Aydın KIROBALI

TÜRKİYENİN MAYASI; YÖRÜKLER...

9 Eylül 2021, Perşembe

     

Bu yaz bir vesileyle bulunduğum Antalya ve Muğla yöresinde, Aydınlı olduğumu öğrenen insanlardan pek çoğunun sordukları ilk soru "Yörük müsünüz" sorusu oldu. Yörük olduğumu öğrenenlerden çoğunun bana karşı muhabbet ve davranışlarının olumlu yönde değiştiğine de şahit oldum. Bu sebeple, yörükler hakkında sahip olduğum yüzeysel bilgileri derinleştirip, öğrendiklerimi de siz okurlarımla paylaşmaya karar verdim.

Yörükler, Anadolu ve Rumeli’de göçebe olarak yaşayan, geçimlerini hayvancılıkla sağlayan ve mevsimlere göre ova veya yaylalarda kurdukları çadırlarda oturan ve ataları Oğuz Türkleri olan insanlardır.

Yörükler, geçmişleri Horasan ve Orta Asya’ya dayanan ve bin yıldan bu yana Anadolu’da varlığını sürdüren kadim bir kültürün temsilcileridir.

Yörük kelimesi, yürümek kelimesinden türeyen bir sıfattır. Bu anlamda yörük, yürüyen, göçen veya göçebe olarak yaşayan insan demektir.

Cesur, savaşçı, eli ayağı sağlam, doğasever ve özgür ruhlu insanlar olarak bilinen yörükler, ilk başlarda göçebe bir hayat tarzı sürdürmüşlerse de, zamanla bu tarz yaşayıştan ayrılmış, toprağa bağlanmış, köylüleşmiş ve hatta kentlileşmişlerdir. Yine de ülkemizde, atalarından kalan bir miras olan yörüklük sıfatını gururla taşıyan hatırı sayılır bir nüfus mevcuttur.

Önemli bir bilgi olarak söylemek gerekirse, Oğuzların İslamı seçip Müslüman olanlarına “Müslüman Türk” manasına “Türkmen” denilmiştir

11. Asırdan beri Oğuz kelimesi ile aynı

anlamda kullanılan “Türkmen” kelimesi, yerleşik olmayan göçebe Oğuzlar için kullanılıyordu. Daha sonraları ise “Oğuz” kelimesi tamamen bırakılmış, yerleşik Oğuzlara Türk, göçebeliğe devam edenlere ise Türkmen denilmiştir.

Türkmen kelimesinin, Müslüman Oğuzları Şamanist Oğuzlardan ayırt etmek için kullanıldığı da iddia edilmektedir.

Göçebe Türkmenler, Malazgirt Zaferi ile birlikte Anadolu'ya gelmişler ve bir süre daha göçebe yaşam tarzını sürdürmüşlerdir. Daha sonraları ise bunlardan bir kısmı yerleşik hayat tarzını benimseyerek köy ve şehirlerde yaşamaya başlamışlar, yerleşik hayatı benimsemeyenler ise göçebe yaşam tarzına devam etmişlerdir. İşte bu ikinci grupta olanlara, yaşam tarzları nedeniyle "Yörük" ismi verilmiştir.

Denilebilir ki, Yörükler Türkmenlerin alt kollarından biridir. Bu bağlamda, her Yörük Türkmen olmakla beraber, her Türkmen Yörük değildir.

Yörükler yazın yaylalarda, kışın ise kışlaklarda hayvancılıkla uğraşan ve gruplar halinde yaşayan, konar-göçer Oğuz Türkleridir.

Türkmenler ve Yörükler arasındaki ayrışım ırksal, etnik, milli ya da kavmi bir ayrışım olmayıp, yaşam tarzından kaynaklanan sosyolojik bir ayırışımdır.

Bazen Türkmenler için yörük denilse de, bu tanımlama doğru değildir.

Özbe öz Türk olan Yörükler, Anadolu’nun Türkleştirilmesinde ve vatan haline getirilmesinde tarihi bir rol oynamışlardır. İmparatorluğun kuruluş yıllarında devlet için askeri bakımdan hayati bir unsur olan Yörükler, savaşlarda ordunun her türlü ağırlıklarının taşınması ve nakli görevini üstlenmişlerdir. İmparatorluk zamanında, sınır güvenliğini, asayişi ve devlet otoritesini sağlamak amacıyla Yörüklerden çokça yararlanıldığı da bilinmektedir.

Göçler sırasında küçükbaş hayvanlarla seyahat daha kolay olduğundan, Yörükler'in başlıca geçim kaynakları koyun ve keçi ile bunlardan elde edilen ürünlerdi. Bu nedenle olsa gerek, Yörük aşiret ve oba isimlerinde genellikle koyun ve keçi kelimeleri kullanılmıştır. Karakeçili, Sarıkeçili, Akkoyunlu ve Karakoyunlu gibi isimler bunlardan bazılarıdır.

Günümüzde hala yerleşik hayata geçmemiş göçer Yörüklere, Türkiye'nin bazı şehirlerinde rastlanmak mümkündür. Özellikle Toroslarda ve Kocaeli Gebze Sığırlık Merasında yaşayan Yörükler hala eski hayat tarzlarını sürdürmektedirler. Yerleşik hayata geçmiş Yörükler ise ağırlıklı olarak Aydın, Muğla, Manisa, Balıkesir, Kütahya ve Afyonkarahisar'da bulunurlar.

Çoğu yerleşik hayata geçmiş olsalar bile, günümüz yörükleri panayır, keşkek, kıl çadırı, kilim, hasır, rahvan at yarışları ve deve güreşleri gibi bazı göçebe alışkanlıklarını halen devam ettirmektedirler.

Gelelim Yörüklerin karakteristik özelliklerine;

• Bağımsızlıklarına düşkündürler. Geniş bozkırlar, dağlar, yaylalar, derin ve otlu vadiler onların yaşama alanlarıdır.

• Yerleşik hayatın dar yapısı ve muhafazakar kalıplarından etkilenmeyen Yörükler, özgürlükçü ve hoşgörülüdürler .

• Savaşçı insanlardır. Göçebe yaşayış tarzı, savaşçı insan tipinin ana karakteridir.

• Göçebe yaşayış gereği pek çok insan, toplum ve kültürle karşılaşan Yörükler, her farklılıktan nasiplenmiş ve böylece zengin bir kültüre sahip olmuşlardır. Yörük, her çiçekten bal alan arı gibidir.

• Sürekli göç halinde oldukları için, yemekleri de zaman almayan ve kolay yapılabilen yemeklerdir. Yemek yerine aş kelimesini kullanırlar. Temel gıdaları ise yufkadır.

• Tüm ihtiyaçlarını doğadan karşıladıkları için, kendilerini doğaya karşı sorumlu hissederek, bilinçli davranırlar; çevrecidirler.

• Aile bağları oldukça güçlüdür. Erkek ailede dominant pozisyonda olsa da, özellikle yaşlı kadınların sözü dinlenir ve saygı duyulur. Çadır yönetimi yaşlı kadınlara aittir.

• Cömert, uyumlu, saygılı, vefalı, sadık, paylaşımcı, kanaatkar ve misafirperverdirler.

• Dertlerini, sevgilerini, acılarını maniler ve türküler aracılığı ile ifade ederler.

• Yörükler Devletine bağlı ve saygılı insanlardır. Zor şartlarda bile Devlete karşı asla isyan etmezler, devlete yük olmazlar, çalmazlar, çırpmazlar, fırsatçılık yapmazlar, ülkede huzursuzluk çıkarmazlar.

• Vatanseverdirler. Vatan ve millet için emek verir, yürek verir, gerekirse can verirler.

Sözün hülasası, Yörüklük Türklüğün özüdür, lakabıdır, otantik ismidir. Bu bağlamda Türkiye’nin mayası Yörüklerdir...

Son söz Gazi Mustafa Kemal'den;

Arkadaşlar!

Gidip, Toros Dağları'na bakınız, eğer orada bir tek Yörük çadırı görürseniz ve o çadırda bir duman tütüyorsa, şunu çok iyi biliniz ki bu dünyada hiçbir güç ve kuvvet asla bizi yenemez.

Esen Kalın... 



Yazarın Tüm Yazıları
HEPİMİZ BİRAZ ŞAMANIZ...
İYİLİK YAPMAK YETMEZ...
TÜRKİYENİN MAYASI; YÖRÜKLER...
SEN BENİM KİM OLDUĞUMU BİLİYOR MUSUN...
ÇAY DEYİP GEÇMEYİN...
"NEREDE BU DEVLET" TEMALI PROVAKASYON...
BAŞARMAK İÇİN, KIR KABUĞUNU...
ŞEYTANIN ÇOCUKLARI...
SAHİPSİZ MEMLEKETİM...
BAZEN KANUN SUSAR İNSANLIK KONUŞUR...
ÖTEKİLEŞTİR(ME)...
KATAR SİZE NE YAPTI...
SEL GİDER KUMU KALIR ...
SENİ TUZ KADAR ÇOK SEVİYORUM...
KÖR DEĞİLLER, NİYETLERİ BOZUK...
FAZLA NORMALLEŞMEYİN, ÖLÜRSÜNÜZ...
DİKKAT! HER YAHUDİ SİYONİST DEĞİLDİR...
FİTNE, FÜCUR, DEDİKODU; YOK YOK ...
PLASEBO ETKİSİ...
PATATESTEN DOĞAN DOSTLUK...
MÖNTRÖYLE KANAL İSTANBUL'A VURMAK...
YAVRU VATAN KIBRIS...
BİD'ATLA ÂDETİ KARIŞTIRMAK...
ZAVALLI TETİKÇİLER...
CELLADINA AŞIK MİLLET...
NE ZAMAN İYİ BİR TOPLUM OLURUZ...
BAZI ŞEYLERDEN TASARRUF OLMAZ...
CEMRE DÜŞSÜN GÖNLÜMÜZE...
KAVANOZU KİM SALLADI...
BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ GERÇEĞİ...
AYDIN'A KAR YAĞARSA...
CORONADAN DA BETER...
FUTBOLUN ADALETİ "VAR" MI?
BİR BOĞAZİÇİ HATIRASI...
SİYASET VE MEDYA ELİYLE KUTUPLAŞMA...
PANDEMİDE İNSANLIK TESTİ...
YEMİN OLSUN ZEYTİNE...
BOYAYI MI BEĞENMEDİN BOYACIYI MI...
YALVARIRIM BİRAZ NEFES...
SİZ BİZİ ASLA SEVEMEZSİNİZ...
ZAMANLA İMTİHAN...
PARA-TESTAN MÜSLÜMANLIK...
İT KOVAR GİBİ...
AHLAKSIZLIK VE CEHALET ÖLDÜRÜR...
HU DÖNÜŞÜ...
VERDİKÇE VERİYOR RABBİM...
MESELE AĞAÇ DEĞİL, VATAN...
HEM KEL, HEM FODUL BİR MİLLET...
HER SAKALLIYI HOCA SANMA...
DÜŞÜN ARTIK ATATÜRK'ÜN VE DİNDARLARIN YAKASINDAN...
BİZ BÜYÜDÜK VE KİRLENDİ DÜNYA...
KABAĞIN DA BİR SAHİBİ VAR...
RUHUNUZU DA FİTNESE SOKUN...
BÜYÜK RESMİ ISKALAMAYIN...
EGENİN YAZLIK SOKAK KAHVEHANELERİ...
ÇÖP KAMYONU İNSANLAR...
KENDİSİ HİMMETE MUHTAÇ DEDE...
AYASOFYA; BİR CAMİDEN FAZLASI...
PABUCU DAMA ATILASICALAR...
KADER MAHKUMLARI...
DİKKAT! FİLM İÇİNDE FİLM VAR...
UNVANIN SANA KALSIN, BANA İNSANLIĞIN LAZIM...
BİR MEYVEDEN ÖTESİ...
KIRIK CANLAR TEORİSİ...
MABEDİME NAMAHREM ELİ DEĞDİ...
EDEPSİZ YAPILAN İYİLİK, KÖTÜLÜKTÜR...
BİR KEREDEN ÇOK ŞEY OLUR...
BAZI ŞEYLERİN FİYATI OLMAZ...
OLANA DA OLMAYANA DA ŞÜKÜR...
KOBRA ETKİSİ...
VURUN ABALIYA...
KORONADAN KORUNALIM...
İNADINA GÜLÜMSE...
HEPİMİZ KORONAYAK OLDUK..
BU DA GEÇER YA HUU!...
VATAN BU KADAR UCUZ MU?
SURİYE'DE NE İŞİMİZ Mİ VAR?
VAKIF MALI ALLAH'IN MALIDIR...
İMDAAAT! BATIYORUZ...
HER MÜZİK GIDA DEĞİLDİR...
YOK, DEVE...
AKBABALAR...
SİLAHSIZ TERÖRİSTLER...
HIRSIZLIKTAN DA ÖTE...
ŞEYTANIN OYUNU..
ŞİDDETİN HER TÜRLÜSÜNE HAYIR...
NE GÜNLERE KALDIK EY GAZİ HÜNKAR...
ZAMAN TÜNELİ...
BAZEN DİKİZ AYNASINA BAKMAK GEREKİR..
BİR KÜLTÜR EKONOMİSİ ÖRNEĞİ OLARAK EGE İLLERİ TANITIM GÜNLERİ...
HAD BİLDİRME HADSİZLİĞİ...
ÇAKIRBEYLİ ORGANİK KÖY PAZARI...
HERŞEY ZIDDIYLA KAİMDİR...
BİR BOZKIR KASABASINDAN BAŞKENTE...
ASLA PES ETME...
EVDEKİ ÖTEKİ ODA...
KAHPE İÇERDEN OLUNCA...
MUTLULUĞUN ANAHTARI; KANAAT..
BİLMEK YETMEZ, SÖYLEMEK LAZIM...
BAŞKASI OLMA KENDİN OL...
KİRPİ OKU MESAFESİNDE SEVGİ...
EYLÜL'DE GEL...
ÖN YARGI YA DA YARGISIZ İNFAZ...
Yaz sıcağında kar keyfi...
Duyarsızlık mı, hoşgörü mü...
KURBANLA ALLAH'A YAKLAŞMAK...
PİZZACI MUSTİ...
MAKAMLAR MİHENK TAŞIDIR...
YERYÜZÜNDEKİ MELEKLER...
"KEŞKE"LERE TAKILMADAN "İYİ Kİ"LERLE YAŞAMAK...
Küllerinden doğan ülke; Polonya
SABIR OLGUNLAŞTIRIR, ŞÜKÜR TATLANDIRIR...
KELEBEK ETKİSİ; GÜL Kİ DÜNYA GÜLSÜN...
GENCER; YOK OLMAYA YÜZ TUTMUŞ BİR GELENEK...
HER GECEYİ KADİR BİL...
ORUCA FARKLI BİR BAKIŞ; OTOFAJİ...
HIRSIZ VAR !!!
YENİ BİR KURTLA KUZU HİKAYESİ: VENEZUELA...
ÖNCE KADINLAR VE ÇOCUKLAR...
BAZI ÖLÜMLER İTİBARLIDIR...
DİNİME KÜFREDEN BARİ MÜSLÜMAN OLSA...
SENİN OY KAÇA GİTTİ...
BİR BELEDİYEYE BAŞKAN OLMAK...
GÖNLÜM EGE'DE KALDI...
BİZE ÇOK AYIP ETTİLER(!)
SEÇİM AHLAKI, AHLAKIN SEÇİMİ...
MODERN YÖNETİMİN DEĞİŞEN KODLARI...
İNGİLİZCEYE NEDEN FRANSIZIZ...
EĞİTİME MUHTAÇ EĞİTİMCİLER...
ZEHİRLİ EKMEK...
HER YASAL HAK, HELAL DEĞİLDİR...
KUTSALLARI SÖMÜRMEK...
DEVLET BABADIR...
SEÇMEN NELERDEN ETKİLENİR...
TOPLUMUN SİNİR UÇLARINA DOKUNMAK...
ŞİMDİ YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM ...
HAD BİLMEK VE HAD BİLDİRMEK...
ÖNYARGI VE YARGISIZ İNFAZ...
SAATLER MİDİR ZAMANI BELİRLEYEN, YOKSA BİZ Mİ?
SARMAŞIK OLMA, KAVAK OL...
Merhamet edin ki merhamet bulasınız...
İnsanlara liderlik etmek istiyorsanız onlarla birlikte yürüyün...
ŞEYTAN İŞ BULAMAYINCA KÜLÜ KARIŞTIRIRMIŞ...
AHLAK CAN ÇEKİŞİYOR...
ANDIMIZ ÜZERİNE BİRKAÇ TAHLİL...
FARKEDİLMEK İÇİN DEĞİL, FARK YARATMAK İÇİN ÇALIŞIN...
PATLAMAYA HAZIR BOMBA: BALKANLAR...
GÖNÜL COĞRAFYAMIZIN İNSANLARI...
BOYLARI KÜÇÜK, KALPLERİ BÜYÜK İNSANLAR ÜLKESİ: VİETNAM... (Aydın Kırobalı - Perşembe)
FARKLI İNSANLAR VE FARKLI BİR KÜLTÜR: TAYLAND
ÖNCE ŞÜKÜR BİTTİ...
ÇİNE'NİN YOLLARI TAŞTAN...
BARDAĞI ARADA BİR YERE BIRAKIN...
AYAKLAR GİDER, YÜREK KALIR...
İÇİMİZDEKİ İRLANDALILAR...
HERKES BİRGÜN HESAP VERECEK...
EŞİTLİK Mİ, ADALET Mİ...
YENİ YÖNETİM SİSTEMİMİZİN BİRKAÇ TEMEL UNSURU...
SİYASETTE ÖNCELİK MESELESİ...
BAZEN SUSMAK DA VEBALDİR...
ŞİMDİ HESAP KİTAP ZAMANI...
GERÇEK KANDIRILANLAR...
ÖNCE DUYGULAR BİTTİ, SONRA BAYRAMLAR GİTTİ...
BEN PARTİ TUTMAM, PARTİ BENİ TUTAR...
(Bir Kısım Ülkücüler) DÜŞMANA YAKIN, DOSTA IRAK...
ORUÇ: KARNI AÇ, KALBİ TOK TUTMAK...
SİYASETTE KATAKULLİ..
SPORDAN ÖTE BİR ŞEY; FUTBOL...
BALKANLARDAKİ TÜRK İZLERİ...
ACİLEN ERKEN SEÇİM...
TUTARSIZLIKTA İSTİKRAR...
ARTIK, İPİN UCU BİZDE...
NE SÖMÜRDÜK, NE DE SÖMÜRÜLDÜK...
DÜŞMANIMIN DÜŞMANI DOSTUMDUR...
ÇANAKKALE GEÇİLMEZ...
SAVAŞIN DA BİR AHLAKI VAR...
GELECEĞİMİZE BETON DÖKTÜK...
HİÇBİRİMİZ MASUM DEĞİLİZ...
SERVET VE ŞÖHRET DÜŞKÜNLÜĞÜ...
HELVA YAPACAK USTA YOK...
FETÖ TEHLİKESİ GEÇTİ Mİ?
ZEYTİN DALI GEVREK OLUR...
Ege'de ve Egeli olmak...
İRAN OLAYLARI ÜZERİNE BİR TAHLİL...
TÜRKİYE NERE, SEVAKİN NERE...
PİDE KUYRUĞUNDA BEKLEYEN HRİSTİYAN...
BİR KRİPTO HİKAYESİ...
REAKSİYON MU, AKSİYON MU? (KUDÜS)
EMPATİ, SEMPATİ VE HOŞGÖRÜ...
Başkalarının gözünden Aydın...
O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler...