Prof. Dr. Nefati KIYLIOĞLU

Kulak çınlaması - Tinnitus

17 Mayıs 2013, Cuma

     

-Onlarca ağustos böceği başıma girmiş gibi doktor bey! Bu sese artık tahammül edemiyorum. Sürekli, sürekli ötüyor bu böcekler. Bezdirdi beni! Kendimi atıp kurtulmak istiyorum, o kadar kötüyüm! Gitmediğim doktor, çare aramadığım ot, ilaç kalmadı. Lütfen yardım edin! Bu arada ne dediniz? Duyamadım.

Kulak çınlaması nedir? Niçin ve neredeki etkilenme ile ortaya çıkar?
Kulakta normalde olmayan ötme, vızlama, uğultu şeklindeki seslerin hissedilmesi - duyuluyor olmasıdır. Bu ses normalde yoktur, yani dışarıdan bir başkası bu sesi duyamaz. Genelde erkeklerde ortaya çıkar ve toplumda on kişiden bir ya da iki kişide ancak gözlenir. Hemen her kez yaşamında bir kez kulak çınlaması yaşar ama bu durumun sürekli hale gelmesi ve kişiyi rahatsız etmesi önem taşır. Hastalık hikayesinde genellikle bir duymada azalma durumu, gürültülü işlerde çalışılmış olma hali ya da kısa süreli şiddetli bir gürültü yaşama durumu bulunur. Bunların yanı sıra bazı kişilerde de kulak çınlaması geçmişte yaşanan baş ya da boyuna gelen çarpma, diş çekimi ya da boyun bölgesine yapılan ortopedik girişimler, tekrarlayan baş-boyun ya da omuz ağrısı ile, diş sıkma-gıcırdatma durumu ile ilişki gösterebilir. Hatta vücut ağrılarının artması ile de çınlama da artma yakınması ifade edilebilir. Çınlamanın şiddeti ve şekli de baş ve boyundan gelen uyarılara, başın ve boyunun duruş şekline göre de değişme gösterebilir. Nadiren başkalarının da duyabildiği çınlama durumu olur ki bu durum ya yutak bölgesindeki kasların anormal kasılması ya da atar damarlar ile toplar damarlar arası kan geçişleri (olmaması gereken ve kulağa yakın bir yerde) olması sonrasında olur. 

Kulak çınlamasının neden olduğu, nereden kaynaklandığı halen bilinmemektedir. Ancak öngörülen çınlama oluş mekanizmaları arasında işitme sistemindeki bozulmanın yerini başka duyuların, örneğin dokunma veya ağrı duyusunun doldurması sonucunda çınlama sesinin oluşması; ya da hücrelerdeki kimyasal haberleşme ürünlerinin etkilerinde "yine bilinmeyen bir neden ile" artma ya da azalma olması sayılabilir. Sonuç "işitme merkezinin olmayan sesi duyuyormuş gibi hissetmek" yani çınlama duymak olur.

Kulak çınlamasının beyin damar hastalığı ile ilişkisi var mıdır? Nasıl tanınır?
Kulak çınlaması beyin damar rahatsızlığının bir göstergesi değildir. Bu hastaların felç olma olasılığında da bir artış bulunmaz. Bu nedenle ileri incelemeye gerek yoktur. Ancak, çınlama sesi başkası tarafından da duyuluyor ise o zaman bu niye oluyor diye araştırma yapmak, kulağa ve boğaza bakmak, beyin damarlarını yapısal bir anormallik açısından incelemek, işitme testleri yapmak faydalı olacaktır. Yok eğer sadece kendinin duyduğu, başkasının duymadığı bir çınlama şekilde ise çoğunlukla ileri inceleme gerektirmez, hatta yapılacak olursa da bir fayda sağlamaz. Tanı koyma yöntemi kişinin çınlamayı ve özelliklerini anlatması ile olur.

Nasıl tedavi edilir? Hangi ilaçlar ile tedavi edilir?
Öncelikle hastanın kulak çınlaması konusunda aydınlatılması gerekir. Kulağın duyması bozuksa düzeltmek; kasların gevşemesinin sağlanması - gevşeme tedavisi; davranışları ve olaya bakışı değiştiren ruhsal tedaviler kısmen faydalı olabilirken, antidepressan tedavi, ruh sıkıntısını giderici tedavi fayda konusunda etkili bulunmamıştır.
"-Yok mu bunun ilacı, içsem de geçse doktor bey" söylemi çınlama için sıkça duyulan bir cümledir. Pek çok ilaç türü (trimetazidin, betahistin, pentoksifillin, gingko biloba, piracetam, vs...) denenmiş olmasına rağmen çınlamayı herkeste geçiren, çınlama tedavisinde "mutlak faydalıdır" denen bir ilaç henüz bulunamamıştır. Kısacası şu an itibarı ile ilaç ile tedavisi yoktur. Ancak bu ilaçlar yine de gerek hasta ve gerekse de hekimler tarafından denenmeye devam etmektedir.

Prof. Dr. Nefati Kıylıoğlu
Adnan Menderes Üniversitesi
Nöroloji AD, AYDIN
www.aydinnoroloji.com 



Yazarın Tüm Yazıları
Yaşlılık ve sağlıklı yaşam
Serebellar hemoraji - Beyincik kanaması
Damar iltihaplanması - Vaskülit
Behçet Hastalığı
Beyin ölümü
İnsan sağlığı ve bilgi üretimi
Apraksi - Hareketin yapılamaması
Spinoserebellar ataksi
Epilepsi ve cerrahisi
Servikal spondilotik myelopati
Temporal arteritis
Kapı - Duvar
Göz felci (Gözde hareket kaybı)
Paraneoplastik sendrom
Düşük el (Radiyal sinir felci)
Status Epileptikus (Nöbet fırtınası)
Beynin sağ ve sol yarısı
Beyin tümörü ve nöbet geçirme
Progressif Supranükleer paralizi (PSP)
Hekimlikte hastalığı tanıma ve zaman
Normal basınçlı hidrosefali (Beynin su toplaması)
Brakial pleksus yapısı ve etkilenmesi
Ben Multipl Skleroz (MS) hastası mıyım?
İlaçlar ve vücudumuz
Arteriovenözmalformasyon (Damar yumağı)
Beyin ve beyin zarlarının iltihaplanması
Davranışlar ve sağlığımız
Göz hareketleri ve bozuklukları
Yürümede bozulma
Dirsekte sinir sıkışması - Kubital Tünel Sendromu
Göz kapağı düşmesi - Blefaroptozis
Siyatik sinir etkilenmesi
Pozisyon değişmesi ile ortaya çıkan baş dönmesi - BPPV
Sıcaklık, ısı ve bedenimiz
Damar sertliği - Ateroskleroz
Uyku ve baş ağrısı
Sinir çalışma bozukluğu - Periferik Nöropati
Beyin çalışmasının yetmezliği - Deliryum
Yutma bozukluğu - Disfaji
Hipokalsemi - Kalsiyum düşüklüğü
Geçici Bellek Kaybı
Ortostatik hipotansiyon
Kulak çınlaması - Tinnitus
Kore - Sydenham koresi
Vitamin B12 ve sinir sistemi
Doğa, vücudumuz ve enerji dönüşümleri
Uykudaki davranış bozuklukları - Parasomniler
Amyotrofik Lateral Skleroz - ALS
Beynimiz ve yaşlanma
Myelopati - Omurilik etkilenmesi 2
Myelopati - Omurilik etkilenmesi - 1
Akut distoni - İlaç ile ortaya çıkan kasılma durumu
Hemifasiyal spazm
Nefati Kıylıoğlu
Ağrı - Beş duyunun cezalandırıcısı
Demans - Bunama hastalığı
Yalancı tümör sendromu (Pseudotumor cerebri)
Karotis damarı daralması - Şah damarı darlığı
Uykusuzluk - İnsomni
Parkinson hastalığı ve cerrahi tedavisi
Bel ağrısı
Uykuda nefes durması - Horlama (Obstrüktif Uyku Apnesi Sendromu)