• 13 Ağustos 2026, Perşembe

Geç Kalmakla Sona Gelmek Aynı Şey Değil.

Hayat tek peronlu küçük bir istasyon değil ki, neden bu umutsuzluk?

Dün binemediğin o trenin pişmanlığı, bugün yeni gelebilecek trenlerin heyecanını bastırmasın. Hem nereden biliyorsun, belki de o trene binseydin şu ankinden daha mutsuz olacaktın.

İnsanoğlu çok karmaşık bir canlı.

Mesela çoğu insan, kendisini iyi hissettirebilecek hayaller kurarken cimri; kaçmış bir şansın —o da ne demekse— ihtimalleri konusunda ise oldukça cömert.

Bu işte sence de bir terslik yok mu?

Bir de neden elimizde bir ajandayla doğmuş gibi davrandığımızı çok merak ediyorum. Yorucu gündemler, birtakım biyolojik saatler, onlara yetişme telaşı… Üstelik çoğu bize ait bile değil.

Bir konsey var, vermiş elimize bir liste:

En geç şu yaşa kadar evlenmiş ol.

Şu yaşta işsiz mi kalınır?

Aaa, hâlâ çocuk yapmadınız mı?

E, artık başını sokacak bir ev alma zamanı…

Vesaire, vesaire…

İnsan, kendine “E, ben ne zaman?” deme aydınlanmasını yaşamazsa vay hâline. Bu listeye tik atarak heba edilen bir ömür.

Kısaca, ölüm döşeği pişmanlıkları.

Göğsüne oturdu diyelim geç kalmışlık dediğin o his, bir taş misali…

Dürüstçe sor bakalım kendine: Kimin saatine göre geç kaldın?

Öyle uygun görenlerin mi, yoksa deli gibi kendini kıyasladıklarının mı?

Böyle hissettiren, “O kaçtı.” dediğin trenlere bir bak şimdi de. O tren neden şimdiye kadar binebildiklerinden daha kutsal geliyor sana?

Yaşanmamış olmasından ötürü tabii ki. :)

Çünkü sen zaten başka türlü bakıyor olabilsen hayata, tüm peronlar aynı kutsallıkta olurdu; ister tren kaçmış olsun ister olmasın. Henüz tüm kalbinle her işte bir hayır var demeyi öğrenemediğinden bu sıkışmışlığın.

Diyelim ki bir tren yaklaşıyor ve sen, geç kaldığını düşündüğün için pek de heyecanlanmıyorsun.

Neden?

40 yaşında öğrendiğin dil, 45 yaşında çıktığın ilk yurt dışı seyahati ya da 50’lerinde başladığın o hayalindeki iş, sırf sen 25 yaşında değilsin diye artık daha mı az değerli?

Bugünkü aklınla, gençken yapmadıklarına hâlâ hayıflanıyor musun?

Bu, kendine geç kalmışlık hissinin içinde kalmak için yaptığın bir hileden ibaret. Çünkü genç ve tecrübesiz yaşlarından şu anki olgunluğunu bekleyemezsin. Bu, dünyanın düzenine aykırı. Ama tabii ki en iyisini, en doğrusunu hilelerin ağababası olan paşa zihnin bilir.

Bir de sen şimdi kesin hayatla pazarlık yapmaya devam ediyorsundur, eminim.

Çocuklar büyüsün de…

Emekli olayım da…

Şu iki eğitimi de alayım da…

İşte zamanı geldiğinde…

Diyerek yaptığın pazarlıkların muhatabı hayat değil, zaman. Onun da kimse için işleyişinden ödün verdiği görülmedi, haberin olsun.

Bunlar ya da başka sebepler yüzünden, geç kalmışlığı henüz hissetmediğin yaşlarda asla istemeyeceğin bir hayatı yaşamaya devam ediyorsan, hipnotize ol diye burnunun dibinde sallanan saate bomboş bakışlarla eşlik eden başını fark et.Çünkü onu iki elinin arasına alıp biraz gerçekçi, biraz istekli, biraz da umutla düşünmenin vakti işte şimdi geldi.

“Geç kalmakla sona gelmek aynı şey değil."

Hatırla istedim

Sevgiler,

DİDAR

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.