Kapılar kilitlenmez, gönüller kapanmazdı.
Bayram sabahları yeni alınan ayakkabıların, kıyafetlerin heyecanı ve mutfaktan yükselen tatlı telaşlarla başlardı. Büyüklerin elleri öpülür, bayram mendilleri, şekerler, çikolatalar çocukların yüzünü güldürürdü.
Mahallenin bütün çocukları sokaklara dökülür, kapı kapı dolaşıp şeker toplardı. Kimin evine gidildiğinin önemi yoktu çünkü mahallede herkes birbirini tanırdı, sever sayardı. Bayram, aynı sofrada buluşabilmenin, aynı sevince ortak olabilmenin adıydı.
Belki bugün zaman değişti ama bizler de değiştik. Sokaklar sessizleşti, samimiyet de ziyaretler de azaldı, hatır gönül bitti, şeker toplamak yerine mesajlar gönderilir oldu. Yapılan iyilikler işin bitince unutuldu.
Ama bayramların asıl güzelliği hâlâ aynı yerde duruyor: Bir hatır sormakta, bir gönül almada, bir tebessümü paylaşmakta...
"Nerede o eski bayramlar?" diye sorarken belki de cevabı çok uzakta aramamak gerekir.
Eski bayramlar; büyüklerimizin anlattığı anılarda değil, bugün çocuklarımıza yaşatacağımız güzel anlarda saklıdır. Eski bayramları yaşamak da yaşatmak da bizim elimizde.
Kurban Bayramımız kutlu olsun.


ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.