• 29 Ekim 2026, Perşembe

HER DAİM YOLCUYUZ, VESSELAM...

Sözlüklere göre, kişi veya nesnelerin yaşanılan yerin dışındaki farklı coğrafi noktalara çeşitli amaçlarla gitmelerine seyahat ya da yolculuk denir...

Seyahat etmek bireyin dünya görüşünü genişletmesine, farklı kültürleri tecrübe etmesine ve kendini keşfetmesine imkan tanır.

Çok önceleri, bilinmeyeni keşfetme veya merak duygusu ile yolculuk eden insanlar, daha sonraları din, ticaret, turizm, sağlık ve sair sebeplerle de seyahat etmeye başladılar...

Öyle ya da böyle, her yolculuk mutlaka bir yere ulaşmak içindir...

Sözlükler ve kitaplar böyle söylese de her yolculuk için mutlaka mekansal bir değişimin olması şart değildir. Bir başka deyişle, yolculuk sadece fiziken yapılan bir eylem olmayıp, zihinsel, duygusal ve ruhsal boyutları olan bir kavramdır...

Örneğin;

Bir insanın yeni bir konuyu öğrenmesi, bir felsefeyi anlamaya çalışması veya bir kitabı okuması, zihinsel yolculuktan başka birşey değildir.

Bazı yolculuklar iç sesini dinlemek, gücünü fark etmek, hatalarını, doğrularını, korkularını ve arzularını anlamaya çalışmak, kısacası kendini tanımak ve kendine gelmek içindir. Felsefede, edebiyatta ve tasavvufta bu durum sıklıkla "içsel hicret" veya "nefis terbiyesi" olarak adlandırılır. Sokrates'in “kendini bil” öğüdü, Konfüçyüs’ün ahlak anlayışı ve Budizm'in "farkındalık" felsefesi, içsel seyahatin kendimizi keşfetmenin en güzel yolu olduğunu vurgulamak içindir...

Bazen de duygusal bir yolculuğa çıkarız. Bir filmi izlerken, bir tabloya bakarken veya bir şarkıyı dinlerken hissettiğimiz neşe, hüzün, özlem gibi duygular çoğu zaman bizi duygusal bir seyahate çıkarır...

Kimi zaman da anıları veya unutulan değerleri hatırlamak için geçmişe seyahat edilir. Bunun tersi ise planlar yaparak veya hayaller kurarak geleceğe yapılan yolculuklardır...

Bazen yola çıkmak bir yere varmaktan çok, zihindeki veya geçmişteki ağırlıklardan, birikmiş duygu ve düşüncelerden, kısacası geçmişten uzaklaşmak içindir...

Fiziksel yolculuklar bedenimizi hareket ettirirken, zihinsel ve duygusal yolculuklar ruhumuzu, bilincimizi ve bakış açımızı değiştirir ki en kalıcı ve dönüştürücü olanlar kendi içimizde çıktığımız yolculuklardır...

Her ne için yola çıkılırsa çıkılsın, bazen aslolan varmak değil yolculuğun kendisidir ve yolda olmaktır...

Bütün bunların ötesinde başı ve sonu belli olan öyle bir yolculuk var ki yaşayıp da bu yolun yolcusu olmayan yoktur. Ana karnına düşülen anda başlayan bu yolculuğun bileti ise insan daha dünyaya gelmeden kesilmiştir...

Ömür ya da dünya hayatı denilen bu yolculuğun en temel özelliği ise "geçici" olmasıdır. 

Malum olduğu üzere Dünya kalıcı bir karargah veya insan için son durak değil; ölümle bitecek bir yolculuğun imtihan sahası. Bu imtihanın sonuçları ise darül beka denilen ebedi alemde açıklanacak...

Ömür denilen yolda düşmek de var, kalkmak da. Her ne olursa olsun, bu yolculukda karşılaşılan sıkıntıların, hastalıkların ve sevinçlerin hepsi de birer imtihan...

Yüce Peygamberimiz bir gün Abdullah bin Ömer'in omzunu tutarak, "Dünyada sanki bir garip veya bir yolcu gibi ol" buyurmuştur.

Peygamberimiz bu sözü ile dünyaya aşırı bağlanmamayı ve ahiret için hazırlık yapmayı öğütlemektedir...

Bazen yolculuğu değerli kılan şey sadece gidilen yol ve mesafe değil, yolda paylaşılan dostluklar, iyilikler ve güzel hatıralardır. Bu bağlamda asıl mesele nereye gittiğin değil, kiminle gittiğindir. Bir başka deyişle, bazen yol değil yoldaştır yolculuğu anlamlı ve değerli kılan...

Sevgili Dostlar,

Önemli olan bir yere varmak değil, yolda olmaktır...

Yolda olmak, yeni yerler görmek, farklı insanlarla tanışmak ve kendini keşfetmek suretiyle hayatın her anında deneyim kazanmaktır...

Yolda olmak, günlük hayatın karmaşasından uzaklaşarak, elindekinin kıymetini fark etmek ve sadeleşmektir...

Hülasa, yeter ki sen yola çık; yolda bırakmazlar alırlar seni...

Bu hafta yazımızı Anadolu'nun köklü yardımlaşma, misafirperverlik ve vicdan kültürünü yansıtan dualardan birisiyle bitirelim:

Ata binen yolcuyu yolda bırakma Allahım...

Esen Kalın...

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.