• 29 Ekim 2026, Perşembe

Bu Kaçıncı “Bir Daha Asla”?

Kaç kere “Bir daha yapmayacağım” dedin kendine?

Kaç kere bir konuşmanın, bir kararın, bir ilişkinin ardından “Ben bu filmi daha önce görmüştüm” diye düşündün? Sonunu bildiğin bir yola yeniden girdiğini fark ettiğinde kendine ne söyledin peki?

“Hiç akıllanmayacak mıyım ben?” ya da “Bu sefer farklı olur sanmıştım.” Kim bilir?

İnsan bir süre sonra yaşadığına üzüldüğünden çok aynı şeyi göz göre göre yeniden yapmış olmasına kızmaya, kırılmaya başlıyor. Sanki bir kere canın yandıysa artık her şeyi öğrenmiş olman gerekiyor. Oysa bir davranışın sana zarar verdiğini bilmekle, o davranıştan vazgeçebilmek arasında sandığından çok daha uzun bir yol olabiliyor.

İstemediğin hâlde yine evet diyorsun mesela. Sonra kendine kızıyorsun. Peki defalarca ve bile bile sana o eveti söyleten şeyi düşünmek aklına geliyor mu? Neyi korumaya çalıştığını soruyor musun kendine? Karşındakini hayal kırıklığına uğratmaktan mı çekindin? Sana kızmasından mı? Yoksa ancak uyum gösterdiğinde sevileceğine mi inandın? Belki de hayaline tutunduğun daha iyi bir ihtimalin peşinden gidiyorsun sadece?

Sana olay kadar olayın sende nereye dokunduğuyla ilgilenmen gerektiğini anlatmaya çalışıyorum aslında.

Bir de kırıldığında susuyor musun, merak ediyorum. İçinde biriktirip hiç olmadık bir yere taşıyor musun zaman sonra?

“Bir daha asla…” diyorsun. Peki seni ilk anda susturan neydi? Tartışma çıkmasından mı korktun, anlatacaklarının önemsenmeyeceğini mi düşündün? Belki de daha önce kendini anlatmaya çalıştığında olanları hatırladın.

Bunları sormadan yalnızca sonuca kızdığında, seni aynı yere götüren şey öylece olduğu yerde kalıyor ve her seferinde seni kendi yanına çekiyor. Bir daha yapmayacağına söz veriyorsun ama benzer bir korkuyla karşılaştığında elin yine bildiğin davranışa gidiyor sen farkına bile varmadan.

Çünkü bazen sonradan bedelini ödediğin şey, o anda seni rahatlatıyor. Evet dediğinde tartışma çıkmıyor. Sustuğunda o konuşmanın gerginliğini yaşamıyorsun. Ertelediğinde başarısız olma ihtimaliyle bugün yüzleşmen gerekmiyor. Sonrasını biliyor olsan da o anki rahatlık ağır basabiliyor.

Peki bu, yaptığın her şeye bir gerekçe bulup devam etmen anlamına mı geliyor? Elbette hayır. Kendini anlamanın da bir sorumluluğu var. Neden böyle davrandığını gördüğünde, artık neyi değiştirebileceğine ve bunu nasıl yapabileceğine de bakman gerekiyor. Üstelik yalnızca kendine verdiğin zarara değil, bu tekrarın başkalarına ne yaşattığına da.

Belki işe “Neden hep böyleyim?” yerine daha somut bir soruyla başlayabilirsin: “Ne oldu da ben yine aynı şeyi yaptım?” Öncesindeki konuşmayı, içinden geçen düşünceyi, korktuğun ihtimali hatırlamaya çalış. Her defasında başka insanlar, başka olaylar olabilir. Ama sen hep benzer bir duygunun içindeyken aynı kararı veriyor olabilirsin.

Bunu fark ettiğinde kendinden bir anda bambaşka biri olmanı bekleme. Yıllardır hemen evet diyorsan ilk adımın her şeye hayır demek olamayabilir.

“Bir düşüneyim, sana döneceğim” diyebilirsin. Kırgınlığını söylemekte zorlanıyorsan bütün birikmişlerini anlatmaya çalışmadan, “Bu söylediğin beni incitti” cümlesiyle başlayabilirsin. Kendine düşünmek ve seçmek için biraz alan açabilirsin.

Yine zorlanabilirsin. Bildiğin tepki ağzına kadar gelebilir, hatta bazen yeniden aynı şeyi yapabilirsin. O zaman ne olduğuna bir kez daha bakman gerekir. Bu kez daha erken mi fark ettin? Söylediğinin sorumluluğunu alabildin mi? Yarım kalan konuşmaya geri dönebildin mi? Bunların da değişimin içinde bir yeri var.

Bir de şunu unutma: Başkasının sana yaptığı yanlışın sorumluluğu ona ait. Senin aynı yerde yeniden bulunman, onun yaptığını haklı kılmaz. Kendi seçimlerine bakarken başkasının sorumluluğunu da sırtına alma. Ama kendi seçimlerindeki payına da bakman gerekir. Aynı koşullarda, aynı şeyleri yaparak farklı bir sonuç beklediğinde neyin değişeceğini umuyorsun ki? Seçme imkânının olduğu yerde kalmanın, aynı kapıyı yeniden çalmanın, seni inciten bir düzeni sürdürmenin sorumluluğu da sana ait. Başkasının yaptığını değiştiremeyebilirsin ama kendi kararların üzerinde söz hakkın olduğunu da unutma.

“Bir daha yapmayacağım” demeden önce biraz dur lütfen. Neyi farklı yapacağını, zorlandığında kendine nasıl yardım edeceğini düşün. Çünkü sakin olduğunda verdiğin o sözü, korkuların ortaya çıktığında tutabilmek için yalnızca kararlılığa ihtiyacın olmayabilir.

O an ne hissettiğini fark etmeye, hemen cevap vermeden düşünmek için zaman istemeye, birinin hayal kırıklığına uğramasına ya da sana kızmasına dayanabilmeye de yerin olmalı. Belki sınır koymayı öğrenmen, belki de tek başına zorlandığın yerde destek istemen gerekir. Çünkü başka türlü davranmayı seçtiğinde de korkabilir, suçluluk duyabilir, alıştığın tepkiye dönmek isteyebilirsin. O duygular geldiğinde kendine ne söyleyeceğini, nasıl bir adım atacağını önceden düşünmek, verdiğin sözü tutmana yardımcı olabilir.

Sen kendine kızmayı zaten biliyorsun. Bu kez seni aynı yere götüren yolu tanımayı dene. Belki de yeni bir yola sapabilmen için önce nereye tekrar tekrar döndüğünü görmen gerekiyordur.

Hatırla istedim.

Sevgiler,

Didar

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.