DENİZ SERİN
denizzserinnn@gmail.com

Aşk denilen şey...

29 Haziran 2022, Çarşamba

     

Gecenin tüm yorgunluğu ile uyuya kalmıştım. Telefonun sesi ile uyandığımda saat sabahın beşiydi. Arayan rehberimde kayıtlı olmayan bir numaraydı. Sersemliğimi üstümden atarak telefonu açtım. Arayan uzun süredir görüşemediğim eski sınıf arkadaşımdı. Telefonu kapattığımda üzerime çekilmiş bir örtü gibi şaşkınlığımla başbaşa kalmıştım. O gün yayınlanan köşe yazımı okumuş ve beni tebrik etmek istemiş. Arama sebebi sadece tebrik değildi tabiki. Kendisinin çalıştığı derginin yayın editörüne benden bahsetmişti; ilk yazımı okutmayı da ihmal etmemişti. Dergiye iletişim numaramı verebilmek için benimle iletişime geçmişti. Uykuma kaldığım yerden devam etmek istedim fakat hem heyecanım hem de mutluluğum uykuma biraz ara vermem gerektiğini bana hissettiriyordu. Telefon elimde derginin araması için bekliyordum. Sonunda telefonum çalmıştı. Arayan dergiydi. Benimle iletişime geçen hanımefendi tanışma faslını kısa tutup direk konuya girmeyi tercih etmişti. Her ay belirledikleri bir konu hakkında yazı yazmamı istiyorlardı. Düşünmek için biraz süre istediğimi söylediğimde; kararımın olumlu olması yönünde dileklerini eksik etmedi. Ve ekledi; geçen ay belirlenen konumuz aşk üzerineydi. Eğer siz aşk üzerine bir yazı yazmış olsaydınız bu yazıyı kısaca nasıl ifade ederdiniz diye sordu? Neden bu soruyu sorduğunu anlamış değildim ama sorusuna soru ile karşılık vermek istemedim. Ve sonra bende ekledim. Eğer size aşkı kısaca ifade etmiş olursam tanımsız demek isterdim dedim. Hanımefendi şaşkınlığını ses tonuna katarak nasıl yani eşsiz denilebilir mi diye ekledi.

***

Aşk denilen şey beni bu satırlara sürüklerken eşsiz değildi. Eşsizin dahi bir anlamı vardı. Eşi benzeri olmayan diyebilmek onu ifade edebilirdi. Aşkın bende bir tanımı yoktu. En korktuğun anda tutan bir el ile korkusuz olmanın verdiği hissin henüz lügatımızda bir adı yoktu; sadece tarifi vardı. Aşk tam olarak böyleydi. Adı olmayandı. Tanımsızdı.