Mehmet AYDIN
mehmet.aydin@aydindenge.com.tr

Affedersiniz!.. Af eder misiniz?

24 Mayıs 2022, Salı

     

Pazartesi günü, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı vardı.

Geçtiğimiz iki yıl boyunca;

Yeni kısıtlamalar var mı?

Kapanma / açılma olacak mı?

Şehirlerarası geçişler yasaklanacak mı?

Hangi sektörlere destek ve teşvik uygulanacak?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ağzından dökülecek her cümleyi, toplumca birkaç ay öncesine kadar merakla bekliyorduk.

Maskelerimiz düşüp gerçek yüzümüz ortaya çıktıktan sonra; ne Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıkladığı mavi tabloyu, ne de Kabine Toplantısı’ndan çıkacak kararları takip etmez olduk.

Fakat toplumun önemli bir kesimi, dünkü toplantıyı ve akabinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarını pür dikkat takip etti.

Onlar kim miydi?

Mahkumlar ve mahkum yakınları…

Adalet Bakanı’nın açıklamasına göre, açık cezaevlerinde kalan ve Kovid-19 izninde olan 103 bin 500 mahkum vardı.

Bunların, 31 Mayıs akşamına kadar cezaevlerine teslim olmaları gerekiyordu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "31 Mayısta sona eren açık cezaevlerindeki hükümlülerin Kovid-19 izinlerini, 31 Temmuz 2023'e kadar uzatıyoruz" dedi ve ekledi:

“Meclisimizin bu hususta gereken yasal düzenlemeyi en kısa sürede hayata geçireceğine inanıyorum.”

Yani bu kararla, 103 bin 500 mahkumun izinleri 13 ay uzatılmış oldu. Önümüzdeki aylarda kapalı cezaevlerinden açık cezaevlerine geçecek olan mahkumların da bu izinden yararlanmalarının önü açıldı.

Zaten yaklaşık 2 yıldır izinde olan, bu süreçte aile ve iş kurmuş, çocukları olmuş mahkumların evlerinde bayram havası yaşandı.

Kapalı cezaevlerindeki mahkumlar ve onların yakınları ise buruk bir sevinç yaşadı. Kendileri için bir karar çıkmamış olsa da, izinde olan mahkumlar ve onların aileleri için sevindiler.

Onlar için bir karar çıkması zaten beklenmiyordu. Onlar için çıkacak karar, sadece bir af kanunuyla olurdu. Bunun yetkisi de Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeydi. Zaten Cumhurbaşkanı Erdoğan da, “Meclisimizin bu hususta gereken yasal düzenlemeyi en kısa sürede hayata geçireceğine inanıyorum” diyerek, bir nevi kısmi ya da genel af müjdesi de vermiş oldu.

Bu bir müjde değildiyse de, hem açık hem kapalı cezaevlerindeki mahkumlar ve yakınları için bu yönde bir beklenti oluştu.

Yaklaşan 2023 Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleri de göz önünde bulundurulduğunda, bu beklentinin farazi ve hayali olmadığı da apaçık ortadadır.

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’ndan birkaç saat önce tvDEN’de, Güne Bakış programında, Adil Yaşam Derneği Başkanı Muhammed Haluk Çavuşoğlu ile bir yayın gerçekleştirmiştik.

Başkan Çavuşoğlu, öncelikli taleplerinin izinde olan mahkumla ilgili belirsizliğin ortadan kaldırılması ve kısa zamanda da adli suçlular için bir genel af çıkarılması olduğunu vurgulamıştı.

Çavuşoğlu, ülkemizde son 10-15 yılda yapılan yargılamaların adil olmadığını, hak ihlalleri bulunduğunu, emniyet ve adliyelerdeki FETÖ unsurlarının da bunda etkili olduğunu ifade etmişti.

Zaten Anayasa Mahkemesi Başkanı da, sonuçlanan davaların yaklaşık yüzde 53’ünde adil yargılama yapılmadığını ve hak ihlali bulunduğunu dile getirmişti.

Adil Yaşam Derneği ve Başkanı ile Pazartesi günü gerçekleştirdiğimiz televizyon canlı yayını vesilesiyle tanıştık.

“Kader mahkumları” ve yakınlarının oluşturduğu çok güçlü ve çok güzel bir aile.

Kabine Toplantısı sonrası, sosyal medyada oluşturdukları sohbet odasında, yaklaşık 4-5 saat bu ailenin toplantısına misafir oldum hatta bana da söz hakkı verdiler.

Bir anne diyor ki, “Benim oğlum 18 yaşında 26 yıl hüküm giydi. Şimdi 22 yaşında ve daha 22 yılı var. Aslında sadece oğlumu değil beni de mahkum ettiler. O kapalıda, ben açıktayım. Yaşıyor muyum bilmiyorum.”

Abdullah beyin eşi Nihal hanım da, “Eşim hakkında 10 kızın şikayeti üzerine cinsel istismardan dava açıldı. 6’sı ve aileleri, ‘pardon, biz yanlış anlamışız’ deyip şikayetlerinden vazgeçti. Diğer 4’ü iftiralarında ısrarcı olunca, eşim hakimin de takdiri ile 10 yıl ceza aldı ve cezası 7 yıla düşürüldü. Şikayetçi olan kızların eşime iftira attıklarına dair kendi itirafları olan elimde ses kayıtları var. Mahkeme bunu delil saymadı. Hatta onların avukatları cezayı az bulup kararı temyiz etti. Dosyamız Yargıtay aşamasında. İki oğlum ergenliğini, kızım gençliğini yaşamadan büyüdü. Kızım neredeyse benim kadar yaşlandı. Genel af çıksa bile, ben eşime bu iftirayı atanları affedemem. Edersem de, çocuklarımın yüzüne bakamam…” diyor.

Açık cezaevinde olup uzatılan 13 aylık izne rağmen mahkumiyet süreleri dolmayacak, bir af kararı çıkmazsa Temmuz 2023’ten sonra tekrar cezaevine gitmek zorunda kalacak olanlar da uzun uzadıya yaşadıklarını ve beklentilerini dile getirdi.

Dernek Başkanı Muhammed Haluk Çavuşoğlu’nun da ifade ettiği gibi, bu insanlar zaten 2 yıla yakındır dışarıdalar ve istisnalar hariç, ekseriyeti suça karışmamış, ıslah olmuş. Ondan da önemlisi topluma adapte olmuş. Daha da önemlisi, kapalı cezaevindekiler için de referans olmuş. Yani ‘onlara da böyle bir hak tanınsa, sonuç ne olurdu?’ sorusunun cevabını ortaya koymuşlar.

Şimdi tüm mücadeleleri, adli mahkumlar için bir genel af çıkması için.

Belki, “kişilere karşı işlenen suçları ancak kişiler affeder” diyeceksiniz. Haklısınız da. Fakat şu an kapalı cezaevlerinde bulunan 360 bin mahkumun şikayetçisi, yani müştekisi kamu hukuku.

Hepsi bir ağızdan, “Affet Türkiye’m” diyor.

Oluşan tablo ve beklentiler, bu şekilde.

Belki de, “tüm bunlardan sana ne?” de diyebilirsiniz.

Benim bir mahkumiyetim yok. Hüküm giymiş bir yakınım da.

Fakat Türkiye’de ‘adil yargılanma’ ve ‘hak ihlali’ konusunda özellikle son dönemde bizzat yaşanmışlıklarım var.

Daha birkaç ay önce 2 köşe yazıma, içinde adı, sanı geçmeyen bir cumhuriyet savcısının talebiyle erişim engeli kararı verildi.

Yine aynı savcının şikayetiyle, hakkımda basit yargılamadan ‘tehdit’ ve ‘hakaret’ suçlamasıyla dava açıldı.

Hiç tanımadığım, görmediğim, bilmediğim bir savcıya, köşe yazılarımla tehdit ve hakaret etmişim.

Sonucu göreceğiz.

Bir Sedef Kabaş ve Canan Kaftancıoğlu olmayınca, bu ülkede maalesef adil yargılanma ve hak ihlalleri kimsenin umurunda olmuyor, gündem olmuyor.

Dolayısıyla Adil Yaşam Derneği’nin yürüttüğü mücadeleyi, bu ihlallere ve iftiralara maruz kalmış olan masumlar için önemsiyor ve destekliyorum.

Ve onlar adına ve temsil ettikleri yaklaşık 10 milyonluk kite adına;

“Affedersiniz!.. Af eder misiniz?” diyorum. 



Yazarın Tüm Yazıları
Başka Aydın’dan haberler (11)
Başka Aydın’dan haberler (10)
Affedersiniz!.. Af eder misiniz?
Başka Aydın’dan haberler (9)
Başka Aydın’dan haberler (8)
Başka Aydın’dan haberler (7)
Başka Aydın’dan haberler (6)
Başka Aydın’dan haberler (3)
Başka Aydın’dan haberler (2)
Başka Aydın’dan haberler (1)
Unutma Aydın!
Her yerde kar var, Aydın’da zarar
Kurtuluşumuz maskeli değil mesleki eğitimde
İtaat etmezsen ihraç edilirsin
Karanlıkta göz kırpmayın, karanlık işler çevirenlere de göz yummayın
Aydın’ın çok çikin sorunları var
Germencik’te ne oldu?
Bakanı geldi, binası yapılıyor, ırzına geçenler ne olacak?
Bu kafayla giderseniz askere…
Aydın’ın şehir içi araç ve uluslararası itibar trafiği…
Aydın’ı yoranlar kadar, Aydın için kafa yoranlar da var…
Helen sallanıyor, halen uyuyoruz!
Bir sivilce yeter...
Aydın’da adliye var mı?
Sayın Bahçeli, bunların alayını denize dökmeli
Pamuk para edince…
Aydın Milletvekili Yıldız’ın tokadı CHP’yi yıpratmaz
Dostlar alışverişte görmese de olur..
Hasar değil, eser bırakın
Açıl Aydın yolları…
Lütfen yerlere tükürmeyin
Herkes başbakan oluyor
Kimler Alevi kimler Sünni, bundan sana ne!
10’dan sonra böyle oluyor
Söke Kaymakamı ve Yüksel Yalova
Aydın’ı gölgede bırakanlar
Ofsayt ve Aydın
Değer katmak…
Cezaevi Çine’ye ödül mü, ceza mı?
Seni karıştırmadan olmaz
Yedi Uyuyanlar ve uyanık geçinenler
Yiğidi de öldürme, hakkını da yeme
Aydın’da saray da istiyoruz, adalet de…
Faydan kurtulamayız, faydasızlardan belki…
Erken göçüş
Eylül ve Aydın
Havaalanı Masalı
Nice yıllara…
Nazilli basını, Aydın basınını yenemez…
Biz hep farklıyız…
Aydın için çalışın
Bir babaya veda
Avrupa’ya kiraz, Amerika’ya kemik
Aydın için birlik vakti
Sanayilerimiz gelişmedikçe enayilerimiz azalmaz
Cenaze koalisyonu
Yoğunluk fiziksel mi yoksa zihinsel mi?
Fasa fiso gazeteciliği
Eşek değilsiniz ya…
“Adam gibi yapamıyorsanız Özlem Hanım gibi yapın”
Doğruya doğru, yanlışa yanlış
Urfa ‘Sıra’dan bir şehir değil
Değişen sadece isimler olmasın
Elde var iki
Gülsek mi, ağlasak mı?
Görünen köy…
Ateşe su taşıyan karınca ve Harun
Aydın’ın gizli gücü
Nahasın baken?
Unutmayın!
Aydın’ın sindirim sistemi hastalıklı
İstifade edebilecek miyiz?
TBBM’de Aydınlı olacak mı?
İş’ine geldiği gibi davranma kültürü
Karıştırmayın
‘…miş gibi’nin Aydın’ı
Anadolu milletvekilleri ve mızıkçı soytarılar
Kimin rezaleti daha rezalet?
10 Şubat’a çeyrek kala
Malatyalı gençleri yürekten alkışlıyorum
Bozuk olan ne?
Aydın’a yatırım yapan kaybetmez
Haydi pire efeler!
Adnan Menderes sizi alkışlar mıydı?
Portakalı soydum…
Atmaca ve tutmaca demokrasisi
Çalışan Gazeteciler Günü
Aydın’a kar yağdı mı?
Bahtı seyrek Aydın’ım
2014’e veda, 2015’e dua
Güvenlik
Kula’da kula kulluk etmeyen gazetecinin başına gelenler
“Onlar gidici Aydın kalıcı”
Yeme bizi İzmir!
Tecavüz ve tezahürat
Siz istemeseniz de…
Aydın’ın tanıtımı
Osmanlıca ve jeotermal
Nazilli el olmasın
Gazetecilikte hiçbir şey eskisi gibi olmayacak
Denge’nin yeniden doğuşu
Toplumsal analiz
Kaset ve kasket sezonu
Sansürün vahameti ve Cem’in cemaati
Gambiya bereketi
Beni de atadılar
Savunma makamının savunucuları…
Bütçe
Plansızlık…
Rağmen…
Doğu’dan bakınca…
Hela ve hâlâ…
Köpek haberleri ve haber köpekleri
Fahişeler ve firariler
Bayram ve hüzün
Cumhuriyet’i yükseltmek
İyi ki incir ve zeytinimiz var
Sınav günü
Marul ve kömür
Büyük adamların ufak işleri
Benzin deposundan mazot çalınır mı?
Devletin itibarı
Bana bir Aydın türküsü çığır; içinde zeytin olsun
Ulaşım
Teşekkür ödeneği
Cazibegiller’in Aydın’ı
Şekil siyaseti
PKK’dan ne farkınız var?
Kovayı tekmeletmeyin!
Rektör seçimleri
Eş değil beş başkan
Dostluk
Sarraf dükkanı gibi
Rantın adı batsın, vefanın ruhuna Fatiha...
Git işine…
Ya üniversite olmasaydı?
İncir ve zincir
Yepyeni süreç ve Aydın
Kasadaki çek
Aydın’ı kim restore edecek?
Fıstık gibi cenaze töreni
“Aydın’ın en büyük sorunu tavırsızlık”
Osman niye öldü?
Aydın’ın bakanı olacak mı?
Saatcı'nın olağanüstü toplantı çağrısı
Çine’nin kaza gerçeği ve ambulans sorunu
Sıfır nokta 71 kere maşallah
Akıllı ol Cumhur Abi!
“Aydın’ın Özlemi”
Sahi sen kimin müdürüsün?
Gazetecilik şahsi çıkarlara kapı açma mesleği değildir
Yanlış üstüne yanlış
Teşekkür ve sitem
16 yılın ardından…
Kapatmayın!
Kandırıkçı Müdür!
Siyasetçinin daniskası...
Muğla’ya niye girdik?
Adaylar ve vizyonları
Sinek ufaktır…
CHP’nin hangi iyi yönünü yazayım?
Beceriksizliğinizi haberciyi tehditle örtemezsiniz
Hey Allah’ım, sen nelere kadirsin!
İade mi, idare mi?
İmamları dilencilikten kurtarın
Bozdoğan’daki tren kazası...
Hangisi gerçek vekil?
Doğru karar, doğru aday
Gözün Aydın Muğla
33 liralık şükür
İftarlarda Aydın’ı konuşalım
Yeni bir adım…
Devlet korsan yayıncılık yapar mı?
Tedbir almak için musibet beklemeyin
Sıcak diyarlardan samimi selamlar
Eşekleri unutmuşum…
Bu yasa zeytinciliği de, hayvancılığı da bitirir
Varlığı da dert, yokluğu da…
Kaybeden kapatır
Hıdır mısın, Kadir mi?
Üretenleri tüketmeyin
Kaliteli beyin, kalitesiz şehir…
Lütfen yerlere tükürmeyin…
Herkes ağlıyor
Sünnet çocukları ve politikacılar
Jeotermalde söz sahibi olmak
Mühür gözlüm…
Çamur…
Çevre Bakanlığı ödenek göndermiş…
Dağıtıyoruz…
Denizli kazandı
Kim karışacak?
Binde 10…
Yakmayın…
Susma hakkı
Sanayi siteleri ve kentsel dönüşüm
Bizde niye yok?
Bu hafta Buharkentliyiz
Kırık akıllılar değil, kırk akıllı kazandı
Göstermelik işlerle obezite önlenemez
Kırsalda ‘Büyük’ sıkıntı
Bulvardaki dilenciler neyin göstergesi?
19 Mayıs ruhu
Basında güç birliği
Anlamak ya da anlamamak
Yöneten misiniz, yönetilen mi?
Akşit’in günahı neydi?
Gösteriş kavgası
Siyasi üç aylardan mübarek üç aylara
Çöp eşkıyalığı
Kayıp
Biz ne zaman hissedeceğiz?
Aydın’ın kurtuluşu; parti dışı siyaset
Aydın basınının kalitesi artacak
Tek adam, tek kadın…
E hadi gari!
Çocuklar duymasın!
Basın Kanunu değişiyor
Çok şey mi istiyoruz?
Halk için…
Gündüz külahlı, gece silahlı
Sen önce yol kenarındaki fahişeleri temizle
Tüttürük
Halk Meclisi’nde eşkıyalık olmaz
Bağlama ve ağlama
İsteme sırası bizde
Boyu büyükler mi, boynu bükükler mi?
Aydın’ın ‘Büyük’ devri
Seçim ve geçim
2001 ruhu olmadan, Aydın’da başarı olmaz
Tabelalar ve isimler
Keşke hizmet için de kavga etseler
Müslüm Baba da itiraz etmişti…
Öfkenin tercihi
İnanç, ihtiras, itiraz ve istifa
Herkese geçmiş olsun
Hayırlı olsun
Aydın kazansın
Yeni Aydın’a hazır olun
Biz ettik siz etmeyin…
Soru aynı cevaplar farklı
Doğanın seçimi…
Kömür ve ömür
Twitter ve umumi tuvalet
Mart sıcakları ve siyasi gerilim…
Zayıf iradeyle güçlü idareler kuramayız
Yerel düşünemezsek bu seçim güme gider
Türkiye ne zaman değişecek?
Başbakan Aydın'da ne konuşacak?
CHP’li vekillerden özür diliyorum
Efeler…
Ucuz anketlerle pahalı hayaller kurmayın
15 yıl öncesine gitmek
Oyunu satan geleceğini satar...
CHP’li vekiller nerede?
Gazetecilik yeniden itibar kazanacak
O terbiyesize haddini bildirin
Ben lafa değil, arşivime bakarım…
Baştan sona hadise
Kimin umurunda ki?
Gayri ciddi gazetecilik yasayla sona erecek...
Bölenlerle mi bilenlerle mi?
Hepsi gerçek olsa…
Kavgaya malzeme çok ama icraata adam yok...
Kim yaptı?
Mizahın izahı
Pis kokunun kaynağı kokuşmuş siyaset…
Kaliteli Meclis
Ayağa kalk Çine!
Gazetecileri övmeyin, övüp de dövmeyin..
Başka acı yaşamayalım
Aydın’a yakışmış
Kukla değil hizmetkar istiyoruz
Cezaevi turizmi
KOMER’in önemi
Sen olmasan da olur
Eviniz değil şehriniz güzel olsun
Kimin züppesi daha züppe?
Güçlülerin değil halkın gücüyle..
Pazarda bal var gelinim…
Jeotermal masalı
Güle güle Ustam
Uyan artık Aydın derin uykulardan!
Kiminin parası kiminin duası
Tanıtım önemli
Büyükşehir’in OSB’lere etkisi nasıl olacak?
Hayır dualı bütçe ile devam
Esnafların seçim provası
Aydın mı büyük, Aydın Belediyesi mi?
Günümüzü gün eyledik
Kirsiz başarılar…
Bağışlayanlar sizi bağışlar mı?
Kimi ‘Mesut’ ve bahtiyar...
Ayıkla Pirinç’in taşını
Para karşılığı haber yapanları ihbar edin
C(E)MNİYET’e girebilecek
Susuverdiler…
Hedefler ve hayaller
Derneğimizin yeni yıl dilekleri
Mutlu yıllar
Salondakiler değil köydekiler kazanır
Gönül birliğimize operasyon yaptırmayalım
Aydın’ın yine bir bakanı olmadı
Aydın’ın bir bakanı olmalı
‘Gazeteciler’ ve ‘kaz eti yiyiciler’
Gazetecilerin yeteneğini test etmeyin
Sahtekörler
Haydi bre Efeler!
CHP’nin adayları
Batan geminin malları…
Köylüyü kazanamayan seçimi kazanamaz
Yüceltenler mi küçültenler mi?
Aydın kaç karış?
Aydın kazansın…
Seçimlik mucitler ve muziplikler
Sömürenler ve sömürülenler
Emrin olur Bayram Abi
Sizi karıştırmadan bu işler düzelmez
Altı oklu yanı boklu
Devler ve develer
Dilde tebrik kalpte küfür
Sabır…
Güçlü gazetecilik
Teşekkürler Aydın
Daha güçlü Aydın için...
Aydın ile büyüyoruz
Çete mi Efe mi?
Biz seçimimizi yaptık
Dostlar alışverişte görmesin
Hassasiyet
Teşekkürler Mukadder Hemşire
Aydın’ı kurban etmeyin de...
Çöpçünün karısından özür diliyorum
Aydın’ın geleceğini çarçur etmeyin
Çıkalım mı, çökelim mi?
İncir ve çuval meselesi
Yeni Aydın
Dilara
Merhumu nasıl bilirdiniz?
Goca kafalı Mıstıfalar accık akıllanın gari...
Sen sür
İstifa(de)
"Bakan gelmeyecek"
Diz çökene değil, diz çöktürene itibar edin
Seçimlik dönüşümler
Aydın turizm kenti mi?
Tahammül
Aşılarını yaptırın
Kuklalar ve maketler
Abdestsiz namaza duranlarla kaybedecek vaktimiz yok...
Hakkı mıdır?
Ey Çevre Müdürü: Sen ne iş yaparsın?
DES’ti test…
Gökyüzünün altındaki en sahipsiz yeryüzü
e-gazete
Vahim hadiseler
Siz ‘en iyi’ misiniz?
Yerel gazetelerin önemi
Halkın içinde olmak
Bizim için her taraf sizsiniz
Onlara ‘köylü’ demeyin
Bir ihtimal daha var
Sadece tabelayı değil, skoru da değiştirelim
Muhtar turizmi
Küçük beyinliler ve “Büyük” hesaplar
Ayıpları, Yanlışları Temizleme Odası
Bağlanmak
Yeniden başlamak..