• 6 Ekim 2026, Salı

KURTLAR VADİSİ YENİDEN GÜNDEMDE

Bir zamanlar çok izleyeni olan ünlü bir diziydi. Öyle ki, yayın saatlerinde Türkiye’nin büyük bir bölümünü ekranlara kitlerdi. 
Ben de seyrederdim. Seyrederken de bir şeyi  fark ettim.  Kurtlar vadisi adeta geleceği okuyor, Türkiye’nin yakın geleceğiyle ilgili öngörülerde bulunuyor ve hayrettir ki, bu öngörülerin hepsi de gerçek oluyordu.
O zamanlar Söke Ekspres Gazetesinde yazıyordum. Dayanamayıp bir yazımda bunu paylaştım. Yazdığım yazıda “iki-üç haftaya kadar  ülkemiz siyasetinde iz bırakmış, şapkasıyla ünlü bir devlet adamımızın derin devlet ile ilişkisi olduğu şeklinde iddialar konuşulacak. Ben bunu Kurtlar Vadisi isimli diziden anladım” gibisinden ifadeler kullanmıştım.
Bu kehanetim şaşılacak şekilde doğru çıktı. Merhum Demirel’in bu türlü ilişkileri bazı medya kuruluşlarında yer aldı. Elbette ki ispatlı şahitli iddialar değildi, ama konuşuldu, yazıldı. Hiç kimse çıkıp da bana sen bu değerlendirmeyi nasıl yaptın demediler.
Aradan bir yıl kadar zaman geçti. Bir meslek odamızda düzenlenen bir etkinlikte kitabı da yayımlanan bir öğretmen meslektaşım  katılımcılara tanıtılırken “Kurtlar Vadisi” isimli dizinin senaristlerinden biri diye takdim edilince aklıma o olay geldi. Programdan sonra o arkadaşı izleyip yanına yaklaştım. Kendimi tanıtıp soruyu sordum.
“Hocam ben Kurtlar Vadisini ilgiyle ve zevkle izliyorum. Yalnız aklıma bir şey takıldı. Siz senaryo aşamasında istihbaratı nereden alıyorsunuz?
Hocamız önce soruyu anlayamadı. “Ne istihbaratı” diye sordu. 
“Türkiye’nin 2-3 hafta sonra gerçekleşecek gündemini  önceden bilip bunu senaryoya ekliyorsunuz. Bu öngörünüz de aynen gerçekleşiyor. Bu istihbaratı size veren bir kuruluş olması gerekir diye düşünüyorum. Arkadaş gerçekten de şaşırdı ve panikledi. “Yok öyle bir şey” deyip uzaklaştı.
*
Yukarıdaki peşrevi yapmamın nedeni son haftalarda ülkemizin gündemine benzer haberlerin gelmesiydi. Bazı eski istihbaratçıların şüpheli  ölümü ve bu konuda Kurtlar Vadisi Pusu isimli dizinin de adının geçmesi beni geçmişe götürdü. Haberlerde  Kaşif Kozinoğlu isimli istihbaratçının hücrede kuşkulu ölümü dile getirilirken sanki fail oymuş gibi “Yeşil” kod adlı bir derin devlet mensubunun  bu ölümden sorumlu olduğu söyleniyordu. Dizide bu kişi “Yeşil” değil, “Kara” olarak geçiyordu.
Doğrudur, ya da yanlıştır, ama demek kuvvetli bir kuşku var ki bunlar konuşuluyor. Sanırım dizinin yapımcı ve senaristleri de sorgulandı. Hatta Kaşif Kozinoğlu rolünü oynayan oyuncu bile adliyeye çağırılıp ifade vermiş.
 Bu arada şunu da ifade edeyim; şu anda aynı dizi Beyaz TV’de tekrar olarak yayınlanıyor.  Hatta aynı bölümler gösteriliyor diyebilirim. İki hafta önce Kara bir kişiyi dövüp işkence yaparak güya sorguluyordu.
Son söz; bu kadar tesadüf bana fazla geliyor.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.