Tuncer ALTINTAŞ

ALİYYÜLÂLÂ ASLAN SÜTÜNE DAİR

18 Aralık 2015, Cuma

     

Hürriyet Gazetesi Aydın temsilcisi ve Denge Gazetesi Köşe Yazarı genç, yakışıklı, sempatik, çiçeği burnunda damat Cem Ulucan, her yıl Aralık ayının ikinci haftası kutlanan Rakı Haftası nedeniyle bir yazı kaleme almış. Sağolsun benden de duayen diye söz etmiş.

O nedenle bu haftaki yazımda ben de biraz rakı üzerine birkaç satır yazayım istedim.

Popüler Kültür okyanusundaki vaziyetimiz, o meşhur şarkıdaki gibi. Arada hicaz arada caz nefesler, bir yanımız her duruma müsait, ne kadar uyarsa o kadar ister…

Örnek mi?

Adana'daki kebap festivalini içki içildiği gerekçesiyle "Milli içkimiz ayran" diyerek, pompalı tüfekle basanların "rakı sofrasında çekilmiş fotoğrafları" ortaya çıkmış. Şaşırdık mı? Hayır.

Dışarıya çıkınca pompalı ayrancı, evindeyken şalgamlı rakıcı.

Her neyse konumuza dönelim. Yarım asırdan fazla bir süredir rakı içerim ama gündüz içmişliğim yoktur. Parolam, "Hava kararır, bardak ağarır." Bu ilke değişmez kuralım oldu. Rakının kendine has kuralları vardır: Öncelikle şunu belirtmeliyim ki rakıya buz konmaz. Öncelikle bu yanlışı düzeltelim. Rakı, soğuk suyla içilir. Buz, rakının tadının tadını bozar. Rakı bardağına önce su üçte bir oranında, sonra üçte iki oranında rakı konur öyle içilir. Yaz aylarında rakı ısınmasın diye keyif denilen bir tas ortasına konan bardakta içilir. Keyif, berberlerin sabun tasına benzer. Ortasında rakı bardağı konan yerin kenarlarında buz konacak yerleri vardır. Böylece rakı bardağına buz konmamış olur. Hem de rakının buz gibi kalması sağlanır.

Rakı içmenin bir adabı vardır. Rakı içerken tamamen bu toprakların kültüründen kaynaklanan, yazılı olmayan ilkeler, tıpkı "İngiliz Anayasası" gibi bir kurallar bütünü söz konusudur. Bu kurallar, çok uzun yıllardır gönülden gönüle dolaşır, dilden dile zenginleşir, gelişir, çağın gereklerini her daim hesaba katarak, göz önünde bulundurulur.

Rakı masasında sarhoş olunmaz. Örneğin bu çok eski bir kuraldır. Rakı felsefesinin başlangıç ilkesidir. İşin temelidir ama diyelim ki rakı masasında akıllı telefon ya da bilgisayarla vakit geçirilmemesi gerektiği, son yıllarda mecburen hükme bağlanmıştır. Telefon, ısrarla çalarsa, kibarca "arkadaşlarla rakı içiyorum…" diyerek telefon uzatmadan kapatılmalıdır.

Rakıya başlanırken, bir kez bardak tokuşturulur. Bir de masadan kalkılacağı zaman son bir yudumlar alınırken, bardak tokuşturarak, "şerefe" denir. "Şerefe"nin nidası rakı masasında konuşulanların orada kalacağına dair verilen söz anlamındadır.

Rakı masasından dışarıya laf, söz taşınmaz.

Rakı masasında "hızlı gidiyorsun" denilebilir ama "yavaş gidiyorsun" denilmez. Ağır ağır demlenerek içene değil, hızlı içene,

acele edene karışılır. Rakı içerken "fondip" yapılmaz. "Bu kadarcık rakıyla sabah dişlerimi fırçalıyorum" gibi yalanlar söylenmez.

Rakı masasında zaman zaman argoya başvurabilir ama kesinlikle küfür olmaz. Rakı, meyhanede içilir. Bar, kafe, kokteyl içkisi değildir. Yalnız içilmez, üç kişiden fazlasıyla da içilmez.

Rakı masasında siyasi ve ideolojik mücadele verilmez ama ikinci kadehten sonra herkes, kendi bildiğince memleketini kurtarmakta özgürdür. Ortak payda ve uzlaşma zemini ise, "Sen de haklısın bir yere kadar!"dan ibarettir.

Tüm bunlar Neyzen Tevfik, Can Yücel, Halit Çapın, Vefa Zat, Aydın Boysan, Melih Aşık ve binlerce "meçhul rakıcı"dan damıtılarak, aktarılmış, keyif artırıcı, rakı masasını ve yaşamı güzelleştiren basit kurallardır.

Rakı masasında hüzünlenmenin de neşelenmenin de tadı bir başkadır. Ancak, ağlamak yasaktır. Yasağı çiğneyip, ağlayan olursa avutulmaz, acınmaz, şefkat gösterilmez. Bir daha birlikte oturulmaz. Rakı masasında çok yüksek sesle ve çok konuşulmaz. Bunun gibi fısıltıyla da konuşulmaz. Tamamen sesiz kalıp, yalnızca başkalarının anlattıkları dinlenmez. İdeal olanı haykırış, nara atmak ya da fiskos değil, muhabbet tonu önemlidir.

Şiirlerden, şairlerden konuşulabilir ama bir dörtlükten fazla şiir okunmaz.

Rakının susuz içilip, içilemeyeceği, kalp kırmadan tartışılması gereken bir konudur.

Konuşurken rakı masasına vurulmayacağı, rakı bardağının boş bekletilmeyeceği, sigara dumanının masaya üflenmeyeceği ve tabakta sigara söndürülmeyeceği, masanın dört yanının meze tabaklarıyla doldurulmayacağı, yan masalara uzun uzun bakılmayacağı, sallanan masada ve sallanan insanla rakı içilmeyeceği bilinmelidir.

Rakı, masa içkisidir. Ayakta, diz çökerek, yatarak, uzanarak rakı içilmez.

Her akşam kerahat vakti geldiğinde yani hava karardığında rakı kültürüne, rakı adabına uymaya elimden geldiğince dikkat ederim.

Çakalın, çukalın hangi ahval ve şeraitte olursa olsun rakı içen insanlara "Bizim milli içkimiz ayrandır ulan! İçirtmeyeceğiz… Allah'u Ekber…" diyerek pompalı tüfekle saldırılmasını kendime yapılmış bir hakaret kabul ederim. Rakı, aslan sütüdür. Atamızın yadigarıdır. Rakıya karşı racon kesilmez.

Hepinize iyi hafta sonları diliyorum sevgili Denge okurları…



Yazarın Tüm Yazıları
DAVUTLAR İLÇE OLMALI!
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ...
ADA YOLLARI TAŞLI…
HAZİRAN’DA ÖLMEK ZOR…
Z KUŞAĞINDAN YANIT VAR
19 MAYIS
GÖZDAĞI!
ANNELER GÜNÜ
KAYALARIN OĞLU (Bir Komplo Öyküsü)
RAMAZAN
ATLARI DA VURURLAR!
O DELİKANLI BENDİM!..
BALIKÇI KOMŞULAR
KURT KIŞI GEÇİRİR AMA…
PANDEMİYLE GEÇEN İKİ YIL
TÜKÜRÜN!
KOMEDYEN
YKS’DE BARAJ KALKTI!
İLAÇ SIKINTISI!
BEBEK’TEKİ BEBEKLİ KIZ!..
KURTULUŞ TARIMDA…
KAR YILI-VAR YILI
GECEKONDUDAKİ GENÇ…
2022
HESAPLAR BENDEN USTA!
Yeni Yıl
BİR TALİH KUŞU VARDI!
YASAKLAR VE GERÇEKLER
BAFA'NIN KIYISINDAN DÜNYACA ÜNLÜ BİR CAMBAZ GEÇTİ
BİNMİŞİZ BİR ALAMETE, GİDİYORUZ KIYAMETE…
DENİZ ÖLÜR MÜ?
SARIK ve ŞALVARIN HAPSİ!
YAZ BİTTİ, GELDİ SONBAHAR
GENÇLİK İNANIYOR MU?
CUMHURİYET
YEREL BASIN ÇALIŞTAYI
KAĞIT TOPLAYICILARI
SERPME KÖY KAHVALTISI
İNŞAAT ŞANTİYELERİ, PROJE ALANLARI…
PARKTA YATIYORUM!
SEVİNÇ VE HÜZÜN…
EYLÜL’E İSYAN GİBİ
KUŞ HATIRALARI
YAZAMADIM
NELER OLUYOR BİZLERE?
TÜM CANLILAR AĞLIYORDU…
AĞAÇLAR ISLIK ÇALIYORDU…
BAYRAMIN ARDINDAN
BAYRAM
ÖZLENEN MEYHANE
KAÇ TÜR GAZETECİ VAR?
ÇÖKEN FUTBOLUMUZ
BABAM HERŞEYİ BİLİYOR!
M. FATİH ATAY
BİZ ONLARI İLK DİDİM’DE GÖRMÜŞTÜK
AZALMAK ÜZERİNE…
BU DA GEÇER!
BU NASIL TAM KAPANMA!
KENDİ ELLERİNDEKİ KANI GÖRMÜYORLAR...
KAMİL AMCA…
ONBİR AYIN SULTANI
ÖLMÜŞ EVLER!
YAŞAMA VE YAŞLANMAYA DAİR
AYDIN OVASI YOK MU OLUYOR?
GAZETECİLERE SALDIRILAR
KAYIP NESİLLER…
BENZİNCİ KÖR HAFIZ
BİR SOĞUK YEL ESER ÜŞÜR ÖLÜM, ÖLÜM BİLE…
ANNEM
İLK GÖREV YERLERİ AYDIN OLAN İKİ VALİ…
RENGARENK BİR FUTBOLCU…
DİJİTAL DİKTATÖRLÜĞE DOĞRU MU?
QUO VADİS AMERİKA?
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ VE…
GELEN GİDENİ ARATIR MI ?
YENİ YIL, YENİ UMUTLAR...
“ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK”
"YA EŞİN, YA İŞİN ?"
KİRLİ DİL VE KELİMELER
KARANLIĞIN AYAK SESLERİ…
“ADALET YERİNİ BULSUN İSTERSE KIYAMET KOPSUN”
AYDA BEBEK
BİR İSTANBULLU'NUN GÖZÜNDEN İZMİR…
AŞIRI VERGİ, VERGİYİ ÖLDÜRÜR!
BABAN GİDERSE…
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ…3
TÜM OKULLAR AÇILMALI
GIDA HIRSIZLARI!
İSYANLA GELDİ, ÖYLE DE GİTTİ!
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ… 2
KIVILCIM ANI…
BELEDİYE SAĞLIK HİZMETLERİ
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ...
HİJYEN MASKE MESAFE YOKSA HEPSİ HİKÂYE Mİ?
ZEHİR KOKTEYLİ
YANAN SADECE ORMANLARIMIZ DEĞİL Kİ!
LOZAN ve AYASOFYA
PANDEMİ EKONOMİSİ
DİSLİKE
YENİ NORMAL
BIRAKMAM SENİ…
MERVE NİÇİN AĞLADI?
HANGİ BİRÜSÜ?
65+
HÜZÜNLÜ BİR BAYRAM SONRASI
NE ÇOK ACI VAR BE!...
I Know What it is to be young
ÇOCUKLARIN AHI TUTTU!
HAYAT ARTIK EVE SIĞMIYOR!
ONBİR AYIN SULTANI
ÇOCUK GÖZLERİMLE GÖRDÜM…
KARTALLAR VE TAVUKLAR
KORONA GÜNLERİ
BİRLİK BERABERLİK ZAMANI
BU DA GEÇER YA HU!
KAÇ ÇOCUK KAÇ!
AĞZI OLAN KONUŞUYOR!
MAHUR BESTE
VEKÂLET SAVAŞLARI
BİR ANNE ÖYKÜSÜ…
SÖKE ÜVEY EVLAT MI?
ZELZELE!
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ…
DEVRİM Mİ?
10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ! MÜ?
2020
CİNAYETİ GÖRDÜM!
ANNABEL LEE
PSİKOPAT CANİ!
GAZETECİLİĞE DAİR KAFAMDA DELİ SORULAR
KADINLARIMIZ
İSMET HANIM
YAŞAMA SEVİNCİNİ KAYBETMEK
O AKŞAM
HAYDARPAŞA VE SİRKECİ GARLARI
CUMHURİYET BAYRAMI
ÇOCUKLAR GÜLÜYORSA GÜZELDİR HAYAT!
BOŞVER BE YAŞI BAŞI…
TERCİH MOTİVASYONLARI
ONLAR AYA, BİZ YAYA!
EYLÜL
BİR GENÇ’İN İLETİSİ!
DİYANET Mİ, HİYANET Mİ?
SUÇ PATLAMASI!
YANIYORSUN TÜRKİYE’M!
ALNI AÇIK YAŞLANMAKTIR BAYRAM!
Pazardaki deli
Üniversite tercihi kariyer seçimidir
Kadın
VAKTİ KERAHATTİR…
İÇKİNİ AL DA GEL!
DÜŞÜNÜNCE…
AŞK OLSUN SANA ÇOCUK, AŞK OLSUN…
HERKES KENDİ ÖYKÜSÜNÜN KAHRAMANI!
Mendil satan çocuğun burnunu koluyla silmesi kadar acımasız bu hayat…
BAYRAMIN ARDINDAN
İSLAMI HALKA NİYE ANLATAMIYORUZ?
Aslında futbol sadece futbol değildir
KIYI BELEDİYELERİ VE SÖYLEMLERİ
11 AYIN SULTANI
İSSİZLİK ve GÖÇ SORUNU
NİSAN
NOTRE DAME’NIN KAMBURU
BİZİMKİSİ BİR AŞK HİKAYESİ!
YORULDUK!
PARİS’TE BİR AYDINLI…
BEŞİKTAŞLILARIN GECESİ
MOBİL HUZUR EVLERİ!
KADININ ADI YOK!
BİREY OLAMAYANLAR!
YAŞADIKÇA ÖĞRENİYOR, ÖĞRENDİKÇE ANLIYORUZ
ÖZLEDİM, TENİNİN KOKUSUNU ÖZLEDİM…
QUO VADİS CHP?
KÖPEKLER NİYE İNSANLARDAN ÖNCE ÖLÜYOR?
Balık tutmanın faydaları ve bir anı
Seçim havası
“BİN YIL SÜRECEK” DEMİŞLERDİ
YENİ YIL, YENİ BAŞLANGIÇ…
OKU ALİ OKU
GAZETE, DERGİ, KİTAPLAR VE BİZ
NE ARA BU KADAR ZALİMLEŞTİK!
TÜRK FUTBOLUNUN ÇÖKÜŞÜ...
ÇÜRÜMÜŞLÜK!
Ya, kelebek Dünya’yı görünce intihar ettiyse?!
DİB BAŞKANI ALİ ERBAŞ AKLIMIZLA ALAY ETMEYİN!
YALANLA ÖZDEŞLEŞEN TOPLUM!
BASIN KAN KAYBEDİYOR MU?
ARAP VE PARA
FENOMEN Mİ, MENEMEN Mİ?
SARI YAZ (Eylül’de gel)
ÇÖKMESİN OMUZLAR, ÇIKMASIN KAMBUR…
ŞEYH BEDRETTİN ve RUHİ SU
SOSYAL MEDYA DERKEN…
“BİZİM ÇOCUKLAR BAŞARDI”
DARALIYORUM…
YAZILI BASININ SONU GELİYOR MU?
YAZIN YAŞANIR, KIŞIN TADINA VARILIR
GAZİ BEĞENİR MİYDİ?
Doktor mu, Hekim mi?
Kazanınca Alman, Kaybedince göçmen!
İRİ, DİRİ VE BİR OLMAK...
KEDİLER VE BİZ…
DENİZ GÖZLÜ LEYLA!
ANAHTAR PASPASIN ALTINDA DE!.. BIRAK GİT!..
BİZİM KÖYLERİMİZ
BAŞARI İÇİN
SEÇİMLER, YA SONRASI?
BEN, BEN, BEN…
DEİZM’E DAİR!
GAZETECİ OLAYLARI YOK SAYAMAZ!
MİLLİ DUYGUMUZ: LİNÇ
ALTININ GRAMI GENÇLERİN DRAMI
ASLINDA SEÇİM GÖSTERE GÖSTERE GELDİ!
ÇAYI İNCE BELLİ BARDAKLARDAN İÇMEK
KİMSELER GÖRMEDİ ÖPÜŞTÜĞÜMÜZÜ, YAĞMURDAN BAŞKA…
GENÇLİĞİN ACI GERÇEĞİ
BİZ NATO’YA HAYIR DERKEN…
ÇILDIRMAK DA ÇARE OLMADI
GRAND TÜRK…
SURİYE’DE KİMİNLE SAVAŞIYORUZ?
ÇOCUKLARA KIYMAYIN EFENDİLER!
İNCİRLER OLANA KADAR KALSAYDIN BARİİİ!
KARİZMALAR ÇİZİLİRKEN!
HAY, DİLİNİ...
GAZETECİLİK VE TETİKÇİLİK!
“BEN KİMİM?” SORUSU
İNSAN HAYAL ETTİKÇE YAŞAR…
Zaman akıp giderken…
TÜRKLERİN ÇAM BAYRAMI
Davutlar’da bir gün…
Cinnet hali
Eğitim buysa çocuklar ne yapsın?
Bazen çıldırmak da yetmiyor!
Öğretmenler Günü
Lütfen, aklımızla alay etmeyin!
Agora Meyhanesi
Sayanora
Acaba “İYİ” mi gelecek?
Biz bu günleri, o günden görmüştük…
GÖĞSÜMÜZ KABARDI, GÖZLERİMİZ YAŞARDI…
Cahilliğe prim vermek…
SALLANMAK ÜZERİNE…
Mezarlık Magandaları!
AYTO’da güneş yeniden doğacak
On günlük tatilin ardından…
Anlatım gücü ve gazeteciliğe dair
ÖSYM
Kuşadası’nda güzel bir gece
İkileme ve aynen…
Basın Bayramı
İbrahim Pehlivan ile bir gece
Denge’nin tvDEN’i
Bir ceylan uyanır Afrika'da
Gençler! Haydi festivale
İnsanlığımızı ne bozar?
Al yazmalı güzel kız…
Yazım yanlışları
Yalçın Ata
Türlü, çeşitli gazetecilik!
19 Mayıs
BUGÜN CANIM YAZI YAZMAK İSTEMİYOR
Müjgan’la ben ağlaşırız…
Neşe dolamıyor insan...
Sizce kim kazandı şimdi?
Bir çöküşün öyküsü…
Zincirin halkaları bir kez koparsa…
Ege, göçmen mezarlığına dönerken…
Quo Wadis…
Qou Wadis (Nereye)?
Gitmek mi zor kalmak mı zor?
Aptal kutuları ve sosyal medya
Yarılan ekmeğin buğusuyduk!
Anne özlemi
Rezillik diz boyu…
Karpuz gibi…
Rengarenk Zehirler!...
Bir millet intihar ediyor!...
Binmişiz bir alamete…
Türkiye üzerinde oynanan oyunlar!
Yarın yılbaşı…
FETÖ...
Korkma!
Akıl Kilitlenirse…
Okumuyoruz!...
İLKLERİN TAKIMI BEŞİKT'AŞK
İyilik askıda
Yeterlilik şart…
Kıskanırım seni ben
Aslında 'aşk'ta yok!..
Utanıyor musunuz?
Tayfun Tufan Zelzele olayı!..
Milli başarı nasıl gelir?
Buralara olanlar olmuş!..
Biraz Sevinç, Biraz Hüzün = Eylül
İslam ve Kurban
Fonda Aydın Zeybeği...
Korkak Kahraman!
ÇOCUKLARA KIYMAYIN EFENDİLER!
LİNÇ KÜLTÜRÜ VE EMPATİ
DENİZ ve BİZ...
GÜZEL GÜNLER GÖRECEĞİZ ÇOCUKLAR....
AGC ÖDÜL TÖRENİ...
O GECE ... = CİNNET HALİ
Çocukları küçük kurşunla mı öldürürler anne?
Emekli Olmak
BAYRAM
Şovmenler sahnede ...
Çıldırdık mı?..
Hakan Ülken’ler çoğalmalı…
Markalaşma, tanınırlık, pazarlama
Dün geceyle tam üç ay bir gün…
Rüya, Feda, Vefa, Sefa=BEŞİKTAŞK…
Analar ve oğulları…
Tuncer Altıntaş Köşe
Bir ileri, iki geri...
Fırtınalar koparken gönlümde…
Uyulmayan kurallar ülkesi…
Bir ilkbahar sabahı...
Bu gün Nisan bir…
Turizmde kırmızı alarm!..
Okumak üzerine...
Muhalafetsiz muhalefet!..
Evleri camdan olanlar başkalarına taş atmamalı…
Aysun Kayacı acaba haklı mıydı?
Özledim, teninin kokusunu özledim…
AGC
Aydın’daki aile hekimlerinin yeni başkanı: Dr. Taner Balbay
Yüzbaşı Kaya Aldoğan’ın öyküsü…
Masum değiliz, hiçbirimiz...
Diyanet mi hıyanet mi?...
Mutsuzluk virüsü bulaştı hepimize...
Gazetecilik bu değil beyler
Türküler türküler...
ALİYYÜLÂLÂ ASLAN SÜTÜNE DAİR
Aynalar, aynalar...
Çocuklukları çalınan çocuklar
Öğretmenim ben
Mavilim Mavişelim
Yeni sistem gazetecilik
Yağmur çiselerken...
Mankurtlaşmak
Alkışlar Hakan Ülken'e
Kanlı meydan
Eylül (Tuncer Altıntaş Köşe Yazısı)
Mutluluk var mı?
Belinaytur ve Midilli
Kıyıya vuran o çocuk değil, bizim dibe vuran insanlığımızdı…!
Gökyüzünün altındaki şahane yeryüzü yalnız ve güzel ülkem, Türkiyem…!
Yarbay'ın isyanı
Kan, Kan, Kan...
ADÜ Konuk Evi
Yontulmadık!
Hoşgörü
Kendilerine temizler...!
Yüzde kaçımızın ne olduğunu tespit eden adam: Aziz Nesin
Rezil lige devam
O anı hiç unutamıyorum
Sözcükler, sözcükler
Yaşam hakkı
Rezil lig bitti
Bir edebiyat dehası, şairlerin hası...
Karadut
Yemeğin tadı mı? Edebiyatı mı?
Bir romanın roman gibi öyküsü…
Dünyayı yönlendirenler...
Bir valinin düşündürdükleri…
Gazetelerin sonu geliyor mu?
Başarı dileklerim M.Sadık Atay’a…
İşten atılan ve atanamayan öğretmenler...
Alkışlar İbrahim Pehlivan'a
Dilimin ucunda kelimeler...
Cildinizi koruyun
Gazetecilik temas ve mesafe mesleğidir
Neler oluyor bize?
Ya o gelmeseydi?
Şaşkın Muhalefet....
Şaşıran Türkiye!
Yeni CHP… Şaka gibi...!
Kış ortasında yazı özlemek...
İnsan hayal ettikçe yaşar...
Hayallerinizden asla vazgeçmeyin…
Nostaljik bir yılbaşı öyküsü
Kelimeler... Kelimeler...
Diren Çarşı...
Tren istasyonları, gar restoranları...
Rakı güzellemesi 2
Otel odaları
Öğretmenim ben...
Tebrikler Hakan...
Eylül'de kaldım...
Cumhuriyet
Rakı güzellemesi...
BEP nedir biliyor musunuz?
Bayramın ardından
Her ömrün bir eylülü vardır…
Kent Konseyi
Büyük fakat çileli bir ozan
Rodos'dayken...
GEZİ’yi anlayamamak...
Dayanılmaz...
Boş Defterler
Mısır’dan Abim Gelmiş Türküsü tutmadı!
Mahallenin Gonşana'ları
Sıla hasreti
Hayat Bayram olsa...
Geçmişe özlem...
Cumhurbaşkanı Seçimleri
O ruh bir kez kaybolursa...
Zincirin halkaları kopmuşsa...
Bir baba giderse...
Biz iki nesil arasında kalanlar...
İş makineleri, beton kamyonları..!
Dağlarına bahar gelmiş memleketimin
Sözün bittiği an: Çizmelerimi çıkarayım mı?
Bir “TELEVOLE” Masalı
Onlar bir avuçtular, koskoca Deniz oldular
Gökhan gitsin, 'Töre' kalsın
O delikanlı bendim...
BEŞİKTAŞK...
Ben artık oynamıyorum..!
Seçimin analizi
Otobanda gişelerden önce son çıkış!
Gök ekini biçer gibi...
Aynalar Yolunu Kesti...
Bebek’teki bebekli kız!..
Şimdi ben “yumurta” deyip geçemem ki!..
Aydın ve İzmir’de ne olacak?
Kendi ayağına sıkmak…
Aynalı Kemer
Bir başkan aranıyor
Devlete düşman lazım!
Annem
Battı! Çıkamadı…
Sadrazam hamamda…
Bir yılbaşı nostaljisi
Sen haklıydın iki gözüm
Yolun sonu görünüyor!..
Top yuvarlaktır ama...
Yeni Denge’nin düşündürdükleri
Patagonya Cumhuriyeti
Uyan, uyannn!
Her 10 Kasım’da 9’a 5 geçe...
O’nu özlemle anıyorum…
Şirin, güzel, şanssız bir kent: Aydın
Yaşamak bayramdır...
Uzun yıllar ötesinden...