• 3 Kasım 2026, Salı

DUYUP GÖRDÜKLERİMİZ…

Bir dostum kısa bir video göndermiş. Bir çelenk koyma töreni görüntüleri. Galiba geçen haftaki 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı törenlerinden bir bölüm.
Bayan Belediye Başkanı çelenk koymak için bulunduğu protokol grubundan ayrılıyor ve askerlerin taşıdığı çelengi yerine yerleştiriyor. Sonra da geri dönüp yürüyor. Bu yürüyüş sırasında protokol heyetini belli belirsiz başıyla selamladığını görüyoruz. Çelengi koyan askerler biraz şaşırmalarına rağmen duruşlarını bozmayıp yapmaları gerekeni yapıyor ve bayan başkan oradaymış gibi selamlamalarını yaparak törenin gereğini yerine getiriyorlar.
Önce bu hanımefendinin kim olduğunu anlayamadım. Oldukça güzel ve zarif bir hanımefendiydi.  Bir ara bizim ünlü efemiz Özlem Çerçioğlu’nun gençliğine bile benzettim. Çünkü kendisi çok değil, on yıl kadar önce böyleydi. Ama son gördüğümde oldukça kilo almıştı. Sonra bazı dostlarımla konuştuğumda çelenk koyanın gerçekten de Özlem Hanım olduğunu söylediler. Bizim efe inanılmaz derecede kilo vermiş. Eğer sıkıntıdan verdiyse üzülürüm, yok eğer sıkı bir rejimle bunu başardıysa kutlarım. Uyguladığı diyet programını bizimle de paylaşmasını çok isterim. Birkaç kilo da bende fazlalık var, sayesinde kurtulurum.
Öyle iğne muhabbetleri de var ama ben öyle söylentilere itibar etmiyorum. Çekemeyenlerin uydurması diye düşünüyorum. Çerçi Efemiz azmin ve iradenin vücut bulmuş halidir. Yoksa Aydın gibi bir kentte 25 yıl siyasetin zirvesinde kalabilmek mümkün olur muydu?
*
Gelelim yine çelenk koyma törenine. Başka törenleri de izlediğimde çelenk koyma işinin de bir usulü, adabı var diye düşünüyorum.  Çelenk koyanlar getirilen çelengi yerine yerleşirken ellerini değdirip güya bu işe yardım ediyorlar da, sonrasında çelengi koyan asker ya da diğer gönüllülerle birlikte önce çelengin konulduğu yönü selamlıyorlar. Daha sonra dönüp protokolü de selamladıktan sonra yerlerine geçiyorlar. Benim izlediğim görüntülerde iş böyle olmadı. Efemiz çelenk konur konmaz dönüp gitti. Ne selam, ne sabah…
Sebebini bilmem de bence doğru olmadı.
Eğer bunu bilerek ve isteyerek yaptıysa doğru yapmadı. Cumhuriyetimizin kuruluş yıl dönümünde kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e çelenk koymak bir belediye başkanına, özellikle de bir kadın belediye başkanına zor gelmemeli. Makamını ve efeliğini borçlu olduğu büyük önderimize bu kadarını zaten borçlu olduğunu düşünüyorum.
Eğer bu bir dalgınlık ve yorgunluk nedeniyle gerçekleşmiş bir davranışsa Efe başkanımıza biraz dinlenmesini tavsiye ediyorum. İlçeleriyle beraber koskoca bir ilin sorumluluğunu taşıyan başkanın böyle dalgınlıklar yaşaması görevinde de zafiyetlere yol açabilir.
SÖKE’DE YOL CALIŞMALARI
Söke’nin en önemli, hatta tek caddesi olan Aydın Caddesinde aylardır çalışmalar yapılıyor. Yol kazıldı, trafik ara sokaklardan verildi. İnsanlar maddi ve manevi çok büyük sıkıntılar çektiler ve de çekiyorlar. Galiba çalışmalar sona yaklaşıyor. Mesele yağmur sularının tahliyesi için yolun ortasına bir kanal açıp üzerine mazgallar yerleştirmekmiş. Böylece yağmur suları tahliye olacakmış.
Sağ olsunlar, düşünmüşler de, atılan taş ürkütülen kuşa değer mi?
Bir gariplik de burada yaşandı. Açılan kanalın kenarlarına mazgallar için beton yapıldı da sonra günlerce uğraşılıp bunlar kırıldı ve yeniden beton yapıldı. Meğer onbeş santim kadar yüksek yapılmış da sonra geri kırılmış. İlginç değil mi?
Son söz; biz böyle işleri artık yadırgamıyoruz da, ancak cadde biraz daha daraldı. Her yapılan işten sonra bu cadde daralıyor. Şimdi de kenarlara park alanı yaparak ve kaldırımları genişleterek daraltmışlar.
Biz Efemizden Söke’ye bulvarlar kazandırıp çağdaş bir kente çevirmesini beklerken eldeki caddeden de olduk. Galiba Aydın Caddesi adını, Aydın Sokağı olarak değiştirsek daha doğru olacak. Böyle cadde mi olur?

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.