU MU?
QUO VADİS AMERİKA?
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ VE…
GELEN GİDENİ ARATIR MI ?
YENİ YIL, YENİ UMUTLAR...
“ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK”
"YA EŞİN, YA İŞİN ?"
KİRLİ DİL VE KELİMELER
KARANLIĞIN AYAK SESLERİ…
“ADALET YERİNİ BULSUN İSTERSE KIYAMET KOPSUN”
AYDA BEBEK
BİR İSTANBULLU'NUN GÖZÜNDEN İZMİR…
AŞIRI VERGİ, VERGİYİ ÖLDÜRÜR!
BABAN GİDERSE…
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ…3
TÜM OKULLAR AÇILMALI
GIDA HIRSIZLARI!
İSYANLA GELDİ, ÖYLE DE GİTTİ!
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ… 2
KIVILCIM ANI…
BELEDİYE SAĞLIK HİZMETLERİ
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ...
HİJYEN MASKE MESAFE YOKSA HEPSİ HİKÂYE Mİ?
ZEHİR KOKTEYLİ
YANAN SADECE ORMANLARIMIZ DEĞİL Kİ!
LOZAN ve AYASOFYA
PANDEMİ EKONOMİSİ
DİSLİKE
YENİ NORMAL
BIRAKMAM SENİ…
MERVE NİÇİN AĞLADI?
HANGİ BİRÜSÜ?
65+
HÜZÜNLÜ BİR BAYRAM SONRASI
NE ÇOK ACI VAR BE!...
I Know What it is to be young
ÇOCUKLARIN AHI TUTTU!
HAYAT ARTIK EVE SIĞMIYOR!
ONBİR AYIN SULTANI
ÇOCUK GÖZLERİMLE GÖRDÜM…
KARTALLAR VE TAVUKLAR
KORONA GÜNLERİ
BİRLİK BERABERLİK ZAMANI
BU DA GEÇER YA HU!
KAÇ ÇOCUK KAÇ!
AĞZI OLAN KONUŞUYOR!
MAHUR BESTE
VEKÂLET SAVAŞLARI
BİR ANNE ÖYKÜSÜ…
SÖKE ÜVEY EVLAT MI?
ZELZELE!
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ…
DEVRİM Mİ?
10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ! MÜ?
2020
CİNAYETİ GÖRDÜM!
ANNABEL LEE
PSİKOPAT CANİ!
GAZETECİLİĞE DAİR KAFAMDA DELİ SORULAR
KADINLARIMIZ
İSMET HANIM
YAŞAMA SEVİNCİNİ KAYBETMEK
O AKŞAM
HAYDARPAŞA VE SİRKECİ GARLARI
CUMHURİYET BAYRAMI
ÇOCUKLAR GÜLÜYORSA GÜZELDİR HAYAT!
BOŞVER BE YAŞI BAŞI…
TERCİH MOTİVASYONLARI
ONLAR AYA, BİZ YAYA!
EYLÜL
BİR GENÇ’İN İLETİSİ!
DİYANET Mİ, HİYANET Mİ?
SUÇ PATLAMASI!
YANIYORSUN TÜRKİYE’M!
ALNI AÇIK YAŞLANMAKTIR BAYRAM!
Pazardaki deli
Üniversite tercihi kariyer seçimidir
Kadın
VAKTİ KERAHATTİR…
İÇKİNİ AL DA GEL!
DÜŞÜNÜNCE…
AŞK OLSUN SANA ÇOCUK, AŞK OLSUN…
HERKES KENDİ ÖYKÜSÜNÜN KAHRAMANI!
Mendil satan çocuğun burnunu koluyla silmesi kadar acımasız bu hayat…
BAYRAMIN ARDINDAN
İSLAMI HALKA NİYE ANLATAMIYORUZ?
Aslında futbol sadece futbol değildir
KIYI BELEDİYELERİ VE SÖYLEMLERİ
11 AYIN SULTANI
İSSİZLİK ve GÖÇ SORUNU
NİSAN
NOTRE DAME’NIN KAMBURU
BİZİMKİSİ BİR AŞK HİKAYESİ!
YORULDUK!
PARİS’TE BİR AYDINLI…
BEŞİKTAŞLILARIN GECESİ
MOBİL HUZUR EVLERİ!
KADININ ADI YOK!
BİREY OLAMAYANLAR!
YAŞADIKÇA ÖĞRENİYOR, ÖĞRENDİKÇE ANLIYORUZ
ÖZLEDİM, TENİNİN KOKUSUNU ÖZLEDİM…
QUO VADİS CHP?
KÖPEKLER NİYE İNSANLARDAN ÖNCE ÖLÜYOR?
Balık tutmanın faydaları ve bir anı
Seçim havası
“BİN YIL SÜRECEK” DEMİŞLERDİ
YENİ YIL, YENİ BAŞLANGIÇ…
OKU ALİ OKU
GAZETE, DERGİ, KİTAPLAR VE BİZ
NE ARA BU KADAR ZALİMLEŞTİK!
TÜRK FUTBOLUNUN ÇÖKÜŞÜ...
ÇÜRÜMÜŞLÜK!
Ya, kelebek Dünya’yı görünce intihar ettiyse?!
DİB BAŞKANI ALİ ERBAŞ AKLIMIZLA ALAY ETMEYİN!
YALANLA ÖZDEŞLEŞEN TOPLUM!
BASIN KAN KAYBEDİYOR MU?
ARAP VE PARA
FENOMEN Mİ, MENEMEN Mİ?
SARI YAZ (Eylül’de gel)
ÇÖKMESİN OMUZLAR, ÇIKMASIN KAMBUR…
ŞEYH BEDRETTİN ve RUHİ SU
SOSYAL MEDYA DERKEN…
“BİZİM ÇOCUKLAR BAŞARDI”
DARALIYORUM…
YAZILI BASININ SONU GELİYOR MU?
YAZIN YAŞANIR, KIŞIN TADINA VARILIR
GAZİ BEĞENİR MİYDİ?
Doktor mu, Hekim mi?
Kazanınca Alman, Kaybedince göçmen!
İRİ, DİRİ VE BİR OLMAK...
KEDİLER VE BİZ…
DENİZ GÖZLÜ LEYLA!
ANAHTAR PASPASIN ALTINDA DE!.. BIRAK GİT!..
BİZİM KÖYLERİMİZ
BAŞARI İÇİN
SEÇİMLER, YA SONRASI?
BEN, BEN, BEN…
DEİZM’E DAİR!
GAZETECİ OLAYLARI YOK SAYAMAZ!
MİLLİ DUYGUMUZ: LİNÇ
ALTININ GRAMI GENÇLERİN DRAMI
ASLINDA SEÇİM GÖSTERE GÖSTERE GELDİ!
ÇAYI İNCE BELLİ BARDAKLARDAN İÇMEK
KİMSELER GÖRMEDİ ÖPÜŞTÜĞÜMÜZÜ, YAĞMURDAN BAŞKA…
GENÇLİĞİN ACI GERÇEĞİ
BİZ NATO’YA HAYIR DERKEN…
ÇILDIRMAK DA ÇARE OLMADI
GRAND TÜRK…
SURİYE’DE KİMİNLE SAVAŞIYORUZ?
ÇOCUKLARA KIYMAYIN EFENDİLER!
İNCİRLER OLANA KADAR KALSAYDIN BARİİİ!
KARİZMALAR ÇİZİLİRKEN!
HAY, DİLİNİ...
GAZETECİLİK VE TETİKÇİLİK!
“BEN KİMİM?” SORUSU
İNSAN HAYAL ETTİKÇE YAŞAR…
Zaman akıp giderken…
TÜRKLERİN ÇAM BAYRAMI
Davutlar’da bir gün…
Cinnet hali
Eğitim buysa çocuklar ne yapsın?
Bazen çıldırmak da yetmiyor!
Öğretmenler Günü
Lütfen, aklımızla alay etmeyin!
Agora Meyhanesi
Sayanora
Acaba “İYİ” mi gelecek?
Biz bu günleri, o günden görmüştük…
GÖĞSÜMÜZ KABARDI, GÖZLERİMİZ YAŞARDI…
Cahilliğe prim vermek…
SALLANMAK ÜZERİNE…
Mezarlık Magandaları!
AYTO’da güneş yeniden doğacak
On günlük tatilin ardından…
Anlatım gücü ve gazeteciliğe dair
ÖSYM
Kuşadası’nda güzel bir gece
İkileme ve aynen…
Basın Bayramı
İbrahim Pehlivan ile bir gece
Denge’nin tvDEN’i
Bir ceylan uyanır Afrika'da
Gençler! Haydi festivale
İnsanlığımızı ne bozar?
Al yazmalı güzel kız…
Yazım yanlışları
Yalçın Ata
Türlü, çeşitli gazetecilik!
19 Mayıs
BUGÜN CANIM YAZI YAZMAK İSTEMİYOR
Müjgan’la ben ağlaşırız…
Neşe dolamıyor insan...
Sizce kim kazandı şimdi?
Bir çöküşün öyküsü…
Zincirin halkaları bir kez koparsa…
Ege, göçmen mezarlığına dönerken…
Quo Wadis…
Qou Wadis (Nereye)?
Gitmek mi zor kalmak mı zor?
Aptal kutuları ve sosyal medya
Yarılan ekmeğin buğusuyduk!
Anne özlemi
Rezillik diz boyu…
Karpuz gibi…
Rengarenk Zehirler!...
Bir millet intihar ediyor!...
Binmişiz bir alamete…
Türkiye üzerinde oynanan oyunlar!
Yarın yılbaşı…
FETÖ...
Korkma!
Akıl Kilitlenirse…
Okumuyoruz!...
İLKLERİN TAKIMI BEŞİKT'AŞK
İyilik askıda
Yeterlilik şart…
Kıskanırım seni ben
Aslında 'aşk'ta yok!..
Utanıyor musunuz?
Tayfun Tufan Zelzele olayı!..
Milli başarı nasıl gelir?
Buralara olanlar olmuş!..
Biraz Sevinç, Biraz Hüzün = Eylül
İslam ve Kurban
Fonda Aydın Zeybeği...
Korkak Kahraman!
ÇOCUKLARA KIYMAYIN EFENDİLER!
LİNÇ KÜLTÜRÜ VE EMPATİ
DENİZ ve BİZ...
GÜZEL GÜNLER GÖRECEĞİZ ÇOCUKLAR....
AGC ÖDÜL TÖRENİ...
O GECE ... = CİNNET HALİ
Çocukları küçük kurşunla mı öldürürler anne?
Emekli Olmak
BAYRAM
Şovmenler sahnede ...
Çıldırdık mı?..
Hakan Ülken’ler çoğalmalı…
Markalaşma, tanınırlık, pazarlama
Dün geceyle tam üç ay bir gün…
Rüya, Feda, Vefa, Sefa=BEŞİKTAŞK…
Analar ve oğulları…
Tuncer Altıntaş Köşe
Bir ileri, iki geri...
Fırtınalar koparken gönlümde…
Uyulmayan kurallar ülkesi…
Bir ilkbahar sabahı...
Bu gün Nisan bir…
Turizmde kırmızı alarm!..
Okumak üzerine...
Muhalafetsiz muhalefet!..
Evleri camdan olanlar başkalarına taş atmamalı…
Aysun Kayacı acaba haklı mıydı?
Özledim, teninin kokusunu özledim…
AGC
Aydın’daki aile hekimlerinin yeni başkanı: Dr. Taner Balbay
Yüzbaşı Kaya Aldoğan’ın öyküsü…
Masum değiliz, hiçbirimiz...
Diyanet mi hıyanet mi?...
Mutsuzluk virüsü bulaştı hepimize...
Gazetecilik bu değil beyler
Türküler türküler...
ALİYYÜLÂLÂ ASLAN SÜTÜNE DAİR
Aynalar, aynalar...
Çocuklukları çalınan çocuklar
Öğretmenim ben
Mavilim Mavişelim
Yeni sistem gazetecilik
Yağmur çiselerken...
Mankurtlaşmak
Alkışlar Hakan Ülken'e
Kanlı meydan
Eylül (Tuncer Altıntaş Köşe Yazısı)
Mutluluk var mı?
Belinaytur ve Midilli
Kıyıya vuran o çocuk değil, bizim dibe vuran insanlığımızdı…!
Gökyüzünün altındaki şahane yeryüzü yalnız ve güzel ülkem, Türkiyem…!
Yarbay'ın isyanı
Kan, Kan, Kan...
ADÜ Konuk Evi
Yontulmadık!
Hoşgörü
Kendilerine temizler...!
Yüzde kaçımızın ne olduğunu tespit eden adam: Aziz Nesin
Rezil lige devam
O anı hiç unutamıyorum
Sözcükler, sözcükler
Yaşam hakkı
Rezil lig bitti
Bir edebiyat dehası, şairlerin hası...
Karadut
Yemeğin tadı mı? Edebiyatı mı?
Bir romanın roman gibi öyküsü…
Dünyayı yönlendirenler...
Bir valinin düşündürdükleri…
Gazetelerin sonu geliyor mu?
Başarı dileklerim M.Sadık Atay’a…
İşten atılan ve atanamayan öğretmenler...
Alkışlar İbrahim Pehlivan'a
Dilimin ucunda kelimeler...
Cildinizi koruyun
Gazetecilik temas ve mesafe mesleğidir
Neler oluyor bize?
Ya o gelmeseydi?
Şaşkın Muhalefet....
Şaşıran Türkiye!
Yeni CHP… Şaka gibi...!
Kış ortasında yazı özlemek...
İnsan hayal ettikçe yaşar...
Hayallerinizden asla vazgeçmeyin…
Nostaljik bir yılbaşı öyküsü
Kelimeler... Kelimeler...
Diren Çarşı...
Tren istasyonları, gar restoranları...
Rakı güzellemesi 2
Otel odaları
Öğretmenim ben...
Tebrikler Hakan...
Eylül'de kaldım...
Cumhuriyet
Rakı güzellemesi...
BEP nedir biliyor musunuz?
Bayramın ardından
Her ömrün bir eylülü vardır…
Kent Konseyi
Büyük fakat çileli bir ozan
Rodos'dayken...
GEZİ’yi anlayamamak...
Dayanılmaz...
Boş Defterler
Mısır’dan Abim Gelmiş Türküsü tutmadı!
Mahallenin Gonşana'ları
Sıla hasreti
Hayat Bayram olsa...
Geçmişe özlem...
Cumhurbaşkanı Seçimleri
O ruh bir kez kaybolursa...
Zincirin halkaları kopmuşsa...
Bir baba giderse...
Biz iki nesil arasında kalanlar...
İş makineleri, beton kamyonları..!
Dağlarına bahar gelmiş memleketimin
Sözün bittiği an: Çizmelerimi çıkarayım mı?
Bir “TELEVOLE” Masalı
Onlar bir avuçtular, koskoca Deniz oldular
Gökhan gitsin, 'Töre' kalsın
O delikanlı bendim...
BEŞİKTAŞK...
Ben artık oynamıyorum..!
Seçimin analizi
Otobanda gişelerden önce son çıkış!
Gök ekini biçer gibi...
Aynalar Yolunu Kesti...
Bebek’teki bebekli kız!..
Şimdi ben “yumurta” deyip geçemem ki!..
Aydın ve İzmir’de ne olacak?
Kendi ayağına sıkmak…
Aynalı Kemer
Bir başkan aranıyor
Devlete düşman lazım!
Annem
Battı! Çıkamadı…
Sadrazam hamamda…
Bir yılbaşı nostaljisi
Sen haklıydın iki gözüm
Yolun sonu görünüyor!..
Top yuvarlaktır ama...
Yeni Denge’nin düşündürdükleri
Patagonya Cumhuriyeti
Uyan, uyannn!
Her 10 Kasım’da 9’a 5 geçe...
O’nu özlemle anıyorum…
Şirin, güzel, şanssız bir kent: Aydın
Yaşamak bayramdır...
Uzun yıllar ötesinden...