DENİZ SERİN
denizzserinnn@gmail.com

MU-Cİ-ZE

25 Mayıs 2022, Çarşamba

     

Karanlık gece, karanlığını alıp gidiyordu bir süreliğine. Her yer beyazlamaya yakındı. Hava kızıla dönmüştü. İçimi karartan bu kızıllık sanki benim için gökyüzünde yerini almıştı. Her sabah doğan güneş neden yola çıkacağım gün kızıla boyanmıştı? O da hissetmiş miydi gönülsüz yola çıkacağımı? Sorularıma cevap bulamadım. Derin bir nefes aldım. Gözlerimi sıkıca kapattım. Açtığımda bir mucize olmasını dileyerek yerimden usulca kalktım. Son kez ortalığı kontrol ettim. Valizimi alıp çıktım. Terminale geldiğimde biletime göz attım. Şehirlerarası yolculuklarımda tekli koltuk ve pencere kenarı tercih edenlerdenim. Ancak bu yolculuğum otobüs değişikliği sebebi ile çift ve koridor kısmı olması bu yolculuğumu biraz da olsa zorlaştırıyordu. Perona yaklaşan otobüs durduğunda valizimi teslim ettim. Ağır adımlarla yerime geçtim. Yol boyunca biraz müzik dinleyecek, biraz kitap ile kendimi keyiflendirecektim. Ama ilk olarak her hafta yazıyor olduğum köşe yazımı tamamlayacaktım. İşlerime başlamadan önce ilk iş gözyaşlarımı silmekti. Tam bu sırada yanımdaki hanımefendinin kitap inceliyor olması dikkatimi çekti. Türkçe öğretmeni miydi? Yoksa yazar mıydı? Gözyaşlarımı silip bir çırpıda kendisine ‘’Özür dilerim, rahatsız ediyorum. Size bir soru sorabilir miyim?’’ dedim. Merakım ile başlatılan bu tanışma, yerini keyifli ve hoş sohbete bırakmıştı.

Ve bugün bu satırlarda iken bir kere daha fark ettim ki; evren bizi duyuyor ve isteklerimizi gerçekleştirmek için çalışıyordu. Evden çıkmadan önce beklediğim mucizenin yanımda oturan hanımefendi olması ilginçti. Hatta bugün kendisinin bana verdiği fikir ile sözleşmeler imzalıyor olmam daha da garipti. Mucizelere inanın. Hatta mucizeleri bizlerin yarattığına daha çok inanın. Hani demişlerdi ya gün doğmadan neler doğar diye. İşte gün doğmadan ne filizler doğarmış…